Flump türkçesi Flump nedir

  • Ağır bir şeyi birden bırakıvermek.
  • Çökmek.
  • Pat diye düşmek.
  • Güm diye bırakmak.
  • Gürültülü bir şekilde damlamak.

Flump ingilizcede ne demek, Flump nerede nasıl kullanılır?

Flump down : Güm diye yere bırakmak.

Flumped : Güm diye bırakmak. Gürültülü bir şekilde damlamak. Çökmek. Pat diye düşmek.

Flume : (tomruk) yüzdürmek. Kanalet. Su yolu. Yüzdürme oluğu. Arnada götürmek. Tomruk yüzdürmek. Yüzdürmek (kütük). Yüzdürmek (kütük vb). Kanal. Kanalla su taşımak.

Flumed : Kanalet. Kanal. Yüzdürmek (kütük). Suyolu. Yüzdürme oluğu. Kanalla su taşımak. Kanalda götürmek. Yüzdürmek (kütük vb). Su yolu. (tomruk) yüzdürmek.

Flumen : Akıntı yönü. Flumen.

Flummoxed : Şaşırtmak. Hayret ettirmek. Kafası karışmış. Afallatmak. Allak bullak olmuş. Sersemlemiş (argo terim). Şaşkına dönmüş. Hayret uyandırmak. Kafasını karıştırmak. Şaşkınlık uyandırmak.

Beet flume : Pancar kanalı.

Flummeries : Yaltaklanma. Unlu bir tatlı. Lapa. Palavra. Anlamsız kompliman. Yulaf ezmeli yemek. Boş laf.

Flummox : Hayret ettirmek. Şaşkınlık uyandırmak. Afallatmak. Affallatmak. Hayret uyandırmak. Kafasını karıştırmak. Şaşırtmak. Çuvallatmak.

Flumes : Kanal. Su kaydırağı. Suyolu.

İngilizce Flump Türkçe anlamı, Flump eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flump ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plank down : Tık para vermek. Üzerine yığılmak. Hemen ödemek. Nakit ödemek. Hemen ödemak.

Slumps : Gevşemek. Suya düşmek. Yığılmak. Ansızın düşmek. -e yığılmak. Çöküp düşmek. Kaymak (toprak). Birdenbire düşmek. Toprak kaymak.

Thudded : Pat. Küt. Ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses. Gümbürtü. Pat sesi. Düşme sesi çıkarmak. Düşme sesi.

Thuds : Düşme sesi çıkarmak. Ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses. Küt. Pat. Düşme sesi. Gümbürtü. Pat sesi.

Thud : Pat sesi. Düşme sesi çıkarmak. Gümbürtü. Düşme sesi. Pat. Ağır bir şeyin yere düşünce çıkardığı ses. Küt.

Cower : Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Sinmek (korku vb nedeniyle). Sinmek. Suspus olmak. Çömelmek. Korkudan sinmek. Büzülmek. Korkup çekilmek.

Keel over : Alabora olmak. Bayılmak. Birden devrilip düşmek. Karina etmek. Alabora etmek. Tepetaklak düşmek. Kendini kaybetmek. (fenalaşıp vb) düşmek. Devrilip düşmek.

Collapsing : Göçertme. Yıkılmak. Suya düşmek. Bozulmak. Başarısız olmak. Portatif olmak. Göçme. Cesaretini yitirmek. Düşmek.

Set down : Kaydetmek. Burnunu sürtmek. Alçaltmak. Yolcuları indirmek. Durup yolcu indirmek. İndirmek. Suçlu durumuna düşürmek. Belirlemek. İhanet etmek. Atfetmek.

Flump synonyms : plunk down, plump down, place down, flumped, collapse, put down, come down, plump, drop, cracks, cave, plunk, plank, plop, cowers, cave in, flump down, break down, slumped, crack up, plonk, crack, cowering, slump, caved, collapses, come to grief, cowered.