Louver türkçesi Louver nedir

Louver ingilizcede ne demek, Louver nerede nasıl kullanılır?

Louver boards : Panjur tahtası. Pancur tahtaları.

Louvered : Hava delikli. Panjurlu pencereli. Panjurlu. Hava yarıklı.

Louvers : Çatı penceresi. Panjur. Havalandırma kapağı. Hava deliği. Havalandırma dilimleri. Panjurlu pencere. Hava klapesi. Havalandırma pancuru. Işıldaklarda ışığı göstermeden havalandırmayı sağlayan korunaklı delikler. Havalandırma panjuru.

Louvre : Panjurlu pencere. Panjur. 1793'ten beri paris'te (fransa) bulunan dünyadaki en büyük müzelerden biri ve paris'in başlıca turist çekim merkezi olan sanat müzesi. Çatı penceresi. Havalandırma panjuru. Havalandırma pancuru. Panjurlu kapı. Hava klapesi. Hava deliği. Louvre müzesi.

Louvre agreement : Döviz kurlarında istikrarı sağlamak amacıyla işbirliği oluşturmak üzere g5 ülkeleri ve kanada tarafından 1987 yılında paris’te imzalanan anlaşma. Louvre anlaşması.

Louden : Yükselmek (ses vb). Yükseltmek. Yükselmek.

Loudened : Yükselmek. Yükseltmek. Yükselmek (ses vb).

Louvres : Hava deliği. Hava klapesi. Panjurlu kapı. Havalandırma pancuru. Panjurlu pencere. Panjur. Havalandırma kapağı. Çatı penceresi. Havalandırma panjuru.

 

Loud hailer : Hoparlör. Megafon.

Loud : Sesli. Cırtlak. Yüksek sesli. Yüksek. Parlak. Yüksek (ses). Cart (renk). Yüksek sesle. Abartılı. Be.yüksek sesle.

İngilizce Louver Türkçe anlamı, Louver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Louver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air hole : Hava kabarcığı. Havanın içine girmesine ve dışarı çıkmasına izin veren delik. Havalandırma kanalı. Hava boşluğu.

Air pit : Hava çukuru.

Fin : Kanat uçak. Kanat (uçak). Çoğunluk balıklarda bulunan yüzgeç ışınları ya da iskeletten yapılmış yapılarla desteklenen deri katlanmaları. Dilim (radyatör). Salma. Yüzgeç. Palet. El. Beş dolarlık banknot.

Air shaft : Hava kuyusu. Tenek boşluğu. Hava boşluğu. Havalandırma şaftı. Havalandırma borusu. Havalandırma bacası. Havalandırma kanalı. Havanın içeri ve dışarı geçmesine izin veren delik.

Air nozzle : Tenek memesi. Hava memesi. Uç bölümdeki basınçlı hava çıkış deliği. Hava nozulu.

Slat : Lata. Çarpmak. Tiriz. Sunta ile donatmak. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Bağdadi çıtası. Çıta. Sunta. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi.

Jalousies : Jaluzi. Jaluziler.

Airhole : Havayı içeri almak veya çıkarmak için kullanılan delik.

Louver synonyms : lucarne, trap window, persiennes, occulters, spline, air passage, dormer window, roof window, shutter, occulter, blinds, breathers, jalousie, blowhole, louvers, dormer, air vent, window blind, blowholes, dormers, louvres, venetian blind, louvre, venetian blinds, air scoop, breather, airduct, air bleed, blow hole, window shade, shutters.

Louver ingilizce tanımı, definition of Louver

Louver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small lantern. [Bakınız: Lantern], 2 (a).