Excitative türkçesi Excitative nedir

  • Harekete geçiren.
  • Heyecan verici.
  • Heyecanlanmaya veya telaşa meyilli.
  • Tahrik eden.
  • Uyaran.
  • Coşturan.
  • Provokatif.

Excitative ingilizcede ne demek, Excitative nerede nasıl kullanılır?

Excitation : Heyecanlandırma. Çıkış. Eksitasyon. Uyarım. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Uyarma. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Nicemsel dizgeyi, daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma. Tahrik.

Excitation band : Uyarma bandı.

Excitation current : Uyarma akımı. Uyartım akımı. İkaz akımı.

Excitation energy : Uyarım erkesi. Uyarı enerjisi. Uyarma enerjisi. Uyarım enerjisi. Bir dizgeyi taban durumundan uyarılmış hale çıkarmak için gerekli erke.

Excitation of a gas : Gaz uyarılması. Bir gazın, kimi atom ya da moleküllerinin, bir elektronun bir erke düzeyinden daha yüksek bir erke düzeyine geçmesiyle yapısının değişmesi.

 

Excitation stages : Eksitasyon dönemi. Uyarılma dönemi.

Excitation spectrum : Uyarma tayfı.

Excitation winding : Uyarım sargısı. Manyetik alan sargısı. İkaz sargısı. Uyarma sargısı. Yastık.

Collision excitation : Çarpışma ile uyarma. Çarpma ile uyarma.

Excitation state : Uyarım düzeyi.

İngilizce Excitative Türkçe anlamı, Excitative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excitative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cautionary : Uyarı niteliğinde. İhtiyati. Uyarıcı. İkaz edici. Ders veren.

Thrilling : Nefes kesici. Heyecanlandırıcı. Çok heyecan verici. Titreyen. Heyecanlı.

Stimulating : Uyandırıcı. Uyarıcı. Ufuk açıcı. Tahrik edici. Aydınlatıcı. İlham veren. Canlandırıcı.

Exhorters : İkaz eden. İleri süren teşvik eden kimse. Teşvik eden. Yüreklendiren. Uyaran dikkatini çeken kimse. Akıl veren. Şiddetle tavsiye eden kimse. Nasihat veren. Öğütleyen.

Actuating : Çalıştıran. İşletme. Harekete geçirmek. Tahrik. Çalıştırma. Çalıştırmak. Harekete geçirme. İşletmek.

Arouser : Uyandıran. Azdıran.

Enactors : Kararname çıkaran. Rol olarak canlandıran. Hükmeden. Kanunla düzenleyen. Oynayan. Kamulaştıran. Karar veren. Buyuran.

Rousing : Hareketlendirici. Canlı. Milleti heyecanlandıran. Faal. Uyandırma. Uyandırıcı. Kocaman. Büyük.

Stirring : Canlandırıcı. Renkli. Kıpırtı. Karıştırıcı. Heyecanlandırıcı. Karıştırma. Heyecanlı. Olaylı. Coşkulu.

Sensational : Duyumcu. Sansasyonel. Müthiş. Hissi. Duygusal. Harika. Şaşkınlık yaratıcı. Çok iyi. Heyecan uyandıran.

Excitative synonyms : seductive, excitant, enactor, stirrings, arousing, orgiastic, exhilarant, inflammatory, provocative, incitant, incenser, inciter, exciting, excitatory, exhilarative, instigative, premonitory, stimulant, exhorter, arousers, inducer, inspiring, inducers, stimulative, inciters, enthusing, impellent, intoxicative, stimulus, locomotive, sensational discovery.

 

Excitative zıt anlamlı kelimeler, Excitative kelime anlamı

Depressant : Baskılayıcı. Yatıştırıcı. Bastırgan. Yatıştırıcı madde. Müsekkin. Depresan.

Excitative ingilizce tanımı, definition of Excitative

Excitative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having power to excite. Excitatory. Tending or serving to excite.