Marcasite türkçesi Marcasite nedir

  • Markazit.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Demir sülfit.
  • Mineral. (fes2; metalimsi parıltı, sarı, çoğunlukla bir oksidasyon zarı ile kaplı; çizgi, yeşilimsi kara; sertlik 6-6.5, özgül ağırlık 4.8-4.9; rombusal.).
  • Akpirit.

Marcasite ingilizcede ne demek, Marcasite nerede nasıl kullanılır?

Demarcate : Sınırlarını işaretlemek. Sınırını çizmek. Ayırmak. Sınır çekmek.

Demarcated : Ayırmak. Sınır çekmek. Sınır çizilmiş veya çekilmiş.

Demarcates : Sınır çekmek. Ayırmak. Sınırlarını işaretlemek.

Demarcating : Ayırmak. Sınır çekmek.

Demarcation : Demarkasyon. Çizgi. Sınır. Hudut. Sınırını belirleme. Ayırma. Sınır çizme. Hudut çizme. Sınırlarını belirtme. Sınır çekme.

Demarcators : Sınırlar çizen kişi ya da şey. Sınırlar çizen kimse veya şey.

Demarcation point : İki ayrı birimin iletişim aygıtlarının buluştuğu nokta (örneğin, telefon makinesinin telefon şirketi hattına bağlanma noktası). Sınır noktası.

Demarcations : Sınırlarını belirtme. Demarkasyon. Sınır. Hudut. Çizgi. Hudut çizme. Sınır çekme. Sınır çizme. Ayırma. Sınırını belirleme.

Demarcator : Sınırlar çizen kişi ya da şey. Sınırlar çizen kimse veya şey.

Line of demarcation : Sınır çizgisi. Sınır. Yetki sınırı.

İngilizce Marcasite Türkçe anlamı, Marcasite eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Marcasite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Adventive cone : Ek koni. Parazitik koni. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Parasitic plant : Asalak bitki.

Ectozoon : Ektozoa (bulunduğu vücudun üzerinde yaşayan parazit). Dış asalak.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Epizoon : Dış parazit hayvancık. Epizoon. Deri üzerinde yaşayan hayvansal parazit. Dış asalak.

Organism : Ayrı ayrı organlar ile hayali olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Oluşum. Organizma. Canlı varlık. Yaşamsal işlevlerini devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. Uzviyet. Yapı. Örgüt. Örgenlik.

 

Marcasite synonyms : endozoan, entoparasite, ectozoan, after shock, endoparasite, abysal environment, entozoan, entozoon, alkali rocks, absolute age, follower, epizoan, acid fumarole, sponger, being, agricultural geology, sponge, ectoparasite, leech, algonkian, abyss, advance of aglacier, adjacent rock.

Marcasite zıt anlamlı kelimeler, Marcasite kelime anlamı

Host : Mihmandar. Ağırlamak. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. Evsahipliği yapmak. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ev sahibi. Konakçı. Bir parazitin veya enfeksiyöz etkenin hayatının tümünü veya bir kısmını içerisinde veya üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını veya korunmasını sağladığı hücre veya organizma. enfekte olmuş canlı. Anasistem. Sunuculuk yapmak.

Leader : Lider. Bando şefi. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Öncü. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Başkan. Önayak. Baş. Önder.

Marcasite ingilizce tanımı, definition of Marcasite

Marcasite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sulphide of iron resembling pyrite or common iron pyrites in composition, but differing in form. White iron pyrites.