Misfeed türkçesi Misfeed nedir

  • Yanlış besleme.
  • Hatalı doldurmak.
  • Yanlış beslemek.

Misfeed ingilizcede ne demek, Misfeed nerede nasıl kullanılır?

Misfeasance : Vazifeyi suistimal. Yetkiyi kötüye kullanma. Görevi suistimal. Suistimal. Kanunsuzluk. Vazifeyi kötüye kullanma. Yolsuzluk. Suiistimal. Görevi kötüye kullanma.

Misfeasances : Suistimal. Vazifeyi suistimal. Vazifeyi kötüye kullanma. Kanunsuzluk. Yolsuzluk. Görevi kötüye kullanma. Yetkiyi kötüye kullanma. Görevi suistimal.

Misfeature : Hatalı özellik.

Misfile : Yanlış dosyalamak. Hatalı dosyalamak.

Misfiled : Yanlış dosyalamak. Hatalı dosyalamak.

Misfortune : Bela. Talihsizlik. Kaza. Bedbahtlık. Aksilik. Şansızlık. Felaket. Terslik. Kör talih. Şanssızlık.

Misfires : Sonuca varamamak. Patlamamak. İstenen sonucu elde edememek. Ateş almamak (silah). Anlaşılmamak (espri). Hedefe isabet ettirememek. Ateş almak. İyi çalışmamak (içten yanmalı motor). Ateş almamak. Teklemek.

Misfits : Uygun gelmeyiş. Uymama. Uymayan şey. Uyumsuzluk. Uyumsuz tip. Uyumsuz kimse. İyi uymayan şey. Uygunsuzluk.

Misfire : Hedefe isabet ettirememek. Patlama teklemesi. Ateş almamak. Ateş almamak (silah). İyi çalışmamak (içten yanmalı motor). Anlaşılmamak (espri). Patlamamak. Teklemek. Tutukluk yapmak.

Misfortunate : Talihsiz.

İngilizce Misfeed Türkçe anlamı, Misfeed eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Misfeed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Victimized : Sömürülmüş. Kurban gitmiş. Kurban olmuş. Kurban etmek. Haksızlık etmek. Kurban edilmiş. Kurban edilen. Aldatmak.

Lead : Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Bir oyunda birinci derecedeki rol. Yıldız oyuncu. Rehberlik etmek. Kurşun. İskandil. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kurşundan yapılmış. Yol göstermek. İletme teli.

Used : Kullanılmış. Kullanılan. Alışık. Kullanma. Eski. Elden düşme. Alışkın.

Abused : Ölçüsüzce kullanılmış. Suistimale uğramış. Uygunsuz bir şekilde kullanılmış. Suistimal edilmiş. Normal sınırların dışında (ilaçlar gibi). Hırpalanmış. Uygunsuz davranışa maruz kalan. Kötü muamele görmüş. Suistimal edilen kişi. Horlanmış.

Conduct : Yöneltmek. Rehberlik etmek. Sevk ve idare etmek. Yönlendirmek. İdare etmek. Kılavuzluk etmek. Geçirmek. Davranım. Gidiş. Yönetmek.

Direct : Kesin. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Direkt. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Aydınlatmak. Yönetmenlik yapmak. Yönetim işi. Dolaysız. Çevirmek. Atfetmek.

Misguide : Yanlış yönlendirmek. Kötü yola sevketmek. Azdırmak. Saptırmak. Baştan çıkarmak. Kötü yola sevk etmek. Yanlış yola saptırmak. Yanıltmak. Yanlış yol göstermek.

Put upon : Sömürmek. Kullanmak. Rahatsız etmek. Üstüne koymak.

 

Victimised : Sömürülmüş. Kurban olmuş. Dolandırmak. Kurbanlaştırmak. Kurban etmek. Kurbanlık gibi katletmek. Sömürmek. Kurban edilmiş. Kurban gitmiş. Kurban haline getirmek.

Take : Yakalamak. Reaksiyon. Götürmek. Tutuş. Avalanan hayvan miktarı. Hasat. Kavramak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Çevirmek.

Misfeed synonyms : ill used, guide, lead astray, misdirect, exploited.

Misfeed zıt anlamlı kelimeler, Misfeed kelime anlamı

Used : Eski. Elden düşme. Kullanılan. Alışık. Kullanılmış. Alışkın. Kullanma.

Understate : Küçümsemek. Hafife almak. Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Tefrit etmek. Küçük söylemek.

Undeceive : Uyandırmak. Aklını başına getirmek. Bilgi vermek. Gözünü açmak. Uyarmak.