Try türkçesi Try nedir
- Çaba.
- Kızdırmak.
- Kalkışma.
- -e soyunmak.
- Sinirlerini bozmak.
- Girişim.
- Yargılamak.
- Uğraşmak.
- Sıkmak.
- Atış hakkı (ragbi).
- (bir işe) soyunmak.
- [#deneme Denemek].
- Yeltenmek.
- Deneme.
- Yapmaya çalışmak.
- Deney yapmak.
- Deneyimlemek.
- Yoklamak.
- Çalışmak.
Try ile ilgili cümleler
English: "Will you be at my party tomorrow night?" "I'll try to be there."
Turkish: "Yarın gece partime gelecek misin?" "Orada olmaya çalışacağım."
English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.
English: Ali always urges his children to try new things.
Turkish: Ali her zaman çocuklarını yeni şeyler denemeye teşvik ediyor.
English: Ali began to try to lose weight a few months ago.
Turkish: Ali birkaç ay önce kilo vermek için uğraşmaya başladı.
English: Ali always wants to try something new.
Turkish: Ali her zaman yeni bir şey denemek ister.
Try ingilizcede ne demek, Try nerede nasıl kullanılır?
Try a case : Davaya bakmak.
Try again : Yeniden deneyin. Yine dene. Yeniden dene. Tekrar dene.
Try for : Elde etmeye çalışmak. Elde etmek.
Try hard : Gayret sarf etmek. Çalışıp çabalamak. Didinmek. Çok çalışmak. Asılmak. Özenmek. Gayret etmek. Uğraşmak.
Try his fortune : Şansını denemek. Talihinin ne olacağını görmek için kontrol etmek.
Try to find out : Bulmaya veya anlamaya çalışmak.
Try out : Deneme yapmak. Düzeltmek. Denemek. Tasfiye etmek. Düzlemek (tahta vb.). Deneyden geçirmek.
Try it on : Üstüne üstüne gitmek. Sabrını taşırmak.
Try to find : Aramaya çalışmak. Aramak. Bulmaya çalışmak.
Try to earn : Kazanmaya çalışmak.
İngilizce Try Türkçe anlamı, Try eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Try ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aggravate : Darıltmak. Provoke etmek. Kızıştırmak. Kışkırtmak. Çileden çıkarmak. Ciddileştirmek. Sinir etmek. Kötüleştirmek. Şiddetlendirmek. Azdırmak.
Fumbles : El yordamıyla aramak. El yordamıyle aramak. El yordamıyla yürümek. Tutamayış. Bozmak. Becerememe. Beceriksizce atak. Beceriksizce yapmak. Topu düşürmek (oyunda).
Endeavors : Çaba harcamak. Çabalamak. Gayret etmek.
Attempts : Teşebbüs etmek. Girişimde bulunmak. Kalkışmak.
Assayed : Ayar etmek. Ayarlamak. Tahlil etmek. Kalkışmak. Analiz etmek. Ayarını belirlemek. Değerli maden içermek. Çözümlemek.
Attend to : Bakmak. Meşgul olmak. Dikkat etmek. İlgilenmek. Mukayyet olmak.
Agonises : Can çekişmek. Eziyet etmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Kıvrandırmak. İşkence görmek. İşkence çekmek. Acı çekmek. Acı çektirmek. Istırap çekmek. Acı vermek.
Angered : Öfkelendirmek. Kızdırılmış. Sinirlendirilmiş. Sinirlendirmek. Darıltmak.
Presumes : Varsaymak. Tahmin etmek. İhtimal vermek. Addetmek. Farz etmek. Kalkmak. Haddini aşmak. Kabul etmek. Haddini bilmemek.
Try synonyms : give it a whirl, put on the line, pick up the gauntlet, give it a try, bore, functionate, come at, move, ginger, run a risk, antagonise, bashed, agonize, verify, push, dissertations, experiences, mettle, decree, dissertation, enterprise, hear, contended, exertions, faze, ardour, bothering, mettles, beats, fathomed, move to, exertion, take a chance.
Try zıt anlamlı kelimeler, Try kelime anlamı
Refrain : Çekinmek. Kaçınmak. Kendini tutmak. Alıkoymak. Nakarat. Frenlemek. Geri durmak. Sakınmak.
Inactivity : Avarelik. Durgunluk. Üşengeçlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Tembellik.
Worst : En kötü. Yün iplik. En kötüsü. En kötü şey. Alt etmek. En kötü biçimde. En kötü şekilde. Yenmek. En fena.
Try antonyms : best.
Try ingilizce tanımı, definition of Try
Try kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Refined. To winnow. Frequently followed by out. Select. To exert strength. To endeavor. To divide or separate, as one sort from another. To sift. Choice. In Rugby and Northern Union football, a score (counting three points) made by grounding the ball on or behind the opponent`s goal line. To pick out. Excellent. A screen, or sieve, for grain. So called because it entitles the side making it to a place kick for a goal (counting two points more if successful). As, to try out the wild corn from the good. To make an effort or an attempt. As, you must try hard if you wish to learn.

Bu kısımda Try kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Try ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Try anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Try ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.