Mentioning türkçesi Mentioning nedir

Mentioning ile ilgili cümleler

English: I remember mentioning it once or twice.
Turkish: Bundan bir veya iki kez bahsettiğimi hatırlıyorum.

English: Thanks for mentioning that.
Turkish: Ondan bahsettiğin için teşekkürler.

English: I don't remember you mentioning that.
Turkish: Ondan bahsettiğini hatırlamıyorum.

Mentioning ingilizcede ne demek, Mentioning nerede nasıl kullanılır?

Worth mentioning : Zikretmeye değer. Sözünü etmeye değer.

Mention diameter : Anma çap. Çelik telli halatta yuvarlak halat, yuvarlak damar ve yuvarlak telin eksenini dikey kesen bir düzlem üzerinde bulunan ve halatın, damarın ve telin çapını belirten birimi milimetre olan değer.

Mention names : İsim vermek. İsimleri vermek.

Mention value : Gerçeği tam olarak veremeyen fakat tanımlamaya yarayan değer. Anma değer.

Make mention of : Bahsetmek. Anmak. Zikretmek. Söz etmek. Sözünü etmek.

Mention : İleri sürme. -den söz etmek. Söyleme. Söz konusu etmek. Lafını etmek. Söz etmek. İma. Anmak. Adını anma. Söylemek.

Honorable mention : Teselli mükafatı. Mansiyon. Mansiyon ödülü. Şeref ödülü.

Mentionable : Kayda değer.

Did not mention : Bahsetmedi. Konuşmadı.

Above mentioned : Daha önce adı geçen. Yukarıda adı geçen. Üstte gösterilen. Yukarıda kaydedilmiş. Yukarıda sözü edilen. Yukarıda bahsedilen. Yukarıdaki.

 

İngilizce Mentioning Türkçe anlamı, Mentioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mentioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commemorates : Zikretmek. Abideleştirmek. Anmak (yıldönümü vb). Anısını kutlamak. Anısına olmak. Anma töreni. Hatırasına yapmak. Kutlamak. Anısı olmak.

Commemorate : Abideleştirmek. Hatırasına yapmak. Anısına olmak. Anma töreni. Anısını kutlamak. Zikretmek. Anısı olmak. Anmak (yıldönümü vb). Kutlamak.

Invocation : Münacat. Niyaz. Başlatma. Dua. Yakarma. Yürütme. Yalvarma.

Discourses : Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Konuşma. Konuşmak. Söylev vermek. Üzerinde durmak. Söylev. Söylemek. Söylem. Araştırma.

Bring up : Kusmak. Azarlamak. Durduruvermek. Beslemek. Terbiye etmek. Büyütmek. Bahis açmak. Çocuklardan sakınmak. Paylamak. Çocuk yetiştirmek.

Implicated : Sokmak. Töhmet altında bırakmak. İçermek. İlişiği olduğunu göstermek (suç vb). Kapsamak. Anlatılan. Karıştırmak (birini olumsuz bir şeye). Sezdirmek. İma edilen.

Talk : Konuşma biçimi. Söylemek. Hakkında konuşmak. Görüşmek. Görüşme. Konuşma. Konuşmak (bir dili). Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Laf etmek.

Give somebody to understand : Çıtlatmak.

Opine : Farzetmek. Varsaymak. Düşünmek. Düşüncelerini belirtmek. Fikrini söylemek. Fikir yürütmek. Belirtmek. Görüş belirtmek.

Mentioning synonyms : make noises about, make noises, utter, allusions, adverts, discoursed, adumbrating, cite, discoursing, celebrates, get at, commemorated, frame, connotate, citing, adverted, drive at, adumbrated, embalms, discourse, hint at, mention, alludes, reflect, talk about, treat of, depict, mentions, allude to, celebrating, give utterance to, spoken out, hint.