Falling in türkçesi Falling in nedir

Falling in ile ilgili cümleler

English: Crude oil has been falling in price.
Turkish: Ham petrol fiyatı düşmektedir.

English: Are you falling in love with me?
Turkish: Bana aşık mı oluyorsun?

English: Ali is falling in love with Mary, I think.
Turkish: Ali Mary'ye aşık oluyor, sanırım.

English: I couldn't help falling in love with you.
Turkish: Sana aşık olmaktan kendimi alamadım.

English: He is falling in love with her.
Turkish: Ona aşık oluyor.

Falling in ingilizcede ne demek, Falling in nerede nasıl kullanılır?

Falling : Düşük. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Düşme. Sukut. Alçalan. Düşen. Düşüş.

In : Da. De. Dahili. Tutulan. Halinde. İçeri. İçinde. İçeriye. İçeri doğru yönelen. Mevsimi gelmiş.

Falling in love : Aşık olma. Gönül verme.

Falling into the trap : Kandırılmış olma. Aldatılmış olma. Birşey için düşme. Tuzağa düşme. Yakalanma.

Falling apart : Duygusal kendine hakimiyetini kaybetmek. Duygularını kontrol edememek. Duygusal bir krizden dolayı acı çekmek. Parçalara bölünmek.

Falling asleep : Uyuma. Uykuya dalma.

İngilizce Falling in Türkçe anlamı, Falling in eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Falling in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immigrating : Göçmen olarak getirmek. Göç eylemek. Göç etmek. Göçmen almak. Göç vermek. Hicret etmek.

Migrations : Göçmenlik. Göçler. Hicret. Göç.

Be seized : Yakalanmak. El konmak. Ele geçirilmek.

Fall : Dalmak. Ölmek. Asılmak. Karanlık bastırmak. Atışmak. Başlamak. Düşüş. Sonbahar.

Landslid : Toprak kayması. Yer göçmesi. Seçimde galip gelmek. Göçük. Seçimleri büyük çoğunluğun oyunu alarak kazanmak. Tepeden aşağı kayan taş toprak. Seçimde oyların çoğunu kazanma. Heyelan. Kayşa.

Downthrow : Bir fay üzerindeki kayaların yatay yüzeyinin ani düşüş veya inişi (jeoloji). Atma. (kaya) çökme. Devrilme. Yıkma. Çökme. Devirme. Atılma.

Cave in : Moralman çökmek. Göçertmek. Kazmak. Oymak. Göçürmek. Açmak. Yıkılmak. Teslim olmak.

Crackups : Çöküş. Ruhsal çöküş. Çökme. Kaza. Dağılma.

Cracks : Çatlatmak. Yarılmak. Çatallaşmak (ses). Çatlamak. Patlamak. Kırmak. Şaklatmak. Çatırdamak. Çatırdatmak.

Falling in synonyms : become due, downfalls, demolishing, be besotted with, overthrows, accident frequency, be due, matured, abandon oneself, migrated, immigrated, came apart, fail due, cowered, maturing, matures, landslide, be overcome by, come down, demolition, emigrates, actinolite, die, landslips, migrates, come to grief, immigrates, acid treatment, emigrated, break down, dissolve, advancing longwall, activated carbon.