Manses türkçesi Manses nedir
- Papaz evi.
- Papaz lojmanı.
Manses ingilizcede ne demek, Manses nerede nasıl kullanılır?
Manse : Papaz evi. Papaz lojmanı.
Manservant : Uşak. Erkek uşak. Hizmetkar.
Le mans : Orta fransa'da bir şehir.
Mans : Adam atamak. Adam yerleştirmek.
Mansard : Dam bacası. Dik çatı. Mansart çatı.
Manslaughter : Kasıtsız adam öldürme. Öldürme (kazara). Adam öldürme. Kasıtsız öldürme. Kazara adam öldürme. (kasıtsız) adam öldürme. Önceden tasarlamadan adam öldürme. Kasıtsız cinayet.
Mansion : Kaşane. Konak. Köşk. Büyük konak. Mansiyon. Malikane. Yalı. Orta çağ oyunlarında yan yana kurulan en çok da roman memleketlerinde önü açık kulübeler (bk. evler, simültane sahne.). İlk kez ortaçağ'ın dinsel oyunlarıyla ortaya çıkan, seyirciye göre solda cennet, sağda cehennem olmak üzere, bu iki uç kavram arasındaki yerleri aynı oyun alanı üzerinde, yerleşik biçimde kapsayan sahne türü.
Manslayer : Cani. Katil. Kazara adam öldüren kimse. Kasıtsız öldüren kimse.
Mansholt plan : Mansholt planı. Avrupa topluluğu tarım kesiminde işletme ölçeğinin büyütülmesini, on yıl içerisinde on milyonluk tarımsal işgücünün yarıya indirilmesini ve tarımsal üretim alanlarının beş milyon hektar azaltılmasını içeren, 1968 yılında avrupa ekonomik topluluğu tarım komisyonu ikinci başkanı sicco mansholt tarafından hazırlanan ve kısmen uygulama alanı bulabilen ilk tarım reformu planı.
Manslaughters : Kasıtsız öldürme. Adam öldürme. Kasıtsız cinayet. Önceden tasarlamadan adam öldürme. Kazara adam öldürme. Öldürme (kazara). (kasıtsız) adam öldürme.
İngilizce Manses Türkçe anlamı, Manses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Manses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Form : Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Şekil vermek. Yapmak. Şekillendirmek. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Davayı gören yargılık. Oluşturmak. Biçimlendirmek. Düzenlemek. Şekillenmek.
Wise : Bilgili. Bilge. Mahir. Akıllıca. Tarz. Alim. Hikmet sahibi. Usul. Suret. Akıllı.
Presbytery : Papazlara özel bölme. Presbiteryen kilisesi yönetim kurulu.
Mass defect : Bir çekirdeği oluşturan çekinciklerin toplam kütlesinden, çekirdeğin gerçek kütlesinin çıkarımı. Kütle noksanı. Kütle eksiği. Çekirdeği oluşturan nükleon kütleleri toplamı ile çekirdek kütlesi arasındaki fark. Kütle açığı. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Critical mass : Yeterli çoğunluk. Dönüşül kütle. Eşik kütlesi. Kritik kitle. Bölünür çekirdeklerin kendiliğinden zincirleme bölünme tepkimesine girebilmeleri için gerekli olan en küçük kütle. Kritik kütle. Zincirleme reaksiyonun meydana gelmesi için gerekli olan nükleer yakıt kitlesi (fizik). Bir nükleer zincir tepkimesinin oluşabilmesi için gerekli olan nükleer yakıt kütlesi. Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kendi kendine bir zincir tepkileşimi sürdürmeye yeterli ışımetkin özdek tutarı.
Life style : Yaşam stili. Yaşam tarzı. Yaşam biçimi.
Biomass : Canlı kütle. Bioyakıt. Dirim kütle. Canlılar yoğunluğu. Belli bir yetişme alanındaki canlı varlıkların miktarı. Bir organizmanın belirlenmiş bir alan birimindeki toplam ağırlığı. Organizmaların belirlenmiş bir hacim birimi olarak toplam hacmi. Biokütle. Biyokütle. Biyolojik kütle.
Bulk : Hantal gövde. Ekseriyet. Sindirim sistemini mekaniksel olarak dolduran, hayvana tokluk hissi veren, kuru maddesinde % 18den fazla ham selüloz içeren saman, kavus ve kabuklarla koçanlar. Büyütmek. Toplu. En önemli kısım. Bilgisayar, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şişirmek. Esas kısım. Hacim.
Idiom : Deyiş. Lehçe. Tabir. Ağız. Dil (bir gruba özgü). Şive. Karakteristik stil. İdyom. Deyim.
Manses synonyms : relativistic mass, mass energy, mass deficiency, gravitational mass, fundamental measure, artistic style, fundamental quantity, inertial mass, parsonage, vicarage, response, signature, drape, molecular weight, lifestyle, relative atomic mass, relative molecular mass, property, style, vicariates, way, manse, vicarages, fit, physical property, setup, rest mass, fashion, atomic weight, touch, mode, parsonages, modus vivendi.
Manses zıt anlamlı kelimeler, Manses kelime anlamı
Courtesy : İltifat. İncelik. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Sarayda görgü kuralları. Nezaketen parasız verilen şey. Hürmet. Nezaket. Teveccüh. Kibarlık. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi.
Discourtesy : Nezaketsizlik. Saygısızlık. Kabalık.
Formality : Resmiyet. Resmilik. Biçinti. Muamele. Tören. Adet. Samimiyetsizlik. Usul. Teklif. Formalite.
Manses antonyms : informality, clergy.

Bu kısımda Manses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Manses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Manses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Manses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.