Mills türkçesi Mills nedir

Mills ile ilgili cümleler

English: It doesn't matter where you go in Holland, you'll see windmills.
Turkish: Hollanda'da nereye gidersen git farketmez, yel değirmenlerini göreceksin.

Mills ingilizcede ne demek, Mills nerede nasıl kullanılır?

Inverse mills ratio : Evrik mills oranı.

The mills of god grind slowly : Allah'ın değirmenleri yavaş yavaş öğütür. Adalet sistemi yavaş çalışır. Adalet çabucak gerçekleşmez.

The mills of justice grind slowly : Adalet değirmenleri yavaş yavaş öğütür. Yargısal süreç hızlı değildir. Adaletin gerçekleşmesi uzun zaman alır.

Millstone : Yük. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Değirmentaşı. Başbelası. Değirmen taşı. Engel.

Millstones : Yük. Değirmen taşı. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Değirmentaşı. Engel.

Treadmills : Yürüme bandı. Koşu bandı. Pedal mili. Değirmen. Ayak değirmeni. Sıkıcı ve monoton iş. Çark. Tekdüze iş. Monoton iş.

Fight windmills : Don kişotluk yapmak. Yeldeğirmenlerine karşı savaşmak.

See into a millstone : Keskin bir idrak hissine sahip olmak.

Millstreams : Değirmen suyu akıntısı.

Tilted at windmills : Hiçbirşey için dövüşme. Yeldeğirmenlerine mızrakla saldırma. Boşa harcanmış enerji.

 

İngilizce Mills Türkçe anlamı, Mills eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Granulate : Granüle etmek. Kabarcıklanmak. Tanelenmek. Tanelemek. Kabartmak.

Notches : Çentmek. Diş diş yapmak. Çetelesini tutmak.

Floured : Un serpmek. Un. Un haline getirmek. Una bulamak. İnce toz gereç. Unlamak. Flor.

Granulating : Tanelenmek. Tanelemek. Ufalama. Kabarcıklanmak. Granüle etmek.

Digest : Sindirilmek. Hazmolmak. Düzenlemek. Besinleri sindirmek. Katlanmak. Sindirmek. Özet. Parçalanmak. Hazmetmek.

Flap : Katlamak. Sinirlenmek. Rüzgarda dalgalanmak (bayrak veya yelken vb). Sallanmak. Kanat çırpmak (kuş). Savurmak. Zırvalamak. Telaşlanmak. Çırpmak (kuş kanatlarını). Saçmalamak.

Score : Sayıl. Ağır eleştirmek. Skor. Sayı yapmak. Azarlamak. Eleştirmek. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olan puan; ham puan. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Skor kaydetmek.

Crush : Sıkıştırarak ezmek. Abayı yakma. Ufalamak. Basmak. Bastırmak. Araç ile çiğnemek. Sıkıştırmak. Aptalca aşk. Zulmetmek. Parçalanmak.

Clap : El çırpmak. Şakşak. Elle vurmak. Hafifçe vurmak. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Yerine koymak. Alkışlamak. Dokunmak. Oturtmak.

Crushes : Kahretmek. Sıkmak. İtişmek. Ufalamak. Ezmek. Buruşmak. Basmak. Parçalanmak. Sıkıştırmak.

Mills synonyms : robert mills, claps, comminute, granulates, flour, crunched, nicks, notching, churned, beating up, notch, creaming, graining, cream, grinds, beat up, churn, steals, creams, flouring, steal, feeze, clapped, churns, scored, the nick, beat, grain, grind, beats, mill, creamed.