Set down türkçesi Set down nedir

Set down ile ilgili cümleler

English: Ali set down his cup.
Turkish: Ali fincanını indirdi.

English: Ali set down his spoon.
Turkish: Ali kaşığını yere bıraktı.

English: Ali set down the empty glass.
Turkish: Ali boş bardağı yere koydu.

English: He brought our TV set down to the cellar.
Turkish: TV setimizi aşağıya bodruma getirdi.

Set down ingilizcede ne demek, Set down nerede nasıl kullanılır?

Set : Oturtmak. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Ayarlamak. Belirlenmiş. Koyulaştırmak. Göstermek. Öbek. Küme. Kalkan. Batmak.

Down : Düşürmek. Yere sermek. Yere yıkmak. Aşağı. Çabucak içmek. İndirmek. Boyunca. Alaşağı etmek. Aşağısına doğru.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek.

Set a clock : Saati doğru zamana ayarlamak. Saati ayarlamak.

Set a date : Bir tarih belirlemek.

Set a good example : İyi örnek olmak. Örnek oluşturmak. Ders olmak. İbret olmak.

İngilizce Set down Türkçe anlamı, Set down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Clerked : Tezgahtarlık yapmak. Tezgahtar. Katip. Yazman. Katiplik etmek. Yazmanlık yapmak. Memur olarak çalışmak. Katiplik yapmak.

Conceives : Kavramak. Anlamak. Tasavvur etmek. Düşünmek. Kurmak. Yaratmak. Akıl erdirmek. Gebe kalmak. Ortaya çıkarmak.

Arrogates : İçselleştirmek. Haksız iddiada bulunmak. Benimsemek (haksız yere). Üzerine atmak.

Bastardize : Piç etmek. Bozmak. Alçalmak. Lekelenmek. Dejenere etmek. Çarpıtmak saptırmak. Lekelemek. Yozlaşmak. Çarpıtmak.

Cheat : Hileyle elinden almak. Kazık atmak. Keklemek. Dolandırmak. Razı etmek. Hile yapmak. Kandırmak. Hile. Aldatma.

Betraying : Kötüye kullanmak. Hıyanet etmek. Ele vermek. Hainlik etmek. Ağzından kaçırmak. Açığa vurmak. İspiyonculuk.

Decides : Kararlaştırmak. Azmetmek. Hüküm vermek. Karar vermesini sağlamak. Karar vermek. Aklı kesmek. Hükme bağlamak. Sonuca varmak. Karar kılmak.

Rat : Muhbir. İspiyoncu. Grev bozucu. Parti değiştiren milletvekili. Fare. Dönek. Kalleş. Döneklik etmek. Hain.

Appointing : Saptamak. Atamak. Döşemek. Tayin eden. Kararlaştırmak. Atama. Dayayıp döşemek. Tayin etmek.

Deceive : Yutturmak. Çarpmak. Kazık atmak. Oyun etmek. Kalleşlik etmek. Açmaza getirmek. Kafeslemek. Kaybetmek. Dolandırmak.

Set down synonyms : calendared, ascertain, bate, contribute, bring down, accrediting, assign, attributed, engross, ascribe, deflating, nuzzling, deposit, assesses, betrays, draw up, doublecross, sit, elapses, bashes, bastardizing, commit to writing, abates, composes, deflated, drew, make somebody eat humble pie, closured, sits, chart, cheapen, betray, deceived.