Living wage türkçesi Living wage nedir

  • Geçindirebilecek maaş.
  • Geçinmeye yetecek ücret.
  • Geçimi sağlayacak maaş.
  • Geçinmeye yetecek vergin.

Living wage ile ilgili cümleler

English: Some workers don't even earn a living wage.
Turkish: Bazı işçiler geçinmeye yetecek ücret bile kazanmıyor.

Living wage ingilizcede ne demek, Living wage nerede nasıl kullanılır?

Living : Yaşantı. Ekmek parası. Yaşam tarzı. Canlı. Geçerli. Kullanılan. Hayat. Yaşama. Geçim. Oturma.

Wage : Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Savaş açmak. Başlatmak. Açmak. Mücadele başlatmak. Vergin. Sürdürmek. (savaş) açmak. Aylık.

Living account : Devinimli sayışım. Hareketli hesap. Yatırım ve çekimleri gereği genel görüntüleri bakımından canlı ve devinmeli sayışımlar. Canlı hesap.

Living allowances : Görevli ve işçilerin işyerlerinde ya da işyeri dallarındaki yeme, içme ve barındırılmalarıyla, tedavi, ilaç, güvence ve emekli kesenekleri, giyimleri ve benzerlerini kapsayan giderler. Geçim parası. Yeme-içme ve barındırma giderleri.

Living and other : Sabit ve diğer.

Living being : Canlı varlık. Canlı.