Monosomic türkçesi Monosomic nedir
- Diploit kromozom takırtımdan bir tane kromozomu eksik olan.
- Monosomik.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Monosomic ingilizcede ne demek, Monosomic nerede nasıl kullanılır?
Monosomien : Monosomiyen. Tek gövdeli yapışık ikizlik biçiminde görülen yavru gelişim anomalisi.
Monosome : Monozom.
Monosomy : Monosomi. Monozomi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Turner sendromu ve birçok değişik durumda görüldüğü gibi; diploit bir hücrenin bir homolog çiftinden bir kromozomun yokluğu (2n-1). Diploit kromozom takımından bir tanesinin eksik olma durumu.
Monosodium : Monosodyum.
Monosodium glutamate : Monosodyum glutamat. Lezzet artırıcı katkı maddesi olarak kullanılan glutamik asidin sodyum tuzu. Çin yemeklerine koyulan ve lezzetlerin belirginleşmesine yarayan beyaz toz.
Monosepal : Monosepal. Bileşik çanak yapraklı; bir çanak yapraklı.
Monosexual : Monoseksüel.
Monosemic : Tek bir kavramı, tek bir anlamı yansıtan kelime. araç-gereç adları terimler, bazı somut ve soyut adlar tek anlamlıdırlar: ağızlık; duvar, elek, dizlik, silecek, keser, masa, sandalye vb. || terim olarak: dörtgen, atardamar, çekim (gramerde), yer çekimi; soyut ad: barış, acıma, sevinç, güzellik gibi. karşıtı çok anlamlılıktır. Tekanlamlı. Bir tek anlam taşıyan. Tek anlamlı.
Monos : Tekli. Tek. Bir. Mono.
Monosodium glutomat : Yemlere katılan sentetik tatlandırıcı. Sodyum-glutamat.
İngilizce Monosomic Türkçe anlamı, Monosomic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monosomic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Monotonous : Yavan. Tek sıklıklı yalın ses titreşimi. Yeknesak. Monotonöz. Devamlı aynı şekilde devam eden (müzik). Görünüm ve yapıca bir değişiklik göstermeyen. hep aynı sıklıkta devinen (salıngaç). Monoton. Tekdüze. Monotonluk. Tekses.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Unmodulated : Kiplenmemiş. Ayarlanmamış. Düzenlenmemiş. Modüle edilmemiş. Modüle olmayan. Değiştirilmemiş.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Monoatomic : Tekatomlu. Monoatomik.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Monosomic synonyms : flat, monotone, acacia, abacus bodies, aardwolf, a cell, a site, abambulacral area, aardvark, a protein, abo blood groups system.
Monosomic zıt anlamlı kelimeler, Monosomic kelime anlamı
Modulated : Kiplenik. Ayarlanmış. Niteliği değiştirilmiş. Sesi ayarlamak. Sesini değiştirmek. Modüle. Hafifleştirmek.
Monosomic antonyms : nonmonotonic.

Bu kısımda Monosomic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monosomic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monosomic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monosomic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.