Mesons türkçesi Mesons nedir

Mesons ingilizcede ne demek, Mesons nerede nasıl kullanılır?

Meson field : Mezon alanı.

Chi meson : Ki mezonu. Kütlesi, esksiciğin ve önelciğin kütleleri arasına düşen temel parçacıklardan biri. Ki ortacığı. Chi ortacığı.

K meson : K-mezon. Kütlesi 966 me olan, pozitif ya da nötr yüklü ağır mezon.

Meson : Fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Eksiciklerden birkaç yüz kez daha ağır, ancak ağırcıklardan on kez daha yeğin temel tanecik türü. Ortacık. Çok kısa yaşam süreli, yüklü ya da yüksüz, spinsiz olan, kütlesi elektronla proton arasında değişen ve yüksek enerjili tepkime sırasında ortaya çıkan elemanter parçacık. Artı, eksi ya da sıfır yüklü, eksicikten 210-1000 kat büyük kütleli temel parçacık. yaşam süreleri milyonda bir saniye basamağında olan ortacıkların çekirdeği oluşturan parçacıkların bağlanmasına katkıda bulunduğu sanılmaktadır. Mezon. Elektronlardan birkaç yüz kez daha ağır ve etkinliği protonlardan on kez daha yeğin olan temel parçacık türü.

Mesonephric : Mezonefrik.

Mesonephros : Opistonefroz. Mezonefroz. Böbrek gelişiminde ikinci oluşan ve memelilerde atrofiye uğrayan orta böbrek. İkincil böbrek.

Ductus paramesonephricus : Embriyoda sölom epitelinin serbest kenarlarının olgunlaşmasıyla ortaya çıkan, yumurta yolları, kornu uteriler, uterus, serviks uteri ve vajinanın gelişmesini sağlayan kanal, paramezonefroz borucuğu. iç genital organların dişilik ve erkeklik yönünden henüz farklılaşmadığı evrede oluşan müller kanalları ileriki gelişmelerde erkeklerde testiste sertoli hücrelerinden salgılanan antimüllerian hormonun etkisiyle gelişmesi körelir. Paramezonefroz borucuğu. Müller kanalı.

 

Meso : Ara. Mercedes. Orta. İkincil. Mezo.

Mesonotum : Mezonotum. Böcek mezotoraksının (ikinci toraks segmenti) sırt bölgesi.

Mesonephridium : Bazı omurgasızlarda mezodermden gelişmiş boşaltım organı. Bazı omurgasızlarda mezodermden gelişen boşaltım organı. Mezonefridyum.

İngilizce Mesons Türkçe anlamı, Mesons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mesons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salvation : Kurtuluş. Selamet. Kurtarış. Kurtulma. Halas. Günahlardan kurtulma. Kurtarıcı. Kurtarma. Kurtarılma. Necat.

Fast track : Hızlı yarış yolu. Hızlı yol. Hızlı tren yolu.

Escape : Firar etmek. Kaçış. Aklına gelmemek. Sızıntı yapmak. Kaçıp kurtulmak. Gözünden kaçmak. Sıvışmak. Paçayı sıyırmak. Firar.

Instrument : Alet. Enstrüman. Gereç. İzleç. Vasıta. Aygıt. Belli fiziksel ya da kimyasal özellik değişimlerini ölçmeye yarayan, yalın ya da karmaşık ölçüm gereci. örn. sıcaklıkölçer, ph-ölçer. Belge. Belgit. Çalgı.

Instrumentation : Aletlerle iş yapma. Alet düzeni. Aygıt kullanma. Aygıtlama. Aletler. Enstrümantasyon. Araçlar. Kontrol aygıtları yerleştirilmesi. Orkestrasyon. Araçlama.

 

Tooth : Dişlemek. Tırtık. Pütürlü yapmak (kumaş ). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Dişle kaplamak. Pütür. Damak zevki. Diş. Diş açmak. Sert yüzey (kağıt vb.).

Desperate measure : Aşırı önlem.

Tool : Arabada gitmek. Kalem. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Oyuncak. Maşa. Aletle şekillendirmek. Alet. Arabayla götürmek. Aygıt.

Way : Başarmak. Civar. Yön. Gelenek. Usul. Yöntem. Mesafe. Durum. Davranış tarzı. Uzak mesafede.

Instrumentality : Yararlılık. Vasıta olma. Araç. Araç anlayışı. Vasıta. Aracı olma. İşe yararlık.

Mesons synonyms : open sesame, wings, stepping stone, expedient, effectuation, implementation, agency, dint, road, voice.

Mesons zıt anlamlı kelimeler, Mesons kelime anlamı

Orderliness : İntizam. Çekidüzen. Dakiklik. Düzen. Düzenlilik.

Order : Çeşit. Düze. Tür. Sıra. Havale. Emretmek. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Düzenlik. Tarikat.