Puffer türkçesi Puffer nedir

Puffer ingilizcede ne demek, Puffer nerede nasıl kullanılır?

Pufferies : Şişirme. Aşırı övgü. Abartı veya şişirme haber.

Puffers : Kirpi balığı. Püfleyen. Üfleyen. Balon balığı. Öve öve bitiremeyen kimse. Lokomotif. Aşırı öven kimse.

Puffery : Abartı veya şişirme haber. Şişirme. Aşırı övgü.

Puffed : Soluğu kesilmiş. Şişkin. Nefes nefese kalmış. Şişmiş. Şişirilmiş.

Be puffed up : Kabarmak. Şişmek.

Puff up : Şişmek. Şişirmek. Çok övmek. Kabartmak. Çıkmak (duman vb.). Aşırı övmek. Kabarmak. Öve öve bitirememek. Göğsünü kabartmak.

Dna puff : Dna pufu. Böceklerin tükrük bezi kromozomlarında olduğu gibi, dna ya da rna dizilerinin bölgesel olarak artması.

Cream puff : Krem ile doldurulmuş küçük pasta. (argo terim) zayıf kimse. Kremalı pasta. Cesaretsiz kimse. (argo terim) oldukça iyi durumda olan eski kullanılmış araba.

Powder puff : Ponpon. Pudra ponponu. Pudra pomponu.

Puff disease : Sık solunum hastalığı. Anhidrozis.

İngilizce Puffer Türkçe anlamı, Puffer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puffer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Toadfish : Sıcak denizlerde yaşayan ve denizin dibinde beslenen geniş ağızlı ve iri kalın kafalı bir balık (bir semendere benzeyen).

Puffiest : Görkemli. Kaba. Tantanalı. Kabarık. Tıknefes. Şişirilmiş. Şişkin. Şiş. Şişmiş.

Porcupine fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, kirpi balığıgiller (diodontidae) familyasından, 30-70 cm kadar uzunlukta, üzeri hareket eden dikenlerle kaplı, hava yutarak şişip su yüzeyinde yaşayan, atlantik ve hint okyanuslarında bulunan bir tür.

Locos : Kaçık. Satınalma yerinde malın fiyatı. Bir tahtası eksik. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Deli. Üşütük.

Steam engine : İstim makinesi. Buhar makinesi. Uçuk işlergesi. Buhar makinası. Yüksek basınçlı kızgın uçuğun genleşerek iş görme özelliğine dayanan ısıl işlerge. Pistonlu buhar makinesi.

Puffy : Abartılı. Esintili. Rüzgarlı. Tantanalı. Şişmiş. Püfür püfür esen. Şişik. Görkemli. Tıknefes. Nefes nefese kalmış.

Porcupine fishes : Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, çengel çeneliler (plectognathi) alt takımından, vücutları üzerinde hareket edebilen dikenler bulunan, etleri zehirli olan türlere sahip bir familya. Kirpi balığıgiller.

Whisper : Fısıldaşmak. Fısıldamak. Fısıltı ile konuşmak. Dedikodu yapmak. İma. Dedikodu. Fıs fıs konuşmak. Hışırdamak. Fısıltı.

Puffer synonyms : plectognath, pufferfish, plectognath fish, sea squab, fugu, family tetraodontidae, tetraodontidae, locomotives, swellfish, swelltoad, nebulizer, nebuliser, atomizer, iron horse, tetrodotoxin, locoing, atomiser, locomotive, blowfish, globefish, atomizers, toadies, engine, blowfishes, engines, loco, railway engine, puffers, saltwater fish, puffier.

Puffer ingilizce tanımı, definition of Puffer

Puffer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who praises with noisy or extravagant commendation. One who puffs.