Meiospore türkçesi Meiospore nedir

  • Mayospor.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Mayosporangiyumda oluşan tek çekirdekli haploit spor.

Meiospore ingilizcede ne demek, Meiospore nerede nasıl kullanılır?

Meiosporangium : Mayosporangiyum. Haploit zoosporlar meydana getiren kalın duvarlı diploit sporangiyum.

Meioses : İyileşme. Az gösterme. Eşeyli bölünme. Mayoz bölünme. Mayoz. Meyoz. Yarılanımlı çoğalma.

Meiosis : Mayoz. Meyoz. Eşeyli bölünme. Az gösterme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veya somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi. redüksiyon bölünmesi, indirgeme bölünmesi. İndirgenme bölünmesi. Mayoz bölünme. Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veye somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi, indirgeme bölünmesi, indirgenme bölünmesi, mayotik bölünme, mayoz bölünme, redüksiyon bölünmesi. Redüksiyon bölünmesi.

Meiosis reduction : Mayoz. Mayoz bölünme.

C meiosis : C mayoz. Kolkisin kullanılarak mayoz bölünmenin durdurulması.

Ameiosis : Amiyoz. Cinsiyet hücrelerinde bölünme kusuru (biyoloji terimi).

İngilizce Meiospore Türkçe anlamı, Meiospore eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Meiospore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Macrospore : Makrospor.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Rust : El becerisini yitirmek. Pas rengi. Pas tutmak. Tembelleşmek. Pas. Hava,nem,su ya da sulu çözeltilerin etkisiyle demir ve alaşımlarının yüzeyinde oluşan, hidroksit ve karbonatları da içeren kırmızı-kahverenkli demir oksit. Pasmantarıgillerin çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler, bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Paslandırmak. Pas lekesi olmak.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

 

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Meiospore synonyms : rust fungus, a cells, spore, abacus bodies, aardvarks, abductor muscle, abo blood groups system, a site, aardvark, abiotic factor.