Decides türkçesi Decides nedir

Decides ile ilgili cümleler

English: Woman observes, man decides.
Turkish: Kadın gözlemler, erkek karar verir.

English: The question is who decides what needs to be done.
Turkish: Soru yapılması gerekenlere kim karar veriyor.

English: We can only hope that the government decides to withdraw its troops.
Turkish: Biz sadece, hükümetin birliklerini geri çekmeye karar vermesini ümit edebiliriz.

English: AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.
Turkish: Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.

English: I think Moustapha could accomplish just about anything he decides to do.
Turkish: Sanırım Mustafa yapmak istediği bir şeyi başarabilirdi.

Decides ingilizcede ne demek, Decides nerede nasıl kullanılır?

Decide against a thing : Birşeyin aleyhinde karar vermek.

Decide against someone : Aleyhinde karar vermek.

Decide for a thing : Birşeyin lehinde karar vermek.

Decide on : Beğenmek. Karar kılmak. Karar vermek. Seçmek. Hükmetmek.

Decide to take the plunge : Bir şeyi yapmaya karar vermek.

Decided : Açık. Kesin. Şüphesiz. Kararlaştırılmış. Kararlı. Anlaşılır. Muhakkak. Azimli. Net. Tartışmasız.

 

Decide : Karar kılmak. Aklı kesmek. Karar vermek. Sonuca varmak. Karar verdirmek. Kararlaştırmak. Hükme bağlamak. Karar vermesini sağlamak. Sonuçlandırmak. Hüküm vermek.

Decided advantage : Üstün konum. Kesin üstünlük.

Decide up : Seçmek. Beğenmek. Karar kılmak.

Decided not to : Yapmamaya karar verdi. Yapmamayı seçti.

İngilizce Decides Türkçe anlamı, Decides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agree upon : Anlaşma sağlamak. Üzerinde anlaşmaya varmak.

Try : -e soyunmak. Girişim. Denemek. Atış hakkı (ragbi). (bir işe) soyunmak. Çaba. Kızdırmak. Yeltenmek. Deneme. Yargılamak.

Awards : Ödüller. Hükmetmek. Vermek (ödül). İhale etmek.

Select : Seçme. Zevkli. Elemek. Üstün. Seçmesini bilen. Ayırt etmek. İyi anlayan. Seçip ayırmak. Seçilmiş. Mümtaz.

Ascertain : Tespit etmek. Öğrenmek. Aslını öğrenmek. Doğrusunu bulmak. Bulmak. Saptamak. Tayin etmek. Anlamak. Doğrusunu öğrenmek.

Opt : Seçmek. -e tercih etmek. Tercih etmek. Yeğlemek. -e yeğlemek.

Intend : Amaçlamak. Niyetlenmek. Seçmek. Tasarlamak. Düşünmek. Kararlı olmak. Niyeti olmak. Demek istemek. Hedeflemek.

Agrees : Aynı fikirde olmak. Kabul etmek. Bağdaşmak. Rıza göstermek. Birleşmek. Uzlaşmak. Uymak (bir başka şeye). Hemfikir olmak. Uymak.

Adjust : Alıştırmak. Hizaya getirmek. Düzenine koymak. Ayar çekmek. Alışmak. Uyum göstermek. Standartlaştırma. Düzeltmek. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parlamak.

Educe : Sonuç çıkarmak. Çıkarmak. Ayırmak.

 

Decides synonyms : make up one's mind, mensurate, award, amounting, agree, in any case, accounters, decide on, assigns, sentence, adjudicated, adjudicatio, ascertains, decide, arranges, awarded, adjudicates, get to the bottom of things, reason, intends, arrive at a conclusion, opted, condemn, adopt a decision, debate, educes, regularise, deduces, adjudged, persevered, regulate, opt for, cause to decide.

Decides zıt anlamlı kelimeler, Decides kelime anlamı

Deregulate : Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Devlet denetimini azaltmak. Kısıtlamaları kaldırmak.

Disorient : Yolunu şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Zihnini karıştırmak. Yönünü şaşırtmak.

Begin : Vücut bulmak. Start vermek. Atılmak. Başlamak. Start almak. Çığır açmak. Koyulmak. Girişmek. Doğmak. Başlatmak.