Mesophyte türkçesi Mesophyte nedir

  • Suyun ne eksik ne de fazla durumda olduğu habitatlarda gelişen bitkiler.
  • Mesofit.
  • Mezofit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Mesophyte ingilizcede ne demek, Mesophyte nerede nasıl kullanılır?

Mesophyll : Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Yaprak iç dokusu. Yaprakta alt ve üst epidermisleri arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması. Mezofil.

Mesophyllum : Mezofil. Yaprak iç dokusu.

Mesophere : Ortayuvar. Yer havayuvarında katyuvarının üzerinde, sıcaklığın azaldığı, yaklaşık 60 km. ile 80 km. arasındaki katman.

Mesopherm : Mezoferm. Mısır ıslatma suyu.

Mesophil : Mezofil. Ilık ortamı seven.

Mesopic vision : Akşam görmesi. Gündüz görmesiyle gece görmesi koşulları arasındaki koşullarda görme.

Mesophile : Mezofil.

Mesopodium : Yaprak sapı. yumuşakçalarda ayağın orta kısmı. metakarpus, metatarsus. Mezopodyum.

Mesophile bacteria : Genellikle 20-45 °c’ler arasında gelişme ve üreme yeteneğine sahip, insan ve hayvanlarda hastalık oluşturan mikroorganizmaların büyük bir kısmının dahil olduğu mikroorganizmalar, mezofil bakteriler. Ilık seven bakteriler.

Mesophilic : Mezofilik.

İngilizce Mesophyte Türkçe anlamı, Mesophyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mesophyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Acacia : Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Mesophyte synonyms : mesophytic plant, tracheophyte, abacus bodies, abiotic environment, aardvark, vascular plant, abiotic factor, a site, a cells.