Falling in love türkçesi Falling in love nedir

  • Aşık olma.
  • Gönül verme.

Falling in love ile ilgili cümleler

English: I couldn't help falling in love with you.
Turkish: Sana aşık olmaktan kendimi alamadım.

English: I think I'm falling in love with Tom.
Turkish: Sanırım Tom'a aşık oluyorum.

English: He is falling in love with her.
Turkish: Ona aşık oluyor.

English: Ali is falling in love with Mary, I think.
Turkish: Ali Mary'ye aşık oluyor, sanırım.

English: Are you falling in love with me?
Turkish: Bana aşık mı oluyorsun?

Falling in love ingilizcede ne demek, Falling in love nerede nasıl kullanılır?

Falling : Düşen. Düşüş. Düşük. Sukut. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Alçalan. Düşme.

In : Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Halinde. Tutulan. Çok moda olan. Olarak. İktidardaki. İçeri. De. Da.

Love : Sevgi duymak. Sevda. Aşık olmak. Aşk. Sevgi beslemek. Muhabbet beslemek. Bayılmak. Sevgi. Sevmek.

Falling in : Kapılmak. Yıkılma. Göçmek. Vadesi gelmek. Göçme. İçine düşmek. Sıraya girmek (askeri terim). Çökmek. Süresi bitmek (kira).

Falling into the trap : Aldatılmış olma. Tuzağa düşme. Yakalanma. Birşey için düşme. Kandırılmış olma.

In love with : Müptela. Vurgun. Aşık.

Be head over heels in love : Gönlünü kaptırmak. Ateş bacayı sarmak. Sırılsıklam aşık olmak. İçine aşk ateşi düşmek. Aşık olmak. Kara sevdaya düşmek. Sevdalanmak. Deli gibi sevmek.

 

In love head over heels : Derin aşk içinde. Deli gibi aşık. Derin sevgi içinde. Sırılsıklam aşık.

In love with himself : Kendi kendini seven. Kendini beğenmiş bencil geç erkek. Kendi kendini sever bir şekilde.

Be in love with : Sevmek. -e aşık olmak. -e çok düşkün olmak. Müptela olmak. Gönlü olmak. -i sevmek. Aşık olmak. Tutulmak. -e karşı tutkulu duygular beslemek.