Microscale türkçesi Microscale nedir

  • Küçük ölçek.

Microscale ingilizcede ne demek, Microscale nerede nasıl kullanılır?

Microscop slide : Çeşitli preparatların hazırlanması ve mikroskobik incelemelerin yapılması için kullanılan belirli ölçütlerdeki cam malzeme. Lam.

Microscope : Minilgözler. Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. Minilgöreç. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük nesneleri binlerce kez büyüterek gösteren aygıt. Çıplak gözle görülemeyecek küçük yapıların büyütülmüş görüntülerinin elde edilmesinde kullanılan optik araç. Gözetleç. Mikroskop. Minigözler. Mercek dizgeleri aracılığıyla küçük nesnelerin görüntüsünü büyütüp göze yansıtan aygıt.

Microscopes : Mikroskop. Mikroskoplar.

Microscopic : Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin. Mikroskopik. Mikroskobik. Mikroskoba ilişkin. Mikroskop aracılığıyla görülebilen. Minilgöre. Ufakölçekte. Minilgörü. Miniölçekli. Mikroölçekli.

Microscopic anatomy : Histoloji. Mikroskopik anatomi.

Microscopically : Mikroskopik olarak. Isınma. Mikroskobik şekilde.

Microscopist : Mikroskopi uzmanı. Mikroskop uzmanı.

Microscopical : Mikroskopik. Mikroskobik.

 

Microscopic surface tension : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Özdeciksel boyutlarda bir yüzey yaratmak için gerekli özgür erke. Ufakölçekte yüzey gerilimi.

Microscopies : Mikroskopla tetkik. Mikroskobi. Mikroskopla inceleme. Gözetleçle inceleme. Minilgörü. Mikroskopi. Mikroskopla bakma.

İngilizce Microscale Türkçe anlamı, Microscale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Microscale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electron microscope : Işık ışınları yerine eksicik demetleri kullanan ve görüntüyü ışılyaprak ya da ısınır perde üzerine çıkaran çözme gücü çok yüksek minigözler. Canlı yapıların özellikle hücrelerin ince yapılarının incelenmesinde kullanılan, ısıtılan bir metal parçasından çıkan ve vakum içinde yönlendirilen elektronların bir elektromanyetik alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan mikroskop. Eksicik minigözleri. Eksicikli minigöreç. Elektron mikroskop. Bir objenin büyük bir görüntüsünü elde etmek amacıyla belli elektronlar ışınına odaklanan cihaz. Canlı yapıların, özellikle hücrelerin ince yapısının incelenmesinde kullanılan, ısıtılan bir metal parçasından çıkan ve vakum içinde yönlendirilen elektronların bir elektromanyetik alandan geçerek incelenen yapının çok fazla büyütülmüş olarak görülmesini sağlayan araç. Elektron gözetleci. Elektronlu mikroskop. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Angioscope : Kan damarlarını, özellikle kılcal damarları incelemede kullanılan endoskop, modifiye edilmiş bir mikroskop. Anjiyoskop.

Camera lucida : Aydınlık oda. Kopyalabilmesi için düz bir yüzey üzerine prizma veya aynalar kullanılarak yansıtılması için kullanılan cihaz.

Magnifier : Büyüteç. Büyütücü.

Microscale synonyms : light microscope.