Loose change türkçesi Loose change nedir

Loose change ile ilgili cümleler

English: I usually toss my loose change into my desk drawer.
Turkish: Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.

English: Let us students contribute to the welfare of the victims of the earthquake; even loose change will go a long way.
Turkish: Öğrencilerimizin deprem kurbanlarının refahına katkıda bulunmaları için bize izin verin; cebimizdeki bozuk paralar bile bir yere kadar yeterli olacaktır.

Loose change ingilizcede ne demek, Loose change nerede nasıl kullanılır?

Loose : Ateş etmek. Ateşlemek. Kaçmak. Serbest bırakmak. Oynak. Salıvermek. Çözmek. Atmak. Gevşek. Bol.

Change : Değişmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Bozmak. Değişime uğratmak. Değişiklik. Değişikliğe gitmek. Ufak para. Değişim. Bozdurmak. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para.

Loose coupling : Gevşek bağlaşım. Gevşek kuplaj. Muknatıssal aktarımı yeğniltecek ölçüde uzak duran kangallar arasındaki bağlaşım, örn. gevşek yayla bağlı sarkaçların bağlaşımı.

Loose ends : Sonuçlandırılmamış işler. Yarım kalmış işler. Yarım kalmığ işler.

Loose flange : Göbek yan çemberi. Tekerleğin madensel göbeğini tutan, madenden yapılmış yüzük.

 

Loose ground : Gevşek toprak. Gevşek zemin.

İngilizce Loose change Türkçe anlamı, Loose change eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loose change ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mintage : Darp ücreti. Para basma. Para basma vergini. Basılan para. Külçe maden basılma ücreti. Darphane ücreti.

Metallic currency : Madenden yapılmış paralar. Madeni para. Sikke.

Fractional money : Küsuratlı para.

Fractional currency : Ufaklık. Hararetli bir şekilde.

Small money : Ufak para. Küçük birimler üzerine basılmış madeni para.

Chicken feed : Bozukluk. Az para. Devede kulak. Met. Kuş yemi. Kristal meth. Tavuk yemi. Metaamfetamin.

Token money : Kaime. İtibarlı para. İtibari para. Ufak para. Nominal değeri madeninden fazla olan para. Yapıldığı maddenin değeri sıfır veya çok düşük olan para. İtibarı para. Günlük alışverişlerde kolaylık sağlamak amacıyla yetkili kurumların darphaneye bastırdığı madeni para.

Chickenfeed : Çok az para. Üç kuruş para. (argo) az veya yetersiz para miktarı. Bozukluk.

Bit : Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Keser ucu. Nebze. Kırıntı. Gem. Ufak rol. İkili sayamak. Metal veya kauçuktan yapılmış ve at yarışlarında atların ağırlıklarını dengelemek için kullanılan cisim. Gemlemek.

Loose change synonyms : divisional coin, slummy, coins, coin, numismatics, shrapnel, small change, bits.