Locomotives türkçesi Locomotives nedir

Locomotives ingilizcede ne demek, Locomotives nerede nasıl kullanılır?

Locomotive boiler : Lokomotif kazanı.

Locomotive driver : Çekit sürücüsü.

Locomotive industry : Sürükleyici sanayi. İleriye doğru bağlantısı ve geriye doğru bağlantısı yüksek olan ve diğer kesimleri etkileyip yönlendiren sanayi kesimi.

Locomotive principle : Sürükleme ilkesi. Bir ülke veya dünya ekonomisindeki büyümenin sürükleyici bir kesimin veya ülkenin büyümesine bağlı olması.

Locomotive sector : Sürükleyici kesim. İleriye doğru bağlantısı ve geriye doğru bağlantısı yüksek olan ve diğer kesimleri etkileyip yönlendiren kesim.

Tank locomotive : Tank lokomotifi.

Locomotion : Gezi. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Lokomosyon. Hareket yeteneği. Hareket. Hareket kabiliyeti. Gezme. Devinme.

Locomotor : Harekete ait veya ilgili. Lokomotör. Hareketle ilgili. Lokomotor. Lokomotor ile ilgili.

Battery locomotive : Akülü lokomotif. Akımtoplarlı çekit.

 

Electric locomotive : Elektrikli bir motorla çalışan lokomotif. Elektrikli lokomotif.

İngilizce Locomotives Türkçe anlamı, Locomotives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locomotives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footplate : Taban plakası. Makinayı çalıştırırken çalışanın üzerinde durduğu özel platform veya alan. Ayaklık. Taban levhası. Taşıt basamağı. Taban.

Locomotive : Hareket ettirici. Çekit. Harekete ilişkin. Hareket edebilen. Hareket ettiren. Harekete geçiren. Harekete ait.

Loco : Deli. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bir tahtası eksik. Satınalma yerinde malın fiyatı. Kaçık. Çılgın. Üşütük.

Engine : Makine takmak. Cihaz. Bir yakıtın kimyasal erkesini yanma yoluyla mekanik erkeye dönüştüren aygıt. Alet edevat. Motor numarası. Taşıt motoru. Makine. Motor. Motor egzos gazı.

Dinky : Ehemmiyetsiz. Minicik. Küçük. Ufacık. Minik. Cici. Tramvay. Zarif. Küçük lokomotif. Önemsiz.

Railroad train : Tren. Demiryolu katarı.

Dinkey : Küçük lokomotif. Küçük. Ehemmiyetsiz.

Pilot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Deneme yayını. Uçak kullanmak. Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın. yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın. yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın. Kullanmak (uçak). Deney. Kontrol. Pilotluk yapmak. Yedek. Kullanmak.

Steam engine : İstim makinesi. Buhar makinası. Yüksek basınçlı kızgın uçuğun genleşerek iş görme özelliğine dayanan ısıl işlerge. Buhar makinesi. Uçuk işlergesi. Pistonlu buhar makinesi.

 

Locomotives synonyms : railway locomotive, choo choo, pilot engine, switch engine, locomotive engine, self propelled vehicle, iron horse, steam locomotive, diesel locomotive, fender, engines, traction engine, shunter, donkey engine, locoing, electric locomotive, train, cowcatcher, puffers, tank locomotive, railway engine, locomotor, tank engine, locos, puffer, buffer.