Mans türkçesi Mans nedir

  • Adam atamak.
  • Adam yerleştirmek.

Mans ile ilgili cümleler

English: A manservant is a man who works as a servant in a private house.
Turkish: Bir uşak özel bir evde bir hizmetçi olarak çalışan adamdır.

English: Ali has been acquitted of manslaughter.
Turkish: Ali adam öldürmekten berat etti.

English: Ali is serving a ten-year sentence for manslaughter.
Turkish: Ali kazara adam öldürme için on yıl hapis cezası çekiyor.

English: Ali lives in a mansion.
Turkish: Ali bir malikanede yaşıyor.

English: After a lengthy trial, the woman was sentenced to 5 years in prison for involuntary manslaughter.
Turkish: Uzun bir duruşmadan sonra, kadın kasıtsız adam öldürmekten beş yıl hapse mahkûm edildi.

Mans ingilizcede ne demek, Mans nerede nasıl kullanılır?

Le mans : Orta fransa'da bir şehir.

Mansard : Mansart çatı. Dik çatı. Dam bacası.

Mansard roof : Mansart çatı. Mansart. Eğimi az ve tepesi dik çatı. Mansart çatısı. Kırık çatı.

Mansards : Mansart çatı. Sağrılı çatı.

Manse : Papaz lojmanı. Papaz evi.

Manservant : Uşak. Hizmetkar. Erkek uşak.

Manslayer : Katil. Kazara adam öldüren kimse. Kasıtsız öldüren kimse. Cani.

Manslayers : Cani. Kasıtsız öldüren kimse. Katil. Kazara adam öldüren kimse.

Mansholt plan : Avrupa topluluğu tarım kesiminde işletme ölçeğinin büyütülmesini, on yıl içerisinde on milyonluk tarımsal işgücünün yarıya indirilmesini ve tarımsal üretim alanlarının beş milyon hektar azaltılmasını içeren, 1968 yılında avrupa ekonomik topluluğu tarım komisyonu ikinci başkanı sicco mansholt tarafından hazırlanan ve kısmen uygulama alanı bulabilen ilk tarım reformu planı. Mansholt planı.

 

Manski maximum score estimator : Manski ençok puan tahmincisi.

İngilizce Mans Türkçe anlamı, Mans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Numerousness : Çeşitlilik. Kalabalık. Sayı olarak çok olma. Çokluk. Sayı olarak çokluk.

Cannoneer : Bir topu ateşleyen kimse. Top numara eri. Topçu.

Bluejacket : Gemici. Bahriye eri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Bahriyeli.

Occupier : Sakin. Kullanan. İşgal eden. Bir yerde oturan kimse. Mukim. Oturan.

Gunner : Sürekli şut denemesi yapan oyuncu. Hiç pas vermeyip topu hep kendi kullanan “bencil” oyuncu. Topçu. Topçu zabiti. Topçu subayı. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Nişancı. Avcı.

Devil dog : Bileşik devletler bahriyelisi. American marine corps (amerikan bahriye birliği) üyesi.

Voluntary : İradi. Gönüllü. İsteyerek yapılan. Fahri. Özgür iradeli. Kendiliğinden yapılan. İstençli. İstemli hareket. İstemli. Kasıtlı.

Commando : Komando birliği. Komando.

Force : Zorlama. Zorlamak. Cebir. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Baskı yapmak. Turfanda yetiştirmek. Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mecbur etmek. Kuvvet.

 

Officer : Subayları atamak. Yetkili. Makam sahibi. İdare etmek. Memur. Polis memuru. Sakçı memuru. Görevli. Komuta etmek. Subay.

Mans synonyms : navy man, vet, shipboard soldier, many another, military group, many an, veteran, enlisted person, trained worker, air force officer, leatherneck, machine gunner, military unit, numerosity, volunteer, noncombatant, skilled workman, military volunteer, military man, serviceman, man, military force, some, umpteen, galore, umteen, ranger, sailor boy, military personnel, ex serviceman, numerous, inductee, artilleryman.

Mans zıt anlamlı kelimeler, Mans kelime anlamı

Few : Az. Bazıları. Az miktar. Kıt. Havadan önlemede. Yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod. Sayıca az. Az bulutlu. Azıcık. Birkaç.

All : Alayı. Ne var ne yoksa. Hep. Tümünü. Tümü. Hepsi. Tümüyle. Bütün. Berabere. Her.

Fewer : Daha küçük bir miktar. Az. Daha az.

Mans antonyms : no, draftee, volunteer, civilian.