Clumping türkçesi Clumping nedir

  • Kümeye eklemek.
  • Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses.
  • Kümeleşme.
  • Yumruklamak.
  • Ağır adımlarla yürümek.
  • Kümelenme.
  • İndirmek (argo terim).
  • Yığmak.

Clumping ingilizcede ne demek, Clumping nerede nasıl kullanılır?

Clumping factor : Stafilokokların hücre duvarına yapışık olarak bulunan kümeleştirme veya çöktürme faktörü anlamına gelen bir çeşit koagulaz enzimi, klambing faktör. Klambing faktör. Kümelenme faktörü.

Clumpier : Küme veya yığınlardan oluşmuş. Bir demet halinde birarada bulunan. Topaklı. Büyük ve kaba.

Clumpiest : Küme veya yığınlardan oluşmuş. Büyük ve kaba. Bir demet halinde birarada bulunan. Topaklı.

Clump : Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Sert adım sesi. Yumruklamak. İndirmek. Ayak patırtısı. Ağır adımlarla yürümek. Ağır ağır atılan adımların sesi. Kümeye eklemek. Kümelemek. Ayakkabı pençesi (kalın).

Clumped : Yığmak. Yumruklamak. Kümeye eklemek. Küme. Ağır adımlarla yürümek. Kümelenmiş. İndirmek (argo terim).

Clumsily : Hantalca. Beceriksizce. Sakarca. Acemice.

Clumsiest : Hödük. Hantal. Beceriksiz. Alık. Acemi. Kullanışsız. Sakar. Biçimsiz. Görgüsüz. Beygir gibi.

Clumps : Kümelemek. Kümeye eklemek. Ağır ağır atılan adımların sesi. Tok ses. Ayak patırtısı. İndirmek. Yığmak. Ayakkabı pençesi (kalın). Sert adım sesi. Ağır adımlarla yürümek.

 

Clumpy : Bir demet halinde birarada bulunan. Büyük ve kaba. Topaklı. Küme veya yığınlardan oluşmuş.

Clumsy : Sakar. Hödük. Beygir gibi. Hantal. Çolpa. Beceriksiz. Alık. Sarsak. Görgüsüz. Acemi.

İngilizce Clumping Türkçe anlamı, Clumping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clumping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batters : Vuruş yapan oyuncu. Sert darbelerle vurmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Güm güm vurmak. Vurmak. Yıpratmak. Bam güm vurmak. Hor kullanmak. Dövmek.

Clustering : Bir dizi benzer şeyi gruplandırma. Kümeleyen. Kümeleme. Bir açıkuçlu soruya alınan değişik yanıtların kavramsal ilişkilerine göre anlamlı yanıt kümelerine ayrılması. Salkımlama. Gruplaştırma. Örnek birim geliştirme.

Stalk : Kol gezmek. Azametle yürümek. Sap. Uzun adımlarla yürümek. Sinsi sinsi izlemek. Avı gizlice takip etmek. Sezdirmeden izleyip avlamak. Yakalamak. Uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek.

Batter : Sert darbelerle vurmak. Hor kullanmak. Meyilli olmak (duvar). Bombalamak. Yıpratmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Pasta hamuru. Güm güm vurmak. Hırpalamak. Vuruş yapan oyuncu.

Tramplers : Serserice dolaşmak. Kuvvetli adımlarla yürümek. Sürtmek. Adımlayan kimse. Çiğnemek. Adım atan kimse. Basmak. Dolaşmak. Dolaşmak (bir yeri).

Stalks : Sinsice izlemek. Gizlice sokulmak. Sarmak (hayaletler vb.). Azametle yürümek. Kol gezmek. Sessizce yaklaşmak.

Clunking : Yumrukla vurmak. Güm güm ses çıkarmak.

Biffs : Vurmak. Yumruk. Am. Çarpmak. Yumruk atmak. Vajina. Bıff. Yumruk vurmak. Darbe.

 

Clouting : İndirmek. Paçavra. Güç. Vurmak. Torpil. Etki. Prestij. Patlatmak. Nüfuz.

Batter down : Tahrip etmek. Yıkmak.

Clumping synonyms : clippety clop, bank, clip, clouted, amass, trampler, accumulating, clumps, clop, bank up, biffed, clouts, clopping, buffeted, convergence, agglomerates, biffing, syncretism, amassing, buffet, amasses, agglutination, accumulates, conglomeration, trudged, sound, trudges, agglomerating, fist, give somebody snuff, clumped, agglomerate, aggregation.