Denem nedir, Denem ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Parça, kısım: Kızın saçı on denem örülü.
Denem ile ilgili Cümleler
- Ali bile denemiyor.
- Denemeyi durdurmalısın.
- Pastayı henüz denemediysen, denemelisin. Gerçekten lezzetli.
- Denemiyorsun bile.
- Denememde bana yardım ettiğin için sana teşekkür ederim.
- Denemek istediğim bir şey var.
- Ali onu denemeye karar verdiğini söylüyor.
- Denemediğimi söyleyemezsin.
- Bu plan işe yaramazsa, başka bir şey denememiz gerekecek.
- Neden sadece bir tane denemiyorsun?
- İşe yarayan bir yöntem buluncaya kadar denemeye devam etmek zorundayız.
- Denemeni istediğim bir şey var.
- Deneme adildi.
Denem ile ilgili Atasözü veya Deyim
deneme tahtasına çevirmek : bir şey üzerinde bilgisizce tedavi, onarım ve benzerleri işler yapmak.
Denem kısaca anlamı, tanımı
Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe
Aşındırma denemesi : Çeliklerin aşındırmaya karşı dirençlerini ölçmek ereğiyle yapılan deneme.
Bir saatlik deneme yarışı : Yarışlıklarda, bir saatlik süre ile düzenlenen deneme yarışı.
Değiştirmeli deneme : (Deneysel tasarım) Çapraz tasarım kullanılarak yapılan bir deney ya da deneme.
Denem beşe : Köy odalarında iki zar ya da aşıkla oynanan bir oyundur. İki kişi karşılıklı oturup ellerine ceviz, fındık gibi yemiş ya da ufak para alırlar. Biri elinde tuttuğuma at der, atılan zarlar aynı(dört dört, altı altı gibi) aşık bey tarafına gelirse, karşıdakinin elinde tuttukları onun olur. Zarlar ya da aşık uygun düşmezse elindekileri verir. Oyunun en kızıştığı zaman zarı atana karşıdaki 'denem beşe' der. Zarı atanın zarları ya da aşık uygun düşerse bire beş verir, uygun düşmezse bire beş alır.
Deneme baskısı : (Resim) Oymabaskı sanatlarında, maden plaklar üzerindeki çalışmaların geliştirilmeleri sırasında kazımanın sonucunu görmek için yapılan baskı.
Deneme çekimi : Güç bir çekime hazırlık olmak üzere herhangi bir görünçlüğün filme alınması.
Deneme eşlemi : Bir basımda ilk elde edilen, kertelemesi yapılmamış, basım yanlışlarının düzeltilmesinde kullanılan eşlem.
Deneme filmi : Yeni bir oyuncuyu sınamak üzere çevrilen kısa film parçası.
Deneme ısmarlama : Denemek üzere yapımda bulunma.
Deneme kuruluşu : Yeni bir süreci denemek ereğiyle işleyim ölçülerinden küçük boyut ve sığada kurulmuş üretim yeri.
Deneme kuyusu : Ufalanmamış sağlam yerli kayayı incelemek için, toprakta kazılan sığ kuyu.
Deneme kümesi : Belli bir denemeyle ilgili olarak birtakım etmen ve koşullar karşısında ne gibi etkiler altında kalacağı öğrenilmek istenilen, bağımsız değişkenin etkisine açık tutulan iki ya da çok sayıda öğrenci, öğretmen, yönetici kümesinden biri.
Deneme okulu : Yeni öğretim yöntemleri ve teknikleri ile yeni programların, kılavuzluk yollarının, yönetim biçimlerinin, ruhbilimsel varsayımların ve değişik birtakım eğitim önlemlerinin denendiği okul.
Deneme oynatımı : Yeni çevrilmiş bir filmin izleyici üzerindeki etkisini anlamak üzere gösterimi.
Deneme parçası : Duyarlık ölçümünde kullanılmak üzere alıcıya takılan filmlerin ucunda yer alan, üzerinde her biri öncekinden belli ölçüde ışıklanmış resimler sıralanmış parça.
Deneme sahnesi : Özellikle deneysel oyunlara yer veren tiyatro. Bir de denemeli provalar için kullanılan sahneye bu ad verilir.
Deneme sınıfı : Birtakım eğitim vé öğretim sorunlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi amaciyle kimi etmen ve etkilere açık tutulan; gerek öğretim programı, ders araç ve gereçleri, zaman çizelgesi ve gerekse öğretmenlerce uygulanan öğretim yöntemleri bakımından öteki sınıflardan değişik olan sınıf.
Deneme sırası : Atma ya da atlamaya katılan yarışçının her dönedeki sınama sırası.
Deneme süresi : Sürekli hizmet bağıtlarında, işçinin işe, işçi ve işverenin birbirine uyabilmeleri için yasanın öngördüğü süre.
Deneme tapası : Döşemin denenmesi için boru ağızlarını tıkamakta kullanılan özel tıkaç.
Deneme tiyatrosu : Yeni denemelerin yapıldığı, genç oyun yazarlarının, yönetmenlerin ve oyuncuların değişik biçimler denedikleri topluluk.
Deneme varsayımı : İlişki kurucu bir araştırmada sağlam bir varsayıma ulaşmak üzere geçici olarak dile getirilen çalışma varsayımı.
Deneme ya da yoklamayla satım : Tecrübe ve muâyene şartiyle satım.
Deneme yanılma yordamı : Denenceli ya da uygulamalı sınamalarda karşılaşılan başarı ve başarısızlıklar sonucu öğrenme ve deneyim kazanma yolu.
