Made nedir, Made ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yemek yeme isteği.

Mide.

Arapça kökenli mâ-adâ: mâda; başka; fazla; gayri.

Made ile ilgili Cümleler

  • Mademki o, işinden ayrıldı ona güvenemem.
  • Bu bir altın madeni.
  • Madem senin Marika dünyadaki en iyi kadın, neden boşandın ondan?
  • Madem Mary bütün parayla birlikte kayboldu, ben mahvoldum.
  • Doğal maden suyu içmeyi severim.
  • Ben doğal maden suyu içmeyi severim.
  • Doğal maden suyu kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum ve ayrıca nitrat içerir.
  • Ali maden suyu sipariş etti.
  • O iş bir altın madeniydi.
  • Ali kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.
  • Maden suyunu buz küpleriyle içer misin?
  • Genellikle maden suyu çeşme suyundan pahalıdır.
  • Madem yemeği sen yaptın, bulaşığı da ben yıkayacağım.

Made anlamı, tanımı

Değerli madenler : Geçmişte para olarak da kullanılan, altın, gümüş ve benzerleri kıt madenler. karşılığı mal para

Değerli madenler karşılığı öndelik : Değerli madenler (çıkarılmış ya da çıkarılmamış) karşılığında ödenen borç para ya da sağlanan saycalar.

Değme maden yatağı : Magmanın kimi çeşit kayaçlar ve çoğunlukla kireçtaşlarıyle yanyana gelmesinden oluşmuş, yüksek ısı ve gaz etkinliğinde ortaya çıkan mineral topluluğu ile belirtili maden yatağı.

 

Derin kaynaklı maden yatakları : Magmadan gelerek aşağıdan yukarı doğru çıkan çözeltilerden oluşmuş maden.

Eşoluşumlu maden yatağı : İçinde bulunduğu kayaçlarla özdeş zamanda oluşmuş cevher yatağı.

Kalıntı maden yatağı : Ayrışım ya da yıkanma süresinde, kayaçlardan kimi bileşiklerin kaldırılması sonucunda, değerli cevherin derişmesi ile oluşmuş maden yatağı.

Lığlı maden yatağı : Akarsuyun içinde bulunan değerli mineral parçacıklarıyle çökelttiği bir kalıntı maden yatağı.

Madek : [Bakınız: medek]. [Bakınız: medek-6]. Dişi manda. Manda yavrusu, malak.

Madelet : Arapça kökenli Muâdelet: muadelet. Adalet, doğruluk.

Madelye : Madalya.

Maden baş : Ciritin koni, biçiminde madensel ucu.

Maden bilimsel : Maden bilimi ile ilgili.

Maden çağı : Tarih öncesi zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmağa başlandığı zaman kesimine verilen ad.

Maden çıkarma : Madeni yeraltından yeryüzüne çıkarma eylemi; maden işleyiminin başlıca evresi.

Maden görüntülük : Madensel taneciklerle sıvanmış sinema görüntülüğü.

Maden işleyimi : Yeraltı kaynaklarını işleyerek kendine özgü uygulayımla tüketime hazır duruma getirmeyi amaçlayan ağır işleyim kolu.

Maden kapaklar : Diskin ağırlık düzenlemesini yapmak için kullanılan maden plaka.

Maden kesen damarı : Katmanlı bir yapının içine, zor kullanarak girmiş sıvı durumdaki magmasal maden damarı.

Maden mobilya : Demir, çelik, alüminyum ve benzerleri madenlerden yapılan mobilya.

Maden para : Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para.

Maden vergisi : Çıkarılan madenlerden bir belirli ölçülere göre alınan vergi.

 

Maden yatakları bilimi : Maden yataklarının oluş zamanını, bölgeyle ve kayaç bilgisiyle ilgili oluşumunu inceleyen uygulamalı yerbilim dalı.

Maden yerbilimi : Maden yataklarını ve bunların madencilikle olan ilgilerini araştıran uygulamalı yerbilim dalı.

Maden yığışımı : Çeşitli parçada çakıl kayaç bileşimiyle sertleşmiş dağ eteği çökeltileri.

Madenboyu : Hatay ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Madendere : Erzincan kenti, Gümüşakar nahiyesine bağlı bir yer.

Madeni : Madensel, madenle ilgili.

Madeni paralar : Madenden yapılmış paralar.

Madeni yün : Maden yünü.

Madenis : Maydanoz.

Madenköprübaşı : Erzurum şehrinde, İspir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Madenköy : Artvin ilinde, Meydancık nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Bursa şehrinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kütahya kenti, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Niğde şehrinde, Çiftehan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Ordu ilinde, Çatalpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Siirt ili, Şirvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Hafik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, İmranlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Yomra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Madenler : Afyon şehrinde, Evciler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya şehri, Dokurcun bucağına bağlı bir yer. Zonguldak ilinde, Perşembe bucağına bağlı bir yer.

Madenli : Adana kenti, Aladağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çankırı ilinde, Kurşunlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehrinde, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta şehri, Gelendost belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Seydişehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Rize kenti, Çayeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Gedikbaşı nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Madenmezarı : Balıkesir şehri, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yer.

