Bellyaching türkçesi Bellyaching nedir

Bellyaching ile ilgili cümleler

English: Stop your bellyaching.
Turkish: Sızlanmanı bırak.

Bellyaching ingilizcede ne demek, Bellyaching nerede nasıl kullanılır?

Bellyache : Dırdır etmek. Şikayet. Karın ağrısı. Şikayet etmek. Sızlanmak. Vızıldamak. Dırdır.

Bellyached : Karnı ağrıyarak.

Bellyacher : Memnuniyetsiz. Sürekli şikayet eden. Sızlanan. Dırdırcı.

Bellyaches : Şikayet etmek. Dırdır. Karın ağrısı. Vızıldamak. Şikayet. Sızlanmak. Dırdır etmek.

İngilizce Bellyaching Türkçe anlamı, Bellyaching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bellyaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whimpering : İnleme. Yumuşakça ağlama. Sızlama. Mızmızlanma işi. Ağlama.

Whimperer : İnleyen. Ağlayan. Şikayet eden. Yakınan. Sızlayan.

Bellyacher : Memnuniyetsiz. Dırdırcı. Sürekli şikayet eden.

Beefing : Şikayet etme. Söylenme. Dırıltı.

Bleated : Mızırdanmak. Mızırdanma. Melemek. Sızlanmak. Cılız bir sesle konuşmak. Mırıldanmak. Meleme.

Whimper : Hafifçe inlemek. İnildemek. İnleme. Mızırdanma. Hıçkırarak ağlamak. Ağlamak. Yavaşça inlemek. Sızlanmak. Mırıldanmak.

 

Discontent : Tedirginlik. Tatminsizlik. Üzücü şey. Yetinmemek. Dargınlık. Hoşnutsuzluk vermek. Memnun olmayan. Hoşnutsuzluk. Sızıltı.

Whiner : Şikayet eden. Dırdır eden. Dırdırcı. Yakınan. Mızmızlanan.

Kvetch : Alışkanlık haline gelmiş olan şikayet etmek. (sürekli) şikayet etmek. Şikayet etmeyi huy edinmiş insan. Sürekli şikayet etmek.

Dissatisfactions : Hoşnutsuzluk. Tatminsizlik. Duyumsuzluk. Doyumsuzluk.

Bellyaching synonyms : disapprobations, crab, groaned, carping, complainer, vacuousness, groan, whimpers, moan, kvetching, plaintive, bellying, querulous, bleat, displeasure, groans, discontentedness, disapprobation, unfulfillment, discontents, beefs, beef, whining, shipbuilding, complaining, unsatisfaction, displeasures, earbashing, disgruntlement, bleats, complainers, kvetches, dirgeful.