Lotted türkçesi Lotted nedir

Lotted ile ilgili cümleler

English: Slotted spoons have a particular role in the traditional absinthe ritual. They are used to hold a sugar cube over a glass as one dissolves it into her drink with cold water.
Turkish: Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.

English: Time is allotted for work, recreation, and study.
Turkish: Zaman, çalışma, eğlence, ve eğitim için ayrılmıştır.

English: The boss allotted tasks to his men.
Turkish: Şef görevleri kendi insanları arasında dağıttı.

English: Tickets will be allotted in order of application.
Turkish: Biletler başvuru sırasına göre ayrılacak.

English: The thick fog blotted out everything.
Turkish: Kalın sis her şeyi gizledi.

Lotted ingilizcede ne demek, Lotted nerede nasıl kullanılır?

Allotted : Hisselere ayrılmış. Dağıtılmış. Tahsis edilmiş. Paylaştırılan. Paylaştırılmış.

Blotted : Ortadan kaldırılmış. Kirletmek. Silinmiş. Mürekkep lekesi yapmak. Kirlenmek. Lekelenmiş. Kurutma kağıdı ile kurutmak. Lekelenmek. Leke. Karalamak.

 

Clotted : Pıhtılaşmış.

Clotted blood : Birbirine bağlanmış kan hücreleri. Bir araya toplanıp yığılmış kan hücreleri.

Clotted cream : Süt kaymağı. Kaymak.

Lotteries : Piyangolar. Piyango.

Clotted nonsense : Saçmalığın dik alası.

Not plotted : Çizili değil.

Slotted aloha : Dilimli aloha.

Sieve slotted hole : Yarıklı elek.

İngilizce Lotted Türkçe anlamı, Lotted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lotted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batch : Türküm. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sürü. Harman. Bir pişimde pişirilenler. Yaprak. Sarmak. Küme. Yığın. Bir defada alınan miktar.

Holding : Mal. Tutma. Alacak. Yönetmeliğe aykırı olarak topun uzun bir süre oyuncunun ellerinde kalması. Karşı takımın bir oyuncusunun kımıldamasına engel olacak şekilde, bedenle yapılan abanma hareketi. Bekleme. Basketbol, voleybol alanlarında kullanılır. Karar. Edinç.

Good fortune : İyi talih. Ongunluk. Bahtiyarlık. Baht. Şans.

Plat : Saç örgüsü. Arazi parçası. Örgü. Plan. Kıvrım. Arsa. Parsellemek. Çap.

Admeasure : Ölçmek. Parsellemek. Gemi ölçmek (denizcilikle ilgili). Ölçüsünü almak.

Divvies : Paylaşmak. Ezik tip. Bölmek. Mankafa. Salak.

Slews : Devir yaptırmak. Çevirmek. Dönmek. Çevirme. Yığın. Döndürmek. Fazla miktar. Devretmek. Bataklık arazi.

Allotting : Hisseye ayırmak. İfraz etmek. Vermek (süre). Tahsis etmek. Tanımak (süre). Hisselere ayırmak. Paylaştırmak. Pay etmek. Ayırmak.

Clump : Ayakkabı pençesi (kalın). İndirmek. Kümeye eklemek. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Yığın. Tok ses. Ayak patırtısı. Ağır adımlarla yürümek. Ayak sesi.

 

Divvying : Mankafa. Bölmek. Salak. Paylaşmak. Ezik tip.

Lotted synonyms : personal letter, crank letter, open letter, fan letter, dead mail, encyclical letter, airmail letter, lesson, heap, graticule, divide, dispensation, apportioned, dooms, percent, ordinance, missive, allowance, lots, allocation, slathers, parcel out, moral, text, chain letter, distributes, apportionment, allots, allot, allocating, muckle, foreordainment, large amount.

Lotted zıt anlamlı kelimeler, Lotted kelime anlamı

Former : Önceki. İlk söylenen. Öncel. İlk. Biçimlendirici. Evvelki. Sabık. Evvelsi. Gövde uçak. Geçmiş.

Unsettled : İstikrarsız. Henüz yerleşilmemiş. Tedirgin edilmiş. Değişken. Meskun olmayan. Tedirgin. Henüz yerleşmemiş. Yerleşmemiş. Askıda. Kararsız.