Slumping türkçesi Slumping nedir
- Göçme.
- Çökme.
- Oturma-yıkılma.
- Slamp.
- Göçürtme.
- Aklanlarda, yamaçlarda, yağmur ve kar erimelerinden sonra gevşekleşen toprakların yerlerinden oynayarak aşağılara doğru yavaşça akması.
- Toprak kayması.
- Coğrafya alanında kullanılır.
Slumping ingilizcede ne demek, Slumping nerede nasıl kullanılır?
Slump down : Yığılmak. Çökmek. Kendini bırakmak.
Double slump : İkili dip formasyonu. Teknik çözümlemede hisse senetleri borsa dizininin veya bir hisse senedinin fiyatının belli bir zaman aralığında iki kez aynı en düşük düzeye ulaştıktan sonra iki en düşük nokta arasındaki en yüksek düzeye çıkması.
Slump : -e yığılmak. Birdenbire düşmek. Çökmek. Fiyat vb düşmek. Gevşemek. Pat diye düşmek. Suya düşmek. Birden düşmek. Çöküp düşmek. Ansızın düşmek.
Slumped : Kaymak (toprak). Birden düşmek. Pat diye düşmek. Düşmüş. Çökmek.
Slumpflation : Çöküş halinde enflasyon. Slumpflasyon.
Slum : Teneke mahalle. Kalabalık, eski, yoğun nüfuslu, sıkışık yapılardan oluşan, halk sağlığı kurallarına uymayan düşük ölçünlü konutlardan oluşan ve anamalcı ülkelerin büyük kentlerinin özeklerinde rastlanan komşuluk birimleri. Gecekondu mahallesi. Varoş. Halkı yoksul yer. Fakir semt. Gecekondu. Yoksul ev. Harabe. Gecekondu mahallesinde yaşamak.
Slum area : Yoksulluk adası. Bir kent içinde, düzentasara uygun olarak oluşmuş komşuluk birimleri arasında kalan ve bütün nitelikleriyle göze batan yoksul komşuluğu, bk. yoksul komşuluğu. Gecekondu bölgesi. Gecekondu mahallesi. Yoksul yer.
Slumber away : Pinekleyerek geçirmek. Uyuklayarak geçirmek.
Slumpy : Batak. Kolayca çökebilen.
Slum dweller : Varoş mahalle sakini. Kenar mahalle sakini. Gecekondu semti sakini.
İngilizce Slumping Türkçe anlamı, Slumping eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slumping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breakdown : Sinir bozukluğu. Çalışma arızası. Ayırma. Aksaklık. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayışım dökümü. Analiz. Sağlığın bozulması. Çöküntü.
Breakdowns : Tahlil. Sinir bozukluğu. Çöküntü. Arıza. Bozulma. Analiz. Sağlığın bozulması. Tutukluk. Çalışma arızası.
Landfalls : Düşme. Düşüklük. Kara görümü. Karayla temas. Karaya ilk ayak basış. Karanın görünmesi. Minnesota eyaletinde şehir. Okyanus veya deniz aşan seyahatlerde karanın ilk müşahadesi.
Declension : Cümlenin çeşitli ögeleri arasında geçici anlam ilişkileri kurmak üzere ad veya ad soylu kelimelerin durum ekleri alarak girdikleri çekim. türkiye türkçesinde başlıca ad çekimi ekleri şunlardır: yalın durum (eksiz, yükleme durumu eki +ı, +u, nı, nu; yönelme durumu eki +a, +na, bulunma durumu eki +da, çıkma durumu eki +dan, ilgi durumu eki: +ın, +un, +nın, +nun. örnekler: iş, iş+i, iş+e, iş+te, iş+ten, iş+in; sen, sen+i, san+a, sen+de. sen+den, sen+in; okuduğum, okuduğum+u, okuduğum+a, okuduğum+da, okuduğum+dan, okuduğum+un vb. || eski türkçede ve bugünkü bazı yazı dilleriyle lehçelerde bunlara +ça eşitlik durumu, +ın/ +un vasıta durumu, -garu yön gösterme durumları eklerini de eklemek gerekir. || dilimizde bazı durumlarda bir kalıntı biçiminde +ça eki yine süregelmektedir: ben+ce, gönlüm+ce gibi. ile edatından ekleşen +la eki de yavaş yavaş birliktelik gösteren bir ad çekimi ekine dönüşme durumundadır: çocuk+la, annen+le, baban+la vb. iyelik ve çokluk ekleri için bk. işletme ekleri. Olumlu cevap. Bozulma. Aşağıya doğru hareket eden. Gerileme. Çekim. Tasrif. Aşağıya doğru eğilen.
Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.
Decadence : Zeval. Aşırı rahatına düşkünlük. Gerileme. Yıkılış. Batma. Çöküş. İnkıraz.
Falling in : Göçmek. Yıkılma. İçine düşmek. Vadesi gelmek. Çökmek. Kapılmak. Süresi bitmek (kira). Sıraya girmek (askeri terim).
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Debacles : Ani çökme. Felaket. Bozgun. Yıkım. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Kaçışma. Fiyasko. Çöküş. Ani su baskını.
Slumping synonyms : earth creep, aslant, aluvial terrace, sloped, aluvial coast, afforestation, migration, soil erosion, age pyramid, landslid, dent, collapsing, decadency, slide, caving, emigration, landslide, landslips, alluvial deposit, clump, inclined, emigrations, slanting, landslides, clunk, landfall, debacle, sound, adventife cone, sinkages, landslip, mountain slide, declensions.
Slumping zıt anlamlı kelimeler, Slumping kelime anlamı
Horizontal : Yatay yerleştir. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay düzlem. Ufka ait. Düz. Horizontal. Yatay çizgi. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay. Ufki.
Vertical : Düşey. Şakuli. Dikey çizgi. Düşey düzlem. Dikey. Eğikliği 90° olan katman. Dik, dikey. Dik. Düşey doğru. Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan.
Slumping antonyms : nonslippery.

Bu kısımda Slumping kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slumping ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slumping anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slumping ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.