Whimperer türkçesi Whimperer nedir

  • Sızlayan.
  • Ağlayan.
  • Yakınan.
  • Şikayet eden.
  • İnleyen.
  • Sızlanan.

Whimperer ingilizcede ne demek, Whimperer nerede nasıl kullanılır?

Whimpered : Yavaşça inlemek. Hafif hafif yakınmak. Sızlanmak. Ağlamak. Sızlamak. İnlemek. Mırıldanmak. Hafifçe inlemek. İnildemek. Hıçkırarak ağlamak.

Whimper : İnleme. İnlemek. Ağlama. Sızlamak. Hafifçe inlemek. Yavaşça inlemek. Ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. İnilti. Sızlanma.

Whimpering : Yumuşakça ağlama. Ağlama. Mızmızlanma işi. Sızlanma. İnleme. Sızlama.

Whimperingly : Yumuşakça ağlayarak. İniltili. Sızlanarak. Mızmızlanarak. Mırıldanarak. İnleyerek. Ağlayarak. Ağlamaklı.

Whimpers : İnlemek. İnildemek. Sızlamak. Ağlama. Mızırdanma. Sızlanmak. İnleme. Hafif hafif yakınmak. Hıçkırarak ağlamak. Mırıldanmak.

İngilizce Whimperer Türkçe anlamı, Whimperer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whimperer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crying : İğrenç. Büyük. Göze çarpan. Çığlık. Ağlama. İvedi. Acil. Apaçık.

Wailing : Ağlama.

Tingled : Karıncalanmak. Sızlamak. Çınlamak.

Weepings : Gözü yaşlı. Ağlama. Dökülen. Hıçkırık. Akıtan.

Weepie : Ağlamaklı. Acıklı. İçli.

Grievant : Sıkılan.

Howling : Uğultulu. Uluyan. Muazzam. Uluma sesleriyle dolu. Çok büyük. İnleme. Uluma. Kasvetli.

 

Bellyaching : Memnuniyetsizlik. Sızlanma. Dırdır etme. Sürekli şikayet etme. (argo) dırdır etme.

Pule : Mızırdanmak. Zırlamak. Ağlamak. Çocuk gibi ağlamak. Zırıldamak.

Complainants : Şikayetçi. Davacı. Şikayet sahibi. İtiraz eden kimse. Müşteki.

Whimperer synonyms : verbaliser, verbalizer, complaining, cry, bawlers, puling, repining, speaker, talker, growly, weeping, whiner, moaner, weepier, shipbuilding, howlings, groaning, querulous, bellying, mewl, yammerer, lachrymose, complainer, moaners, utterer, whiners, dirgeful, complainant, cry baby, whining, shooting, tearful, tingling.

Whimperer zıt anlamlı kelimeler, Whimperer kelime anlamı

Laugh : Gülüşme. Gülerek neden olmak. Kahkahayla gülmek. Gülüş. Gülmek. Sevinmek. Kahkaha atmak. Gülme. Hande. Eğlenmek.

Outward : Görünüşte. Dışa doğru. Dışarıya. Dışarıya giden. Dış. Bkz.outwards. Dıştan. Harici. Dışarıya doğru. Görünen.

Whimperer ingilizce tanımı, definition of Whimperer

Whimperer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who whimpers.