Lumping türkçesi Lumping nedir

Lumping ingilizcede ne demek, Lumping nerede nasıl kullanılır?

Clumping : Kümeleşme. Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. Ağır adımlarla yürümek. Kümeye eklemek. Yığmak. İndirmek (argo terim). Yumruklamak. Kümelenme.

Clumping factor : Stafilokokların hücre duvarına yapışık olarak bulunan kümeleştirme veya çöktürme faktörü anlamına gelen bir çeşit koagulaz enzimi, klambing faktör. Kümelenme faktörü. Klambing faktör.

Plumping : Küt diye düşmek. Pat diye söylemek. Tombullaşmak. Küt diye bırakmak. Semirtmek. Pat diye oturmak. Şişmanlatmak.

Slumping : Göçürtme. Aklanlarda, yamaçlarda, yağmur ve kar erimelerinden sonra gevşekleşen toprakların yerlerinden oynayarak aşağılara doğru yavaşça akması. Göçme. Toprak kayması. Çökme. Oturma-yıkılma. Slamp.

Lumpiness : Çırpıntılı. Ahmak. Yumrulu.

Lumpiest : Yumru yumru. Topak topak. Top top. Topaklı. Pütürlü. Yumrulu.

Lumpish : Hantal. Topak gibi. Aptal. Yumru gibi. Şiş gibi.

Clumpiest : Bir demet halinde birarada bulunan. Büyük ve kaba. Topaklı. Küme veya yığınlardan oluşmuş.

Plumpish : Balık eti. Balıketi.

Lump everything together : Her şeyi bir araya koymak.

 

İngilizce Lumping Türkçe anlamı, Lumping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lumping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunching : Öbekleşme. Derleniş. Bükme. Dermek. Gruplaşma. Tel çekme imalatında çok telli malzemelerin toplanarak tek tel gibi sarılması. Toplanmak. Deste yapmak. Bölükleşme.

Clumped : İndirmek (argo terim). Küme. Yumruklamak. Kümelenmiş. Kümeye eklemek. Ağır adımlarla yürümek.

Inhabitation : Ev. Oturma. İkametgah.

Abide by : Razı olmak. Uymak. Dayanmak. İtaat etmek. Kararından dönmemek. Tutmak. -e uymak. Sadık kalmak. -e göre davranmak.

Encampment : Karargah. Ordugah. Kamp. Düşerge. Kamp yeri. Düşerge yeri.

Inhabitancy : İkamet. Ev. İkamet süresi. Mesken.

Glomeration : Bir arada toplanma.

Bear up : Başa çıkmak. Destek olmak. Göğüs germek. Cesareti elden bırakmamak. Dayanabilmek. Yardım etmek. Dayanmak. Neşelenmek.

Clumping : Yumruklamak. Kümelenme. Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. Ağır adımlarla yürümek. Kümeleşme. İndirmek (argo terim). Kümeye eklemek.

Lumping synonyms : lumped, bear, absorbs, amass, allures, abide, habitation, sell wholesale, abided, cast up, agglomerated, coagulation, bank up, amasses, amassing, abidden, being piled up, trinketry, acquiesces, attracts, agglomeration, accumulates, coagulations, oppilation, accumulate, buckling, tenting, arrest, accite, agglomerate, agglomerates, abrook, acquiesce.

Lumping zıt anlamlı kelimeler, Lumping kelime anlamı

Sensitizing : Duyarlaştırma. Duyarlılaştırma. Duyarlı hale getirmek. Duyarlılaştırmak. Hassaslaştırmak. Hassaslaştırma. Duyarlaştırmak. Duyarlı hale getirme.

Small : Küçük. Mini. Arka. Ufacık. Fakir. Ufak tefek. Hafif. Mütevazi. Küçücük. Mütevazı.

Little : Cici. Küçük. Hemen hemen hiç. Be.az miktarda. Az miktar. Değersiz. Ufak. Azıcık. Genç. Önemsiz.

Lumping ingilizce tanımı, definition of Lumping

Lumping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bulky. Heavy.