Stirring türkçesi Stirring nedir

Stirring ile ilgili cümleler

English: Something was stirring in the dark.
Turkish: Karanlıkta bir şey kıpırdıyordu.

English: Ali is stirring his coffee.
Turkish: Ali kahvesini karıştırıyor.

English: I am stirring my tea.
Turkish: Çayımı karıştırıyorum.

Stirring ingilizcede ne demek, Stirring nerede nasıl kullanılır?

Stirring times : Heyecanlı günler. Karıştırma süresi.

Stirring up : Heyecanlandırmak. Teşvik etmek. Tahrik etmek. Kışkırtmak. Çırpmak. Sebep olmak. Uyandırmak. Karıştırmak. Coşturmak. Ayağa kaldırmak.

Soul stirring : Heyecan veren ama hoş olmayan (duygu).

Stirrings : Olaylı. Karıştıran. Karıştırıcı. Canlandırıcı. Heyecan verici. Coşkulu. Kıpırtı. Heyecanlı. Renkli. Heyecanlandırıcı.

Bestirring : Aceleye getirtmek. Harekete geçirmek. Coşturmak. Koşturtmak. Yerinden oynatmak. Kaldırmak.

Stirrup : Sargı demiri. U şeklinde mengene. Orta kulağın üzengi biçiminde olan en iç kemiği. Sargı. Etriye donatısı. Marsipet ayağı. Üzengi. Üzengi kemiği. Etriye.

Stirrup pump : Yangın söndürücü el pompası. Hafif tulumba.

Stirrup leather : Üzengi kayışı.

 

Stirrup bone : Üzengikemiği. Üzengi kemiği.

Stirrup strap : Üzengi kayışı.

İngilizce Stirring Türkçe anlamı, Stirring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stirring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Animaters : Hareketlendiren bir şey. Hayat veren kişi veya şey.

Chromatic : Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkser. Kromatik. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renksel. Renkle ilgili. Renklere ait. Renklerle ilgili. Yarım seslerden oluşan ses dizisi.

Coloreds : Göz boyayıcı. Taraflı. Renklendirilmiş. Boyanmış. Siyahi. Aldatıcı. Etki altında kalmış. Boyama. Boyalı.

Thrilling : Nefes kesici. Titreyen. Çok heyecan verici.

Colours : Sancak. Kişilik. Renkler kombinasyonu (rozette, üniformada, vs.). Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Bayrak veya sancak. Simgesel giysi (okul veya takım). Şapka. Karakter (ayrıca colors). Bayrak.

Coloured : Zenci. Siyahi. Renklendirilmiş. Boyama. Boyanmış. Boyalı. Etki altında kalmış. Göz boyayıcı. Aldatıcı.

Twitch : Küçük müdahalelerde, atların sakin durmasını sağlamak için hayvanın üst dudağı veya kulağına uygulanan bir ağaç sapının ucuna geçirilmiş halka biçiminde ve bir ipten ibaret aygıt. halka daraltılıp veya gevşetilmekle hayvanın az veya çok ağrı duyması sağlanır. Aniden kıpırdamak. Yavaşa. Birden çekmek. Asılmak. Kapmak. Birdenbire çekmek. Kapıp çekmek.

Confounders : Tahrip eden kimse. Karışıklığa ve kargaşaya neden olan kimse. Karışıklığa neden olan. Kirletici.

Animators : Çizgi film ressamı. Animatör. Neşelendiren kimse. Animatörler.

 

Adulterations : Hile katma. Tağşiş. Kandırma. Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Seyreltme. Malın niteliğini sorma. Aldatma. Katıştırma. Hile.

Stirring synonyms : amalgamator, lively, cock a hoop, livelier, mixing, adrenalized, kibitzer, animater, commixture, mixer, rapturous, bracing, agitated, exhilarant, colored, ablaze, aglow, adulteration, animator, amalgamation, crowded, liquidizer, compounds, soul stirring, arousing, orgiastic, agitating, agitators, declamatory, blending, episodic, effusive, ardent.

Stirring zıt anlamlı kelimeler, Stirring kelime anlamı

Unmoving : Sakin. Hareketsiz. Devinmeyen. Heyecansız. Kımıldamayan. Hareket etmeyen.

Stirring antonyms : unstimulating.

Stirring ingilizce tanımı, definition of Stirring

Stirring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Active in business. Putting in motion, or being in motion. Active. Accustomed to a busy life. Habitually employed in some kind of business.