Try for türkçesi Try for nedir

  • Elde etmeye çalışmak.
  • Elde etmek.

Try for ile ilgili cümleler

English: He sold his country for money.
Turkish: Para için ülkesine ihanet etti.

English: He says he is leaving the country for good.
Turkish: O, sürekli olarak ülkeyi terk edeceğini söylüyor.

English: I've heard that he won't be in this country for a long time.
Turkish: Onun uzun bir süre bu ülkede olmayacağını duydum.

English: I came to this country for the purpose of studying music.
Turkish: Bu ülkeye müzik eğitimi amacıyla geldim.

English: I'm going to the country for the weekend.
Turkish: Hafta sonu için kırsal alana gideceğim.

Try for ingilizcede ne demek, Try for nerede nasıl kullanılır?

Try : Deney yapmak. (bir işe) soyunmak. Çaba. Sıkmak. Yoklamak. Uğraşmak. -e soyunmak. Yeltenmek. Yargılamak. Deneyimlemek.

For : Karşılığında. Dair. Şerefine. -e elverişli. Adına. -e göre. Dolayı. Zarfında. Diye. Ocak.

Try a case : Davaya bakmak.

Try again : Yeniden dene. Yine dene. Tekrar dene. Yeniden deneyin.

Try hard : Uğraşmak. Çok çalışmak. Gayret etmek. Asılmak. Didinmek. Özenmek. Çalışıp çabalamak. Gayret sarf etmek.

Try his fortune : Şansını denemek. Talihinin ne olacağını görmek için kontrol etmek.

Try it on : Üstüne üstüne gitmek. Sabrını taşırmak.

 

İngilizce Try for Türkçe anlamı, Try for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Try for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come by : Kazara ya da tesadüfen edinmek. Sahip olmak. Ziyaret etmek. Edinmek. Karşılaşmak. Önünden geçmek. Yolu düşmek. Uğramak. Kaza sonucu bulmak.

Acquires : Yakalamak. Ele geçirmek. Almak. Sahip olmak. Sonradan kazanmak. Edinmek. İktisap etmek. Kazanmak.

Achieved : Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Kazanmak. Başarmak. Erişmek. Erişilen. Ulaşmak.

Acquire : Edinmek. Sahip olmak. İktisap etmek. Yakalamak. Sonradan kazanmak. Almak. Ele geçirmek. Kazanmak.

Cleared : Berraklaşmak. Aşmak. Kaldırmak. Aklamak. Gümrükten çekmek. Aydınlatmak. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Geçmek. Tahliye etmek.

Attains : Erişmek. Varmak. Kazanmak. Ulaşmak. Gelmek.

Make a bid for : Kazanmaya çalışmak. Uğraş vermek. Kazanmak için girişimde bulunmak. (bir şeyi) kazanmaya çalışmak. Çaba harcamak. Teşebbüste bulunmak.

Achieves : Ulaşmak. İpi göğüslemek. Başarı sağlamak. Kotarmak. Erişmek. Kazanmak. Meydana getirmek. Başarmak. Gerçekleştirmek.

Achieving : Başarma. Gerçekleştirmek. Başararak. Temin. Erişmek. Başarmak. Meydana getirmek. Ulaşmak. Kazanmak.

Bid : Söylemek. Davet. Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel. Briç deklarasyon yapmak. Pey sürmek. Teklif. Para sürme. Fiyat vermek. Teklif vermek.

Try for synonyms : attaining, carried, carry, bidden, carries, bat the eyes, woo, achieve, try to get, jockey for, woos, go for, attain, wooed, buck for, clears, attained.