Backlogs türkçesi Backlogs nedir

  • Geciktirilmiş.
  • Yarım kalmığ işler.
  • Geciktirilmiş işler.
  • Şöminenin arkasına konan küllük.
  • Hizmet bekleyen.
  • Birikmiş işler.
  • Rezerv.
  • Birikim.
  • İhtiyat.
  • Yarım kalmış işler.
  • Yığılmış iş.
  • Yedek kütük (ocak).
  • İhmal edilmiş işler.
  • Artbirikim.

Backlogs ingilizcede ne demek, Backlogs nerede nasıl kullanılır?

Backlog : Birikmiş işler. Rezerv. İhmal edilmiş işler. Hizmet bekleyen. Yedek kütük (ocak). Yarım kalmığ işler. Geciktirilmiş. İhtiyat. Şöminenin arkasına konan küllük.

Backlot : Bir film stüdyosunda büyük dış mekan sahneleri çekmek için kullanılan geliştirilmemiş büyük açık alan.

Backland : Geri arazi. Arka bölge. Arka arazi. Bir ülkenin uzak köşeleri. Taşra. Arka ülke. Arka kara. Bir ülkenin ücra ve oturulmayan bölümleri. Kır. Arkada bulunan kara.

Backlash : Geri tepmek. Beklenmedik kötü sonuç. Laçka. Geriye doğru yapılan ani hareket. Beklenmedik sonuç (kötü). Güçlenen bir inanca karşı oluşan güçlü tepki. Boşluk (mühendislik terimi). Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Aralık. Geri tepme.

Backlashed : Karşı çıkma. Geri tepme. Beklenmedik kötü sonuç. Güçlü tepki (siyasal veya toplumsal bir gelişmeye karşı). Ters tepki. Aralık. Geriye ani hareket. Laçka. Ters tepme. Geri tepmek.

 

Backletter : Teminat mektubu. Bir kontrata ek olarak o kontratta yer alamayacak olan her iki tarafın haklarını ve zorunluluklarını belirtmek için hazırlanan mektup.

Backlashing : Karşı gelme. Ters tepki. Geri tepme işi veya olayı. Geriye ani hareket. Geri tepme. Bir kimseye veya şeye karşı gele işi veya olayı. Beklenmedik kötü sonuç. Tepki. Aralık. Geri tepmek.

Backlighting : Artalan ışığı. Karanlık ortamlarda görüntüsünü iyileştirmek amacıyla şeffaf sıvı bir ekran arkasından ışıklandırma (bilgisayar). Geriden aydınlatma. Arkadan ışıklandırma.

Backless couch : Arkasız kanepe.

Backlight : Art ışık. Ard ışık. Arka ışığı. Bilgisayarlarda şeffaf sıvı görünümlü arka ışık (kontrast ve okunabilirliği arttırmak için ekran arkasından parlar). Arka ışık. Bir nesnenin arkasından parlayan ışık.

İngilizce Backlogs Türkçe anlamı, Backlogs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backlogs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Build up : Oluşturmak. Yama. Büyümek. Övmek. Güçlenmek. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Biriktirmek. Nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göklere çıkarmak.

Aggregation : Toplam olma. Küme. Toplanma. Bir araya gelme. Yığın. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Bir araya toplanma. Agregasyon.

 

Pile up : Bindirmek. Yığılmak. Birikmek. Biriktirmek. Kayalara çarpmak. Kaza yapmak. Yığmak. Karaya oturtmak. Haşat etmek. Karaya oturmak.

Conglomerate : Yığın. Yığılmak. Kümelemek. Çakıl kayaç. Konglomera. Büyük şirket. Kümelenmek. Belli bir amaç için, bir arada kullanılan halkbilim ürünleri, bk. küme masal, hayvan öyküncesi. Büyük işletme. Holdingleşmek.

Absolute discretion : Mutlak takdir hakkı.

Cautions : İkaz etmek. Uyarmak. Dikkat. Temkin. Tembih etmek. Dikkatini çekmek. İhtar vermek. İhtar etmek. Tembihlemek.

Discretion : Uygun görme. Ağzı sıkılık. Takdir hakkı. Kibarlık. Temyiz gücü. Sağduyu. Tedbir. Hoşgörü. Denlilik.

Deliberation : Düşünme. Düşünüp taşınma. Kafa yorma (argo terim). Kafa yorma. Danışma. Üzerinde düşünme. Tartışma. Tedbirli olma. Temkin. Uzun uzun düşünme.

Accumulate : Toplanmak. Biriktirmek. Çoğalmak. Toplamak. Yığılmak. Yığmak. Birikmek.

Backlogs synonyms : backlog, arrested, emergency reserve, amassments, accumulations, coacervation, capital reserve, circumspection, collection, cloggy, hampered, cloggier, caution, amassment, deferred, reserve, latened, reservoir, accretion, cautiousness, caginess, accumulation, loose ends, gather, accretions, amass, buildup, delayed, conglomerations, assemblage, deliberations, back demand, conglomeration.

Backlogs zıt anlamlı kelimeler, Backlogs kelime anlamı

Backed : Astarlanmış. Astarlı. Kaplı. Arkası olan. Desteklenmiş. Yardım edilmiş. Arkalıklı. Arka çıkılmış.