Düğün nedir, Düğün ne demek

"Düğün" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Babam düğünün savaştan sonraya kalmasını uygun görmüş." - A. Gündüz

Diğer sözlük anlamları:

Düğüm, ukde

Düğün hakkında bilgiler

Düğün, bir çiftin ebedi beraber yaşama kararını, tanıdıkları ve dostları ile birlikte kutladıkları eğlence.

Dünya'nın her yerinde, farklı kültürlerde farklı şekilde gerçekleşir. Hep aynı kalan en önemli noktaları, beraber yaşamayı karar vermiş çiftin artık birbirlerine ait olduğunu gösteren sembollerin önemli bir rol oynamasıdır. Ayrıca çiftin velilerinin, bu beraberlik ile memnun olduklarını göstermeleri de her kültürde önemlidir ve evlilik iki kişinin ortak kararı olup bir toplumun çoğalıp gelişmesine ve büyümesine zenginleşmesine destek olur. Türk toplumunda "evlilik" denilince, düğün, nikah, ve kına geceleri gelir.

Düğün ile ilgili Cümleler

  • Düğün gününde öğretmenimizin evine vardık.
  • O güzel bir düğün olmasını istedi.
  • Bu düğün günlerinde mutlu bir çiftin resmi.
  • Düğün bir 17.yüzyıl kilisesinde düzenlenecek.
  • Ali ve Mary'nin düğününde olmayı planlıyor musun?
  • Hasan'ın babası düğüne katıldı.
  • Ali ve Mary'nin düğününde olacak mısın?
  • Tom'un düğününe gidecek misin?
  • Düğün geçen hafta düzenlendi.
  • Düğün gününde Mustafa Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.
  • Düğün cumartesi günü gerçekleşecek.
  • Ali ve Mary'nin düğününe gidiyor musun?
  • Düğün günlerinde çok duygular hissettiler.
  • Düğün ertelendi.
 

Düğün kısaca anlamı, tanımı:

Eğlence : Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

Düğün aşıyla dost ağırlanmaz : "ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır" anlamında kullanılan bir söz.

Düğün bayram etmek : Çok sevinmek, neşelenmek.

Düğününde kalburla su taşımak : Bir yardımına karşılık olarak bekâr bir kimseye çok büyük bir yardımda bulunma sözü vermek.

Düğün alayı : Düğüne katılanların çalgı eşliğinde hep birlikte yürümesiyle oluşan topluluk.

Düğün çiçeği : Düğün çiçeğigillerin örnek bitkisi, turnaayağı, sütlüce (Ranunculus).

Düğün çorbası : Et, un, yoğurt katılarak özellikle düğünlerde yapılmış olan ve üzerine kızgın yağ dökülen bir çorba türü.

Düğün dernek : Evlenme dolayısıyla yapılmış olan kutlama töreni ve eğlence.

Düğünevi : Düğün yapan aile.

Düğün hamamı : Düğünden bir gün önce gelin ve yakınlarının hamama giderek eğlenmeleri.

Düğün pilavı : Düğünlerde özel olarak pişirilen pilav.

Düğün salonu : Kiralanarak içinde eğlence ve toplantı yapılmış olan salon.

Düğün yahnisi : Hafifçe kavrulan bol soğan içinde kemikli kuzu etinin ağır ateşte pişirilmesiyle hazırlanan, az sulu yemek türü.

 

Sünnet düğünü : Erkek çocukların sünneti sırasında yapılmış olan eğlence.

Düğün çiçeğigiller : İki çeneklilerden, bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan bir familya.

Düğün değil bayram değil eniştem beni niye öptü : Gösterilen yakınlığın, iltifatın gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde söylenen bir söz.

Düğün dernek hep bir örnek : Olayların veya yapılmış olan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.

Düğün olur iki kişiye kaygısı düşer deli komşuya : "akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar" anlamında kullanılan bir söz.

Düğün pilavıyla dost ağırlamak : Başkasının kesesinden veya elinden ikramda bulunmak.

Düğüncü : Düğün sahibi, toycu. Düğün çağrıcısı. Düğüne katılan kimse.

Düğüncübaşı : Düğünü yöneten kimse.

Düğünevi gibi : Sevinçli ve telaşlı bir kalabalık bulunan (yer).

Düğünsüz : Düğünü olmayan. Düğün olmadan, düğün yapmadan.

Abdal düğünden çocuk oyundan usanmaz : "bir kimse sevdiği işi sürekli olarak yapmaktan bıkmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Dilenciye borçlu olma ya düğünde ister ya bayramda : "çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

El ile gelen düğün bayram : "herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır" anlamında kullanılan bir söz.

Gökyüzünde düğün var deseler kadınlar merdiven kurmaya kalkar : "kadınların düğün ve eğlence için katlanamayacakları fedakârlık yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Harman yel ile düğün el ile : "her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kambersiz düğün olmaz : Her toplantıda veya her işin içinde bulunmak merakında olanlar için yarı sitem, yarı şaka olarak söylenen bir söz.

Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.

Sünnet : Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi. Sünnet düğünü. Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Tören : Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni. Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim.

Cemiyet : Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk. Dernek. Düğün. Yüksek sosyete. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Toplum.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Kutlamak : Mutlu bir olaya sevinildiğini söz, yazı veya armağanla anlatmak, tebrik etmek. Önemli bir olayın gerçekleşmesinin yıl dönümü dolayısıyla tören yapmak, tesit etmek.

Çift : Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Küçük maşa veya cımbız.

Düğün çiçekleri : Su üstü, su altı, yüzen bitkiler olup, aynı zamanda nemli topraklar üzerinde sürünücü bitki olarak da gelişen makroskobik su bitkileri.

Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü : gösterilen yakınlığın, iltifatın gizli bir nedeni olduğu düşünüldüğünde söylenen bir söz.

Düğün dernek, hep bir örnek : olayların veya yapılan işlerin hep birbirine benzediğini anlatan bir söz.

Düğün deyişi : Bir düğün dolayısıyla, yeni evlileri övmek için yazılan koşuk. Eskiden bu konuda yazılan kasidelere Sûrname veya Sûriye denirdi.

Düğün dileği : Nişandan sonra düğün gününü kararlaştırmak için erkek evinden kız evine gelen büyüklerin kızın büyükleri ile konuşması.

Düğün dutmak : Davullu zurnalı düğünü başlatmak

Düğün okuyucu : Misafirleri düğüne davet eden kimse.

Düğün olur iki kişiye, kaygısı düşer deli komşuya : “akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar” anlamında kullanılan bir söz.

Düğün otu : Yara işletmekte kullanılan yapraksız, dut gibi taneleri olan bitki

Düğün yaprağı : Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot.

Diğer dillerde Düğün anlamı nedir?

İngilizce'de Düğün ne demek? : adj. sponsal

n. nuptials, wedding, bridal, nuptial

Fransızca'da Düğün : mariage [le], noce [la]

Almanca'da Düğün : n. Hochzeit

Rusça'da Düğün : n. свадьба (F), празднество (N)

adj. свадебный