Demarcated türkçesi Demarcated nedir
- Ayırmak.
- Sınır çizilmiş veya çekilmiş.
- Sınır çekmek.
Demarcated ingilizcede ne demek, Demarcated nerede nasıl kullanılır?
Demarcate : Ayırmak. Sınırını çizmek. Sınır çekmek. Sınırlarını işaretlemek.
Demarcates : Ayırmak. Sınırlarını işaretlemek. Sınır çekmek.
Demarcating : Ayırmak. Sınır çekmek.
Demarcation : Sınır çekme. Hudut. Çizgi. Sınır çizme. Sınır. Sınırlarını belirtme. Sınırını belirleme. Hudut çizme. Demarkasyon. Ayırma.
Demarcation line : Siyasal yetki ve yönetim hakları ayrı devletleri ilgilendiren bölgeleri birbirinden ayırmak için, geçen yüzyıllarda kullanılmış olan bir sınır türü. Demarkasyon çizgisi. Yetki sınırı. Sınır çizgisi.
Demarche : Diplomatik hareket. Siyasi atılım. Diplomatik teşebbüs. Demarş. Diplomatik girişim. Girişim.
Demarc : Sınır belirleme noktası. Demarcation point (sınır noktası). İki ayrı öğeden oluşan iletişim aygıtlarının birleşme noktası (örneğin, bir evin telefon donanımının telefon şirketinin kablolarına bağlandığı nokta). Birleşme noktası. Buluşma noktası. Elektronik devrelerde sorumluluk alanı sınırlandırıcısı. Sınır noktası.
Demarcative : Sınırlayıcı.
Demarch : Belediye reisi. Muhtar. (özellikle yunanistan'da) ilçe yöneticisi.
Demarcation point : İki ayrı birimin iletişim aygıtlarının buluştuğu nokta (örneğin, telefon makinesinin telefon şirketi hattına bağlanma noktası). Sınır noktası.
İngilizce Demarcated Türkçe anlamı, Demarcated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Demarcated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appropriates : Tensip etmek. El koymak. Mülk edinmek. Kendine maletmek. Üstüne oturmak. İç etmek. Sahipsiz birşeyi almak. Münasip. Uygun. Özelleştirmek.
Severalize : Ayırt etmek. Ayrım yapmak.
Allocates : Paylaştırmak. Bölüştürmek.
Limit : Sınır koymak. Hasretmek. Sınır. Sürekli, sonsuz bir değişmenin en son varacağı yer. Erey. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Kısıtlamak. Sınırlamak. Sınırlandırmak.
Circumscribe : Çemberlemek. Kısıtlamak. Sınırlamak. Etrafına bir şekil çizmek (silindir içine çizilen üçgen vb). Çevrelemek. Çevresini çizmek. Daire içine almak. Etrafını çizmek. Etrafına daire çizmek.
Abstracts : Aşırmak. Özetlemek. Özet çıkarmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Soyutlamak. Bildiri özetleri. Çalmak.
Allocated : Tahsis edilmiş. Bölüştürmek. Paylaştırmak. Ayrıldı. Ayrılmış.
Separate : Dağılmak. Ayrışmak. Ayrı. Ferdi. Tecrit etmek. Çıkmak. Müstakil. Kopmak. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrıbasım.
Tell apart : Ayırt etmek. Birbirinden ayırmak. Parça parça konuşmak. Farkını söylemek. Ayırdetmek.
Demarcated synonyms : severalise, secernate, allocate to, delimit, tell, abstract, demarcate, allowing, differentiate, secern, appropriate, confine, allotting, allows, allocating, delimitate, demarcates, appropriated, allots, demarcating, allocate, distinguish, allow, allot.

Bu kısımda Demarcated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Demarcated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Demarcated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Demarcated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.