Loose ends türkçesi Loose ends nedir

  • Sonuçlandırılmamış işler.
  • Yarım kalmış işler.
  • Yarım kalmığ işler.

Loose ends ile ilgili cümleler

English: I'm at loose ends since I finished my homework.
Turkish: Ev ödevimi bitirdiğimden beri meşgul değilim.

English: I have some loose ends to tie up.
Turkish: İlgilenmem gereken yarım kalmış işler var.

English: I don't like loose ends.
Turkish: Yarım kalmış işleri sevmiyorum.

Loose ends ingilizcede ne demek, Loose ends nerede nasıl kullanılır?

Loose : Çözmek. Oynak. Ateş etmek. Gevşek. Atmak. Kaçmak. Ateşlemek. Bol. Salıvermek. Serbest bırakmak.

Ends : Bitişi. Sonuç. Çıma. Erek. Son. İzmarit. Sonu. Uç. Para. Kalıntı.

Be at loose ends : Yapacak bir şeyi olmamak. Birinin bir işi olmamak. Boşta olmak. Serbest olmak. Boşlukta olmak.

Left no loose ends : Yapılmadık hiçbir şey bırakmadı. Tüm işleri bitirdi. Gitmeden önce tüm işlerini tamamladı.

Loose change : Bozuk para. (cepteki) bozuk para. Madeni paralar.

Loose coupling : Gevşek kuplaj. Muknatıssal aktarımı yeğniltecek ölçüde uzak duran kangallar arasındaki bağlaşım, örn. gevşek yayla bağlı sarkaçların bağlaşımı. Gevşek bağlaşım.

İngilizce Loose ends Türkçe anlamı, Loose ends eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loose ends ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Backlog : Rezerv. Artbirikim. Şöminenin arkasına konan küllük. İhmal edilmiş işler. Geciktirilmiş. Birikmiş işler. Birikim. Yedek kütük (ocak).

Backlogs : Şöminenin arkasına konan küllük. Geciktirilmiş işler. İhtiyat. İhmal edilmiş işler. Geciktirilmiş. Hizmet bekleyen. Yığılmış iş. Rezerv.