Slumped türkçesi Slumped nedir

  • Çökmek.
  • Birden düşmek.
  • Kaymak (toprak).
  • Pat diye düşmek.
  • Düşmüş.

Slumped ile ilgili cümleler

English: Ali slumped against the wall, exhausted and miserable.
Turkish: Ali duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.

English: Ali slumped back in his chair.
Turkish: Ali sandalyesine çöktü.

English: Ali slumped down next to Mary.
Turkish: Ali Mary'nin yanında yığılıp kaldı.

English: The man slumped to the floor.
Turkish: Adam aniden yere düştü.

Slumped ingilizcede ne demek, Slumped nerede nasıl kullanılır?

Slump down : Yığılmak. Kendini bırakmak. Çökmek.

Double slump : Teknik çözümlemede hisse senetleri borsa dizininin veya bir hisse senedinin fiyatının belli bir zaman aralığında iki kez aynı en düşük düzeye ulaştıktan sonra iki en düşük nokta arasındaki en yüksek düzeye çıkması. İkili dip formasyonu.

Slump : Ansızın düşmek. Birden düşmek. Çöküp düşmek. Çökmek. -e yığılmak. Birdenbire düşmek. Yığılmak. Suya düşmek. Toprak kaymak. Kaymak (toprak).

Slumpflation : Slumpflasyon. Çöküş halinde enflasyon.

Slumping : Slamp. Aklanlarda, yamaçlarda, yağmur ve kar erimelerinden sonra gevşekleşen toprakların yerlerinden oynayarak aşağılara doğru yavaşça akması. Çökme. Toprak kayması. Oturma-yıkılma. Göçme. Göçürtme.

 

Slumber : Hafif uyku. Pinekleme. Uyumak. Uyuklama. Pineklemek. Uyku. Uyuma. Hafif uyumak. Uyuklamak.

Slum dweller : Varoş mahalle sakini. Gecekondu semti sakini. Kenar mahalle sakini.

Slumps : Kaymak (toprak). Toprak kaymak. Pat diye düşmek. Birdenbire düşmek. Birden düşmek. Gevşemek. Fiyat vb düşmek. Çökmek. Ansızın düşmek. Suya düşmek.

Slum clearance : Bir yoksul komşuluğundaki konutların, yıkılarak, biçimi değiştirilerek ya da onları yaratan koşullar düzeltilerek ortadan kaldırılması. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında devletin şehrin fakir ve varoş semtlerindeki binaları yıkması. Yoksul komşuluklarının temizlenmesi.

Slum dwellers : Varoş mahalle sakini. Gecekondu semti sakini. Kenar mahalle sakini.

İngilizce Slumped Türkçe anlamı, Slumped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break down : Bölmek. Kırmak. Baskıya dayanamamak. Ruhen yıkılmak. Bozmak. Duygularını kontrol edememek. Yıkmak. Kendinden geçmek. Yıkılmak.

Sleep : Gecelemek. Uyku. Uyumak. Uyuklamak. Çok hızlı dönmek. Göz çapağı. (gözde) çapak. Yatacak yer sağlamak. Kalmak. Fırıl fırıl dönmek.

Collapse : Başarısız olmak. Bozulmak. Çökme. Yıkılma. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çökertme. Kollaps. Yığılmak. Yıkılmak. Portatif olmak.

Hole up : Köşesine çekilmek. Deliğe girmek. Saklanmak. Yuvasına girmek. Kapanmak.

Flump : Güm diye bırakmak. Ağır bir şeyi birden bırakıvermek. Gürültülü bir şekilde damlamak.

Sleep in : Evde kalmak (gece). Yatılı çalışmak. Yatılı olmak. Uykudan geç kalkmak. Uyuyakalmak. Otomatik hazır bekleme konumu.

 

Cowered : Büzülmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Suspus olmak. Korkup çekilmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Çömelmek. Sinmek. Korkudan sinmek.

Come to grief : Kazaya uğramak. Başarısızlığa uğramak. Zarar görmek. Suya düşmek. Belasını bulmak. Harap olmak. Başı darda olmak. Felakete uğramak. Başarısız olmak.

Downed : İndirmek (uçak). Devirmek. Devrilmiş. Mideye indirmek. Yenmek. Yere sermek.

Come down : Geçmek. Aşağı inmek. Üstelemek. Önemsizleşmek. Düşmek (fiyat). Ucuzlamak. Burnu sürtülmek. İnmek. Gözden düşmek.

Slumped synonyms : log z's, practice bundling, catch a wink, catch some z's, cave in, collapsing, cowers, collapses, nap, swag, thud, catnap, cowering, bundle, crack up, laid, slumps, thuds, estivate, aestivate, kip, flumped, plank down, droop, crack, sleep late, flag, felled, the fallen, fallen, slouch, caved, fell down.

Slumped zıt anlamlı kelimeler, Slumped kelime anlamı

Estivate : Yaz aylarında hareketsiz veya pasif olmak (zooloji). Yaz mevsimini geçirmek. Yaz uykusu yapmak. Yaz uykusuna yatmak. Yaz uykusu yapan. Yazı belirli bir yerde geçirmek (ayrıca aestivate).

Wake : Ölünün başında beklemek. Yıllık tatil. Canlanmak. Gözünü açmak. Rüzgar çıkması. Uyanık kalmak. Kaldırmak. Uyandırmak. Sabahlama. Ölüyü bekleme.

Be active : Etkin olmak. Hareketli olmak. Enerjik olmak. Meşgul olmak. Canlı olmak. Faaliyette olmak. Faal olmak. Aktif olmak. Faaliyet göstermek.

Slumped antonyms : hibernate, aestivate, intelligible.