Marriages türkçesi Marriages nedir
Marriages ile ilgili cümleler
English: About three out of every four marriages end in divorce.
Turkish: Yaklaşık olarak her dört evlilikten üçü boşanmayla sonuçlanmaktadır.
English: I've already gone through several marriages, but none of them gave me the happiness I deserve.
Turkish: Daha önce birkaç evlilik geçirdim ama onlardan hiçbiri bana hakettiğim mutluluğu vermedi.
English: What percentage of marriages end in divorce?
Turkish: Evliliklerin yüzde kaçı boşanmayla sona erer?
English: Compared with those in America, Japanese marriages rarely end in divorce.
Turkish: Amerika'dakilerle karşılaştırıldığında, Japon evlilikleri nadiren boşanmayla sonuçlanıyor.
English: I think the number of common-law marriages is on the rise.
Turkish: Nikahsız evliliklerin sayısının arttığını düşünüyorum.
Marriages ingilizcede ne demek, Marriages nerede nasıl kullanılır?
Marriages are made in heaven : Evlilik kutsaldır.
Intermarriages : Yabancı ile evlenme. Yakın akrabalar arasında evlenme. Akraba evliliği. Aynı kabileden veya gruptan birisiyle yapılan evlilik. Yakın akrabalar arasında yapılan evlilik. Farklı ırklara mensup insanların evlenmesi.
Mismarriages : Yanlış evlilik. Uygunsuz evlilik.
Remarriages : Yeniden evlenme. Tekrar evlenme. İkinci evlilik.
Marriage bed : Gelin yatağı. Gerdek yatağı.
Marriage certificate : Evlenme belgesi. Evlenme cüzdanı. Evlenme kağıdı. Evlilik cüzdanı. Nikah cüzdanı.
Marriage expenses : Evlilik masrafları.
Marriage license : Evlilik izni. Evlenme izin kağıdı. Evlenme izni. Evlilik cüzdanı.
Marriage contract : Sözlenme. Evlilik akdi. Nişanlanma. Nikah. Evlenme mukavelesi. Evlenme sözleşmesi. Evlilik anlaşması.
Marriage ceremony : Nikah töreni. Düğün.
İngilizce Marriages Türkçe anlamı, Marriages eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Marriages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conjugal : Karıkocalığa ait. Karı kocaya ait. Evlilikle ilgili. İzdivacı. Karı kocalığa ait. Evliliğe ait. Evlilik ile ilgili.
Sponsal : Balayı. Düğün.
Espousals : Kabullenme. Benimseme. Taraftarı olma. Destekleme. Kabul. Nişanlama. Nişan. Nişanlanma.
Partner : Arkadaş. Şirket sermayesine katılan kişi. Ortak olmak. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Paydaş. Eş. Yarıcı. Şirket. Hayat arkadaşı. Erkek arkadaş.
Mixed marriage : İki farklı ırktan kimselerin evlenmesi. Yabancı ile evlilik. Başka dinden biri ile evlilik.
Conjugation : Eylem çekimi. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla dna değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb. Konjugasyon. Çekim. Konjugasyon. Birleşme. Mantıksal çarpım. Tasrif.
Intermarriage : Yabancı ile evlenme. Farklı ırklara mensup insanların evlenmesi. Yakın akrabalar arasında evlenme. Akraba evliliği. Yakın akrabalar arasında yapılan evlilik. Aynı kabileden veya gruptan birisiyle yapılan evlilik.
Officiant : Vaftiz gibi törenleri yöneten din görevlisi. Dini törene başkanlık eden kimse. Papaz.
Espousal : Taraftarı olma. Bir düşünceyi destekleme. Nişanlama. Nişan. Nişanlanma. Destekleme. Kabullenme. Kabul.
Match : Maç. Alıştırmak. İki takım arasında birbirini yenmek gereğiyle yapılan yarışmaların tümü. Eş. Uymak (birbirine). Uymak. Akran. Eşleştirmek. Kaşılaşma (takım karşılaşması). Birleştirmek.
Marriages synonyms : cuckoldom, family unit, inmarriage, common law marriage, spousal relationship, open marriage, sigeh, monogamousness, monandry, matrimony, hymens, marriage contract, bigamy, marriage, monogamy, nuptial, officiants, marriage of convenience, double harness, endogamy, hymen, polygamy, better half, mate, conjugality, wedlock, union, weddings, spousal, getting married, married person, spousals, spouse.
Marriages zıt anlamlı kelimeler, Marriages kelime anlamı
Endogamy : İçevlilik. İç evlilik. İçerden evlenme. Evlenecek kimsenin, eşini, üyesi bulunduğu topluluğun içinden seçmesi kuralını temel alan evlilik düzeni. Aynı ana babadan meydana gelen gametlerin birleşerek zigotu oluşturması. Aile içi evlilik. Yalnız aynı boy, köy, oymak ya da başka tür bir toplumsal kümenin üyeleri arasında evlenmelere izin veren aile düzeni. Bir toplumu oluşturan sınıf, kast ya da altkültür birimleriyle boylarda bireylerin, birtakım dinsel büyüsel ve geleneksel nedenlerle, yalnız üyesi bulundukları topluluk içinde evlenmelerini zorunlu kılan evlenme türü. bk. sınıf, altkültür, boy. krş. dışevlilik. İçten evlenme.
Exogamy : Dış evlilik. Dışardan evlenme. Dışarıdan evlenme. Dışevlilik. Eksogami. Egzogami. Aile dışından evlilik.
Gracefulness : İncelik. Zarafet. Zariflik. Nezaket.
Marriages antonyms : awkwardness.

Bu kısımda Marriages kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Marriages ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Marriages anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Marriages ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.