Moaning türkçesi Moaning nedir

Moaning ile ilgili cümleler

English: Ali was moaning.
Turkish: Ali inliyordu.

English: No, I'm not suffering from asthma. I'm moaning in lust!
Turkish: Hayır, ben astım hastası değilim. Ben şehvetten inliyorum!

English: Ali started moaning in pain.
Turkish: Ali acı içinde inlemeye başladı.

Moaning ingilizcede ne demek, Moaning nerede nasıl kullanılır?

Bemoaning : Şikayet etmek. İnleyerek yakınmak. Üzüntüsünü belirtmek. Üzülmek. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Yakınmak. [#sızlanma Sızlanmak]. Kederlenmek. Yanıp yakılmak.

Moan with pain : Acıyla inlemek. Acı ile inlemek.

Moan : Dırdır. Hkr.ağlamak. İnlemek. Sızlanma. Zırıldamak. İnildemek. Figan. İnilti. Sızlanmak. İnleme.

Moaned : İnilti. İnleme. Figan. İnildemek. İnlemek. Sızlanmak.

Moaner : İnleyen.

Bemoan : Kederlenmek. İnleyerek yakınmak. Üzüntüsünü belirtmek. Yakınmak. Yanıp yakılmak. Üzülmek. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Şikayet etmek. Sızlanmak.

Giant moa : Dev devekuşu.

Bemoans : Üzülmek. Yanıp yakılmak. İnleyerek yakınmak. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek. Kederlenmek. Üzüntüsünü belirtmek. Sızlanmak. Şikayet etmek. Yakınmak.

Samoans : Samoalılar. Samoalı yada samoa'da ikamet eden kimse.

Moans : İnlemek. Figan. İnilti. Sızlanmak. İnleme. İnildemek.

 

İngilizce Moaning Türkçe anlamı, Moaning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moaning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bellyaching : Dırdır etme. Sürekli şikayet etme. (argo) dırdır etme. Sızlanma. Memnuniyetsizlik.

Substance : Asıl mesele. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Ana fikir. Anafikir. Güçlülük. Zenginlik. Substans. Esas. Asıl. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey.

Refinement : Detay farkı. Naziklik. Aksesuar. Zariflik. Zerafet. Arıtım. Nezaket. İncelik. Saflık.

Complaining : Sızlanma. Şikayet etme. Ağlama. Nağme. Şikayet eden. Söylenme.

Message : İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum. İleti. Mektup. Not. Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi. Mesaj. Resmi bildiri. Haber. Bildiri. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Symbolisation : Sembolleştirme. Simgeleme. Sembolizasyon. Simgeleştirme.

Signified : Bir imza ile işaretlenmiş şey veya fikir. İmlenen. Bir kelimenin anlamı. Belirtilen. Gösterilge. Bir ifadenin anlamı. Gösterilen.

Whimpering : Ağlama. Mızmızlanma işi. Sızlama. Sızlanma. Yumuşakça ağlama.

Lesson : İbret. Azar. Ders. Çimke. Paylama. Hisse.

Whining : Zırıltı. Ağlamsık. Mızmızlanma. Nağme. Şikayet eden. Mızmızlanan. Ağlamaya benzer inilti. Mızırdanan.

Moaning synonyms : grammatical meaning, early morning hour, period of time, morning time, time period, cry baby, plaintive, groan, nicety, lament, moans, daylight, referent, shade, day, core, lexical meaning, period, whimpers, groaning, dirgeful, purport, intent, overtone, essence, point, lamentation, connotation, subject matter, sense, intension, wails, spirit.

 

Moaning zıt anlamlı kelimeler, Moaning kelime anlamı

Night : Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Karanlık. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Gece. Cehalet. Akşam. Tün.

Motionlessness : Hareketsizlik.

Immobile : Kımıltısız. Devimsiz. Hareketsiz. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketsiz, kımıldamaz, oynamaz. İmmobil. Yerinden oynatılamaz. Durağan. Devinimsiz. Nitelik ve nicelik bakımından, kimi özelliklerinde zaman içinde değişim göstermeyen özdek ya da olaylar.

Moaning antonyms : nonmoving.