Try to find türkçesi Try to find nedir

  • Bulmaya çalışmak.
  • Aramaya çalışmak.
  • Aramak.

Try to find ile ilgili cümleler

English: Ali told me he was going to try to find another job.
Turkish: Ali bana başka bir iş bulmaya çalışacağını söyledi.

English: I suppose we could try to find Tom ourselves.
Turkish: Sanırım Tom'u kendimiz bulmaya çalışabiliriz.

English: Ali didn't try to find out what was wrong.
Turkish: Ali neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.

English: I have to think about it. I'll try to find another wording.
Turkish: Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.

English: Burak didn't even try to find out what was wrong.
Turkish: Burak bile neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.

Try to find ingilizcede ne demek, Try to find nerede nasıl kullanılır?

Try : Çaba. Yargılamak. Uğraşmak. Sinirlerini bozmak. Kızdırmak. Yeltenmek. (bir işe) soyunmak. Deneme. Deneyimlemek. Girişim.

To : Ya. E doğru. -mek -mak (mastar). İla. -e kadar. Kadar. İle. Karşı. Oranla. Göre.

Find : Keşif. Sezmek. Sağlamak. Anlamak. Eline geçmek. Bulma. Bulgu. Bulunan şey. Buluş. Keşfetmek.

Try to find out : Bulmaya veya anlamaya çalışmak.

Try to commit suicide : İntihar girişiminde bulunmak.

Try to earn : Kazanmaya çalışmak.

Try to convince : İkna etmeye çalışmak.

 

Try to win : Kazanmaya çalışmak.

Try to get : Elde etmeye çalışmak.

İngilizce Try to find Türkçe anlamı, Try to find eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Try to find ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be spoiling for : Aranmak. İstemek.

Foraged : Araştırmak. Didiklemek. Yağmalamak. Eşelemek. Karıştırarak aramak. Baskın yapmak. Toplamak. Yiyecek aramak. Yem.

Forage : Toplamak. Eşelemek. Yem. Karıştırarak aramak. Araştırmak. Hayvan yemi. Yağmalamak. Baskın yapmak. Saman, arpa hasılı, taze veya kuru otlar, silo yemleri gibi kaba yemlerle insan gıdası olarak kullanılmayan her türlü konsantre yemlerin genel adı.

Dials : Tuşlamak. Numara çevirmek. Aramak (telefon). Telefon numaralarını çevirmek. Telefon etmek. Telefon çevirmek. (telefon) numaraları çevirmek. Göstermek. Telefon numarası çevirmek.

Look for : Aranacak. Aranan. Ara. Ummak. Aktarmak. Beklemek. Bakmak.

Ask for : İstemek. Talep etmek. Rica etmek. Dilemek.

Call on : İstemek. Adını vermek. Ziyaret etmek. Diye hitap etmek. Rica etmek. Davet etmek. Demek. Seslenmek. Varsaymak.

Search for : Aranacak öğe. Ara. Aranan. Şunu ara. Bunu ara. Aranacak.

Try to find synonyms : be on the look out for, be on the lookout fo, combs, beat the bushes, call, comb out, beat about, comb, check for, dial, chase after.