Lungless türkçesi Lungless nedir

  • Akciğersiz.

Lungless ingilizcede ne demek, Lungless nerede nasıl kullanılır?

Lungless salamander : Akciğersiz semender.

Lungless salamanders : Akciğersiz semendergiller. Akciğersiz semender. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, ergin iken ne akciğerleri ne de solungaçları olan, kuzey amerika' da yaşayan küçük boylu semenderleri içine alan bir familya.

Lung abscess : Akciğer apsesi. İrinli akciğer yangılarından veya akciğer damarlarındaki septik emboluslardan köken alan, etrafı sınırlı irin içeren şişlik.

Lung compliance : Akciğer kompliyansı. Akciğerde, basınçtaki her birim artışa karşı akciğerlerin genişleme derecesi. akciğerde bulunan elastik lifler ve alveol içindeki sürfektan madde akciğer kompliyansını belirleyen faktörlerdir. akciğer kanserlerinde akciğer kompliyansı önemli ölçüde azalır. Akciğer kompliansı.

Lung fluke : Troglotrematidae ailesinin, paragonimus cinsinde bulunan, insan, kaplan, kedi, köpek, leopar, panter, domuz, kunduz ve sansarların akciğerlerinde yerleşen, oval, armut biçiminde, pembe-kırmızımsı renkte, genellikle akciğerlerde kistler içerisinde bazen de plöra, karaciğer, karın boşluğu veya diğer vücut kesimlerinde parazitlenen, insan ve hayvanlarda parazitik haemoptizise neden olan, konaklara yengeç, ıstakoz, kerevit gibi canlıları çiğ veya az pişmiş olarak yemek suretiyle bulaşan digenetik trematod türü, distoma westermani, d. ringeri ve d. pulmonale, paragonimus ringeri ve paragonimus westermani. Uzakdoğu ülkelerinde, insan, kedi, köpek, domuz ve birçok yabanıl yırtıcılarda akciğer asalağı olarak yaşayan, çok yaygın yaprak solucan. Akciğer kelebeği.

 

Lung worms : Akciğer kurtları. Nematodların secernentea (phasmidea) sınıfında bulunan ve konaklarının akciğerlerine yerleşen çeşitli ailelerdeki türler, akciğer kıl kurtları. Akciğer kıl kurtları.

Lung fluke disease : Akciğer kelebeği hastalığı. Akciğer distomatozisi. Paragonimus cinsi trematodların neden olduğu bronşit, bronşektazi ve tüberküloid lezyonlarıyla ayırt edilen bir enfeksiyon, akciğer distomatozisi, paragonimozis.

Lung tissue : Akciger dokusu. Akciğer dokusu.

Total lung capacty tlc : En zorlu soluk almadan sonra akciğerlerde bulunan toplam hava hacmi. Toplam akciğer kapasitesi.

Lung ventilation : Bir dakikada akciğerlere giren ve çıkan hava hacmi. dakika solunum sayısıyla solunum hacminin çarpımıyla bulunur. Akciğer ventilasyonu.

İngilizce Lungless Türkçe anlamı, Lungless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lungless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hexed : Büyülü. Büyü yapılmış. Nazarı değmek. Büyü yapmak. Afsunlamak.

Length : Taşınabilir geri lambaları. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Boy. Metres in length. Müddet. Süre. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Mesafe. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Parça.

 

Lengthiness : Uzunluk. Uzun olma. Fazla uzunluk. Lafı uzatma.

Unfortunate : Olumsuzluk getiren. Bahtsız kimse. Makus. Şanssız kimse. Aksi. Talihsiz. Kara bahtlı. Bahtsız. Zavallı. Kimsesiz.

Unlucky : Bahtsız. Şanssız. Başarısız. Aksi. Tekinsiz. Fırsat yoksulu. Talihsiz. Meymenetsiz. Bahtı kara. Uğursuz.

Extension : Ek süre. Uzatma. Dahili telefon hattı. Büyütme. Ekleme. Germe, açma. uzatma. Aktarım eki. Talim veya terbiye. Uzantı. Yayma.

Jinxed : Büyü yapılmış. Uğursuz. Şanssız. Talihsiz.

Elongation : Gezegen-yer-güneş üçlüsünün oluşturduğu açı; yer'den gezegene ve güneş'e bakan iki doğrultu arasındaki açı. Uzama. Uzanma. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uzanım. Devam. Genişleme. Boyuna. 50 s ribozamal alt birimindeki p noktasına tutunmuş olan peptit zincirinin uzaması, elongasyon. Sürdürme.

Prolongation : Uzama. Temdit. Uzantı. Vadenin uzatılması. Sürdürme. Uzatılma. Devam ettirme. Geciktirme. Uzatma.

Lungless zıt anlamlı kelimeler, Lungless kelime anlamı

Lucky : Uğurlu. Talihli. Kısmetli. Kademli. Kutlu. Şanslı. Akgünlü.

Fortunate : Bahtiyar. Kısmeti açık. Şanslı. Bahtı açık. Hayırlı. Talihli. Mesut. Uğurlu. Kısmetli. Akgünlü.

Shortness : Kıtlık. Kısalık. Bücürlük. Küçüklük. Noksanlık. Kabalık. Kısa boyluluk. Bodurluk. Gevreklik. Yetmezlik.

Lungless ingilizce tanımı, definition of Lungless

Lungless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Being without lungs.