Madensel boya : (Resim) Sucamı tekniğinin geliştirilmiş bir türü.

Madensel boyaözü : Yağ ya da öteki boya sıvılarına karıştırıldığında, boyaya rengini veren madensel özdek.

Madensel gereç : Ağaç eşyanın genellikle devinen elemanlarının açılıp kapanmasını, ya da daha güzel görünmesini sağlayan, demir, bakır, pirinç ve benzerleri madenlerden yapılma eklentiler.

Madensel yağ : İşlenmemiş yeryağının ağır molekül yapılı bölümlerinden elde edilen ve kimi katkılarla kullanıma daha uygun duruma getirilen yağlama yağı.

Madenselleşme : Madenselleşmek durumu.

Madenselleşmek : Madensel özellik kazanmak.

Madenşehri : Karaman kenti, Kılbasan bucağına bağlı bir bölge.

Madenyolu : Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Para basımında maden değeri eşitliği : Para basımında aynı değerli madeni kabullenen iki devlet parasında bulunan madenler değeri, oranı.

Ready made : (Resim) Kullanıldığı yerden uzaklaştırılıp sergilenecek sanat nesnesi özelliği kazandırılmış eşya.

Sıcak su maden yatakları : Magmadan gelen sulu çözeltilerden türemiş maden yatakları grubu.

Suni maden suyu : Saf suyun veya içinde tuzlar çözündürülmüş suların karbondioksitle doyurulmasıyla elde edilen su, yapay maden suyu.

Tek maden ölçüsü : Üstün özelliği olan madenlerden altın ve gümüşü para değerine temel alan yöntem.

Tek maden para yöntemi : Sadece altından ya da gümüşten ya da benzeri bir madenden olmak üzere tek madenden para yapımı yöntemi.

Tek maden sistemi : Dolaşımdaki para biriminin belirli ağırlık ve ayardaki tek bir değerli madene bağlandığı para sistemi. karşılığı çift maden sistemi.

Üfürük maden yatağı : Yer yüzeyinde magma gazlarından türemiş maden.

Üstoluşumlu maden yatağı : İçinde bulunduğu kayaçların oluşundan sonra ortaya çıkmış filiz yatağı.

Yapay maden suyu : Suni maden suyu.

Çıplak maden : Tamamen saf durumda, içinde hiçbir yabancı madde bulunmayan maden.

Ergimiş maden : Sıvı duruma gelmiş maden.

Kırmız madeni : Madenkırmız.

Madem : "Değil mi ki, -diği için, -diğine göre" anlamlarında sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz, mademki.

Mademki : Madem.

Maden : Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral. Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş ya da parası elinden kolaylıkla alınan kimse. Bu mineralden yapılmış. Uyuşturucu, esrar, eroin. Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak. Metal. Maden ocağı veya maden işletmesi. Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.

Maden bilimi : Mineral bilimi.

Maden cevheri : İçindeki maden oranı işletilmeye elverişli miktarda olan filiz, maden filizi.

Maden damarı : Maden cevherinin yoğun olarak bulunduğu bölüm.

Maden devri : Tarihten önceki zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmaya başladığı zaman dilimi.

Maden filizi : Maden cevheri.

Maden gazı : Madende oluşan gaz.

Maden kirası : Maden işletilsin veya işletilmesin devlete verilen para.

Maden kömürü : Taş kömürü.

Maden kuyusu : Maden ocağı.

Maden mavisi : Kül rengine çalan parlak mavi. Bu renkte olan.

Maden ocağı : Kazılarak maden cevheri çıkarılan yer.

Maden sodası : Maden suyu içine sıkıştırılmış gaz doldurulduktan sonra elde edilen şişe suyu.

Maden suyu : İçinde erimiş mineraller bulunan ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kaynak suyu.

Maden yatağı : Maden filizi katmanlarının bulunduğu alan.

Maden yünü : Yalıtkan olarak kullanılan bir madde, madenî yün.

Madenci : Maden işleten kimse. Maden ocaklarında çalışan işçi.

Madencilik : Yer altındaki madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin bütünü. Madencinin yaptığı iş.

Madeni para : Altın, gümüş, bakır, bronz, alüminyum vb. maddelerin alaşımından yapılmış olan para, demir para.

Madeni yağ : Madensel ürünlerden elde edilen yağ.

Madenkırmız : Antimon birleşimlerinden kırmızı renkte bir madde, kırmız madeni.

Madensel : Madenle ilgili veya madene özgü olan, madenî, metalik. Madenden yapılmış.

Madensi : Madene benzeyen, madeni andıran, maden gibi, madenimsi. Metalsi.

Mader : Ana, anne.

Maderşahi : Anaerkil.

Maderşahilik : Anaerkillik.

Maderzat : Anadan doğma.

Diğer dillerde Maddi olmayan varlıklar anlamı nedir?

İngilizce'de Maddi olmayan varlıklar ne demek ? : intangible assets, incorporeales goods