Modulus of rupture türkçesi Modulus of rupture nedir

  • Kırılma modülü.
  • Kopma modulusü.
  • Kopma katsayısı.
  • Kopma çarpanı.
  • Eğilme dayanımı.
  • Birim yüzölçümüne düşen kopma yükü.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Kopma modülü.
  • Kırılma katsayısı.

Modulus of rupture ingilizcede ne demek, Modulus of rupture nerede nasıl kullanılır?

Modulus : Zorlanım çarpanı. Modül. Sabit değer. Genlik. Oran birimi. Modülüs. Katsayı.

Of : -dan. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. Karşı. -li. -nın. In. -den. Den.

Rupture : Bir organın veya damarın travma gibi zorlayıcı nedenlerle doku bütünlüğünü kaybederek yırtılması veya kopması. Kırılmak. Yırtılma. Bozmak. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koparmak (ilişkiyi). Kimi yapıların basınç ya da zorlama ile çökmesi ya da kuvvet etkisiyle kırılması. Kırılma. İlişkilerin kesilmesi. Fıtık etmek.

Modulus of : Büyüklüğü. Genliği.

Modulus of admittance : Geçiri büyüklüğü.

Modulus of elasticity : Elastiklik katsayısı. Elastisite modülü. Esneklik katsayısı. Young katsayısı. Yüzölçümüne düşen kuvvetin, buna ilişkin birim uzunluğa düşen tepkiye (gerilmeye ya da sıkışmaya) oranı. Esneklik modülü. Elastiklik modülü. Young modülü.

Angle of rupture : Kopma açısı. Kırılma açısı.

Modulus of rigidity : Bükülmezlik katsayısı. Katılık modülü. Katılık katsayısı. Rijitlik modülü. Sertlik katsayısı. Kesme modülü. Esnemezlik katsayısı.

 

İngilizce Modulus of rupture Türkçe anlamı, Modulus of rupture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Modulus of rupture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bending strength : Eğilme mukavemeti. Eğilme dayancı. Eğilme dayana. Eğilme direnci.

Absolute magnitude : Mutlak büyüklük. Saltık büyüklük. 10 parsek (3,26x10 ışık yılı) uzağındaki bir yıldızın görünür büyüklüğü.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Accelerometer : İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçme aleti. Akselerometre. İvmeölçer. Hızlanma ölçer. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvme ölçer.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Salt sıfır.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

Absorption band : Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Accumulation coefficient : Birikim katsayısı. Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Hoparlör geri beslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi.

 

Absorptivity : Emme kapasitesi. Soğurma katsayısı. Emebilirlik. Soğurganlık. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Yutma katsayısı. Soğurabilirlik. Emicilik. Emme sığası.

Modulus of rupture synonyms : abcoulomb, abampere, absolute units, acoustic absorptivity, absorptiometer, index of refraction, absorption loss, absolute concentration.