Locomotive türkçesi Locomotive nedir

  • Harekete geçiren.
  • Hareket edebilen.
  • Harekete ait.
  • Çekit.
  • Hareket ettiren.
  • Hareket ettirici.
  • Harekete ilişkin.
  • Lokomotif.

Locomotive ingilizcede ne demek, Locomotive nerede nasıl kullanılır?

Locomotive boiler : Lokomotif kazanı.

Locomotive driver : Çekit sürücüsü.

Locomotive industry : İleriye doğru bağlantısı ve geriye doğru bağlantısı yüksek olan ve diğer kesimleri etkileyip yönlendiren sanayi kesimi. Sürükleyici sanayi.

Locomotive principle : Sürükleme ilkesi. Bir ülke veya dünya ekonomisindeki büyümenin sürükleyici bir kesimin veya ülkenin büyümesine bağlı olması.

Locomotive sector : Sürükleyici kesim. İleriye doğru bağlantısı ve geriye doğru bağlantısı yüksek olan ve diğer kesimleri etkileyip yönlendiren kesim.

Diesel locomotive : Dizel lokomotifi. Dizel lokomotif. Dizel çekiti.

Steam locomotive : Buhar lokomotifi. Buharlı lokomotif.

Locomotive theory : Amerika birleşik devletleri, avrupa birliği, japonya ve çin gibi dünya ekonomisinde büyük payı olan veya ödemeler dengesi fazla veren ülkelerdeki büyüme ve/veya genişletici politikaların dünyanın geri kalanındaki ülkelerde büyümenin motoru olacağını ileri süren kuram. Sürükleme kuramı.

Locomotor : Lokomotör. Lokomotor. Harekete ait veya ilgili. Lokomotor ile ilgili. Hareketle ilgili.

 

Battery locomotive : Akımtoplarlı çekit. Akülü lokomotif.

İngilizce Locomotive Türkçe anlamı, Locomotive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locomotive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excitative : Coşturan. Uyaran. Heyecan verici. Provokatif. Tahrik eden. Heyecanlanmaya veya telaşa meyilli.

Movable : Menkul. Taşınır. Taşınır mal. Portatif. Menkul eşya. Tarihi değişen (yortu). Taşınır eşya. Oynak.

Railroad train : Demiryolu katarı. Tren.

Period : Çağ. Nokta. Aybaşı. Bir çağ içinde birbiri ardınca gelen zaman kesimi. Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Süreç. Özdeş olarak tekrarlanan olayların bir kez tekrarı için geçen süre. Tam cümle (yan cümlecikli). Dönüm. Çağkatman birimlerinden olan bir dizgenin oluş süresi.

Loco : Çılgın. Deli. Kaçık. Bir tahtası eksik. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Üşütük. Satınalma yerinde malın fiyatı.

Impellent : Zorlama. Tahrik. İtici. İtme. Sevk eden. Sevkeden. Sürücü. Mecbur eden.

Motor : Motor. Otomobille gitmek. İtici güç. Otomobil. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Araç. Otomobille götürmek. Başka tür erkeyi işleyim erkesine çeviren işlerge. Araba.

Locoing : Üşütük. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kaçık. Satınalma yerinde malın fiyatı. Bir tahtası eksik. Deli.

Puffer : Püfleyen. Aşırı öven kimse. Üfleyen. Kirpi balığı. Balon balığı. Öve öve bitiremeyen kimse. Fısfıs.

Tank engine : Tank motoru. Tenderli lokomotif.

Locomotive synonyms : choo choo, switch engine, railway locomotive, self propelled vehicle, locomotive engine, pilot engine, iron horse, footplate, speckle, cowcatcher, full stop, locomotor, enactor, locomotives, stirrer, steam engine, mover, engines, actuating, fender, speck, diesel locomotive, enactors, pilot, dot, shunter, railway engine, stirrers, respect, buffer, motive, movers, tittle.

 

Locomotive ingilizce tanımı, definition of Locomotive

Locomotive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A locomotive engine. Changing place, or able to change place. A self-propelling wheel carriage, especially one which bears a steam boiler and one or more steam engines which communicate motion to the wheels and thus propel the carriage, used to convey goods or passengers, or to draw wagons, railroad cars, etc. [Bakınız: Illustration] in Appendix. As, a locomotive animal. Moving from place to place.