Conduct türkçesi Conduct nedir
- Yönetmek.
- Rehberlik etmek.
- Sevk ve idare etmek.
- Kılavuzluk etmek.
- Kişinin özellikle ahlak bakımından gösterdiği davranım. bir kimsenin içinde bulunduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar dolayısıyle geliştirdiği ve onu aynı durumdaki kimselere yaklaştıran davranımların tümüne verilen ad. 3-bir kimse ya da bir olay karşısında alınan durum.
- Yöneltmek.
- Sesi iletmek.
- İdare etmek.
- İletmek.
- Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç.
- Davranış.
- Yol göstermek.
- Yönlendirmek.
- Yürütmek.
- Davranım.
- Geçirmek.
- Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış.
- Elektriği iletmek.
- Gidiş.
Conduct ile ilgili cümleler
English: Does water conduct electricity?
Turkish: Su elektriği iletir mi?
English: Metals conduct electricity.
Turkish: Metaller elektriği iletirler.
English: Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
Turkish: Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.
English: A person's beauty is their conduct in society.
Turkish: Bir insanın güzelliği çevresindekilere olan iyi davranışlarıdır.
English: His conduct was admirable.
Turkish: Onun davranışı takdire değerdi.
Conduct ingilizcede ne demek, Conduct nerede nasıl kullanılır?
Conduct a research : Araştırma yürütmek. Araştırma yapmak.
Conduct a survey : Anket yapmak.
Conduct an inquiry : Soruşturma yönetmek.
Conduct an investigation : Soruşturma açmak. İnceleme yürütmek.
Conduct disorder : Davranış bozukluğu. Davranım bozukluğu. Tutum bozukluğu. Tavır bozukluğu. Ruhsal çatışmalar sonucu ortaya çıkan, toplumsal yönden huzursuzluk yaratan ya da toplum kurallarını çiğneyen davranış uyumsuzluğu.
Conduct of life : Yaşama bağlılık. Yaşamın idaresi.
Conduct mark : İlk ve orta dereceli okullarda öğrencilerin, genel ahlak ilkeleri ve okulca saptanmış kurallar karşısındaki tutum ve davranışlarını değerlendirmek üzere verilen not. Davranış notu.
Conduct negotiations : Müzakerelerde bulunmak. Görüşmeler yürüttü. Görüşmelerde bulunmak. Müzakereleri yürütmek. Anlaşmaya varmayı hedefleyen müzakereler yürüttü.
Conduct to : Götürmek.
Code of conduct : Yasa. Adap kuralı. Mesleki ahlak kuralları. Deontoloji. Davranış kodu. Davranış ve protokol kuralları. Tüzük. İş ahlakı. Davranış kuralları.
İngilizce Conduct Türkçe anlamı, Conduct eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Conduct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bashes : Şiddetle vurmak. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. İndirmek. Sertçe vurmak. Eğlence. Deneme. Çarpmak. Sert vuruş.
Govern : Almak (dilbilgisi terimi). Hükmetmek. Kullanmak. Mürebbiyelik yapmak. Hüküm sürmek. Zaptetmek. Kontrol etmek. Çevirmek.
Canalise : Kanalize etmek. Kanal haline getirmek. Kanal açmak. Bir yöne akıtmak. Bir başka kanala yönlendirmek (ayrıca canalize). Kanalize olmak. Kanal yapmak. (bir yöne) kanalize etmek.
Attitude : Poz. Tutum. Fikir. Dansçının gövdesini tek bacağı üzerine durdururken, öbür bacağını doksan derecelik bir açıyla kaldırması ve dizden bükerek geriye getirmesi. Yöneliş. Durum. Tavır. Uyumlu duruş. Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. dansçının bir bacağı üzerinde dururken, öteki bacağını doksan derecelik açıyla kaldırarak ve dizden bükerek arkaya götürmesi. çeşitli biçimleri vardır.
Instructs : Bilgi vermek. Haber vermek. Talimat vermek. Öğretmek. Okutmak. Emretmek. Direktif vermek. Bilgilendirmek. Görevlendirmek.
Come through : Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak. Becermek. Kendinden bekleneni yapmak. Kendini belli etmek. Gelmek. Atlatmak. (bir haber) gelmek. İyileşmek. Başarmak.
Diverted : Çevirmek. Dağıtmak. Bir köşeye koymak. Başka yöne çekmek. Çevrilen. Eğlendirmek. Ayırmak. Oyalamak. Çevrilmiş.
Canalizes : Kanalize etmek. Kanalize olmak. Kanal haline getirmek. Bir yöne akıtmak. Kanal yapmak. Suyu bir yöne akıtmak. (bir yöne) kanalize etmek. Kanal açmak. Bir başka yöne yönelmek.
Adhibit : Yapıştırmak. Koymak. Ek. Almak.
Departure : Feragat. İnhiraf. Kalkış. Yenilik. Geri çekilme. Yola çıkma. Sapma. Ayrılış. Ayrılma.
Conduct synonyms : lead, departures, convey, captaining, carrying off, collaring, conveys, channelizing, canalize, behavioural, conveyed, administrate, shepherd, canalizing, administrating, delivers, gaits, cabbaging, behaviors, give somebody a lead, beaconed, divert, deportment, actions, guides, fronting, conducts, filching, handle, captain, calls the shots, forward, bend.
Conduct zıt anlamlı kelimeler, Conduct kelime anlamı
Inactivity : Tembellik. Avarelik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Etkisizlik. Üşengeçlik. Durgunluk.
Properness : Münasiplik. Uygunluk. Uygun olma. Yakışık alma. Münasip olma.
Propriety : Münasebet. Görgü kuralları. Edep. Görgü kurallarına uyma. Yakışık alma. Münasip olma. Yerindelik. Dürüstlük. Uygunluk. Adab-ı muaşeret.
Conduct antonyms : impropriety, improperness.
Conduct ingilizce tanımı, definition of Conduct
Conduct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To act as a conductor (as of heat, electricity, etc.). To lead, or guide. Guidance. To carry. To attend. The act or method of conducting. Management. To escort.

Bu kısımda Conduct kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Conduct ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Conduct anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Conduct ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.