Deneme yanılma yöntemi : Rasyona girecek yem maddelerine rasyonda ne kadar yer verileceğine; hayvanın kuru madde gereksinimini karşılayacak biçimde tesadüfi değerler verilmesi, daha sonra rasyonun besin madde ve enerji düzeyinin hesap edilmesi, sonuçlar gereksinim düzeyleriyle karşılaştırılarak gerekli düzeltmelerin deneme yanılma yoluyla hesaplanması, rasyon hesaplama.
Deneme yarışı : Yol denemesi, sonaşam denemesi, yarışlık denemesi türünde düzenlenen yarışlar.
Denemeg : Toplamak.
Denemelik : Görüntü sertliğini ölçmek için bir duyarlıkölçere konulan film parçası.
Denemelik veri : Bir bilgisayar izlencesinin tüm durumlarda doğru çalıştığını sınamak, bu durumları oluşturmak üzere izlence yazarınca hazırlanıp üzerinde uygulama yapılan özel veri tutanakları.
Dirsekli deneme tapası : Ucunda dirsekli boru olan deneme tapası.
Duman denemesi : Pissu borularında bir kaçak olup olmadığını anlamak için yapılan deneme.
F denemesi : İki ölçüm takımının kesinliğini karşılaştırmak için kullanılan istatistiki bir yöntem.
Geçerli deneme : Yönetmelik kurallarına uygun düşen atış ya da atlayış denemesi.
Giysi denemesi : Oyuncuların belli bir oyun için giyecekleri giysilerin dekor ve ışıklama ile sahnede denenmesini içeren çalışma. Oyuncuların belli bir oyun için giyecekleri şeyleri terzi önünde prova etmeleri. Oyuncuların oyundaki giysileri ile sahnede birkaç gün önce yaptıkları prova; ilk oyun.
Havayla deneme : Döşeme, hava doldurarak kaçak arama.
Hazım denemesi : Sindirim denemesi.
Işıkölçümsel deneme plakası : Belli ışıkölçümsel özellikleri olan ve incelenecek ışıkla aydınlatılan plaka.
Kaçak denemesi : Döşemde bir kaçak olup olmadığının araştırılması.
Klasik sindirim denemesi : Yemlerin sindirilme derecesini belirlemede kullanılan yöntem. Sindirilme derecesi belirlenecek yemlerin tüm besin madde analizleri yapılır, hayvana belirli bir miktar yem tartılarak yedirilir ve dışkıları tartılarak toplanır, yemlerde yapılan analizlerin tümü dışkıda yapılır ve yemde bulunan besin madde miktarından dışkıdaki miktarı çıkarılarak sindirilme derecesi hesaplanır.
Klinik denemeler : Bir veya birden fazla tedavinin etkinliğini değerlendirmek ve canlılara uygulanmak üzere tasarlanmış planlı çalışmalar.
Q denemesi : Bir tekrar verileri takımında sapan bir ölçümün, belirli bir olasılık seviyesinde verilen bir gauss dağılımının üyesi olup olmadığını gösteren istatistiksel bir deneme.
Sindirim denemesi : Yemle alınan besin maddelerinin ne kadarının sindirilerek emildiğini tespit etmek amacıyla en az iki hayvanla yapılan, yedirilen; idrar ve gübreyle hayvan tarafından çıkarılan maddeler ölçülerek yemlerin sindirilebilir besin maddeleriyle yem değerini belirlemek amacıyla yapılan bir deneme, hazım denemesi.
Sonaşam denemeleri : Sonaşamı elde etmek amacıyla yapılan deneme yarışları.
T denemesi : Bir ölçümün verilen bir güven seviyesinde bir popülasyona ait olup olmadığına karar vermede ve σ ve µ bilinmediği zaman s ve ile kullanılan bir istatistiksel deneme.
Takım denemesi : Takım olarak yapılan deneme yarışı.
Tecim denemeleri : Tecim evreninde uzun süreli görgülerle sağlanan bilim.
Tekbiçimli deneme : (Deneysel tasarım) Her bir denek için aynı işlemin uygulandığı bir deney ya da deneme.
Tekli deneme : Tekil olarak yapılan resmi yarış. Yetki belgesi olsun olmasın, yeteneği ölçmek için Birlik'in denetiminde yeni başlayanlar arasında düzenlenir. Kazananlara, türlü kollarda uzluk belgesi verilir.
Yarışlık denemeleri : Yarışlıkta yapılan deneme yarışları.
Yemleme denemesi : Yemleme araştırması.
Yeniden deneme : Yarışlarda, kaybeden koşuculara, bir kez daha koşma hakkı verilmesi.
Yinelenen deneme : Atma, atlama yarışlarında, herhangi bir nedenle engellenen denemeyi yineleme.
Zaman denemesi : Belirli bir zamanda, ne denli yol alınacağını anlamak için, yarışlıklarda yapılan deneme yarışı.
Deneme : Denemek işi, sınama. Son biçimini bulmamış, taslak durumunda olan. Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmiş bir anlatım içinde sunulan düzyazı türü.
Deneme hayvanı : Meranın verimi veya mera üzerinde uygulanan ıslah ve düzenleyim işlemlerinin etkileri hakkında bilgi edinmek amacıyla otlatılan ve canlı ağırlık artışı veya süt verimi devamlı biçimde ölçülen hayvan.
Deneme tahtası : Üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapılmış olan kimse veya şey.
Deneme yayını : Radyo, televizyon vb. haberleşme araçlarının başlangıçta işe alışmak ve daha verimli olmak üzere yaptıkları kısa süreli yayın.
Denemeci : Deneme yazarı.
Denemecilik : Denemecinin yaptığı iş.
Denemek : Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek.
Diğer dillerde Denel yanılgı anlamı nedir?
İngilizce'de Denel yanılgı ne demek ? : experimental error

Bu kısımda Denem nedir? Denem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Denem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Denem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.