Motivic türkçesi Motivic nedir

  • Motifle ilgili.

Motivic ingilizcede ne demek, Motivic nerede nasıl kullanılır?

Motivities : Tahrik kuvveti. Hareket kuvveti.

Motivity : İşletme gücü. Hareket kuvveti. Tahrik kuvveti.

Emotivity : Emotivite. Duygusallık. Heyecanlılık.

Motivate : Hareket ettirmek. Güdülemek. Harekete geçirmek. Sevk etmek. Özendirmek. Heveslendirmek. İsteklendirmek. Harekete getirmek. Motive etmek.

Motivated : Gerekçeli. Hareket ettirmek. Nedenli. Motive etmek. Hareketlendirilmiş. Motive. Harekete geçirilmiş.

Motivation : Dürtü. Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. Neden. Teşvik. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Harekete getirme. Harekete getirme, harekete sevk etme. itici kuvvet, harekete yöneltici içsel güç. Hareket ettirme. Güdülenim.

Motivating : Hareket ettirmek. Motive etmek.

Motivative : Harekete geçirici.

Motivational : Güdüsel.

Motivations : Güdülenme. Şevk. Teşvik (şahısta). Hareket ettirme. Teşvik. Dürtü. Motivasyon. Harekete getirme. Güdülenim. Özendirme.

İngilizce Motivic Türkçe anlamı, Motivic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motivic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Impulse : Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im. Güdü. Dürtü. Tepi. İmpuls. Vuru. Biyoloji, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İtici güç. Uyarma sonucu bir sinir teli boyunca meydana gelen kimyasal ve elektriksel değişiklikler. İtki.

Ethics : Etik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Törebilim. Yarar, iyi, kötü vb. ile ilgili sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, neyin uğrunda savaşmaya çabalamaya değer olup, hangi davranışın iyi olduğu, neyin yaşama anlam kazandırdığı gibi soruları kendine konu edinen inceleme dalı. törenin özünü, ortaya çıkışını ve gelişimini, töresel ölçüleri ve bunların tarihsel özelliğini belirleyen yasaları inceleyen kuramsal çalışma, bk. aktöre toplumbilimi. Ahlak. Ahlak ilke ve sorunlarını inceleyen, insan davranışlarını "doğruluk-yanlışlık" ve "iyilik-kötülük" gibi değer yargıları bakımından çözümleyen bilim dalı. Ahlak kuralları. Töre bilim. Ahlakbilim. Aktöre.

Life : Ömür boyu. Yaşam. Hayatla ilgili. Hayat süresi. Hayat. Ömür. Canlılık. Yaşamla ilgili. Durmuş. Kişi.

Urge : Baskı yapmak. Israrla tavsiye etmek. Israr etmek. Zorlamak. Teşvik etmek. İleri sürmek. Doldurmak. Dürtmek. Sıkıştırmek.

Causative : Neden olan. Fiilin, belirtilen oluş ve kılışın başka bir nesneye aktarıldığını gösteren, geçişsiz fiilleri geçişli fiile dönüştüren, geçişli fiillerden asıl hareketin başkalarına yaptırıldığını gösteren çift geçişli fiiller kuran -ar-, -(ı)r-/-(u)r-, -dır-/-dur-, -(ı)t-/-(u)t- eklerinden biriyle veya ikisinin üst üste getirilmesiyle oluşturulan fiil çatısı: oturt-(<otur-t-), aldır-(<al-dır-); aldırt-(<al-dır-t), şaşır-(<şaş-ır-), şaşırt-(<şaş-ır-t-) karıştır-(<karış-tır-), karıştırt-(<karış-tır-t-) vb. Sağlayıcı. Ettirgen. Neden gösteren. Ettirgen çatı. Nedensel. Ettirgen (dilbilgisi terimi).

 

Morality : Törellik. Moralite. Erdem. Kişileri özel bir yere oturtmadan kurulan, ahlakı yükseltmek ereğiyle yazılan, kaynağı dinsel temele dayanan orta çağ oyun türü. özellikle ingiltere'de töreci bir oyun biçimidir. bu oyunda soyut nitelikler önem kazanmıştır (iyilik, kötülük, istek, aşk, açgözlülük gibi) sahneye somut kişiler olarak çıkardı. öğrenek oyunu. (örn. "the castle of perseverance") (dayanıklılık kalesi) ve "everyman" - (herkes). Ahlaklılık. Ahlak doğruluğu, ahlakilik açısından. Özgücü. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Törel değerlerin bireyde içkinleşmiş iç yaptırımı. Aktöre.

Motor : Motor. Çeşitli biçimlerdeki erkeyi mekanik erkeye çeviren aygıt. (daha çok elektrik motoru anlamına kullanılır). Otomobille gitmek. Otomobil. Araba. Otomobille götürmek. Araç. Hareket ettirici. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makine.

Need : Gerek. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Gereksinmek. Lüzum. -e muhtaç olmak. Gereksemek. İhtiyacı olmak. Yoksulluk. İstemek. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. güdü.

Motivation : Güdü. Özendirme. Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç faktörler. Motivasyon. Şevk. Harekete getirme, harekete sevk etme. itici kuvvet, harekete yöneltici içsel güç. Bir iş ve eyleme kalkışma ya da katılmayı ya da bir işlemde başarılı olmayı kolaylaştırıcı öğeler yoluyla sağlanan eğilim kazandırıcı, ödüllendirici, özendirici ve yönlendirici çaba. Güdülenme. Harekete getirme.

Morals : Aktöresel niteliği belirgin geleneksel halk davranışlarının her biri. bk. gelenek, görenek, boşinanç. krş. moda. Ahlak kuralları. Töre. Aktöre. Ders. Hulk. Adab. Özdeyiş. Toplumuna göre, yasa ve aktöre yerine geçebilen, ama gerçekte yasa olmayan davranış kalıbı. Ahlak düşüncesi.

Motivic synonyms : psychological feature, mental energy, ethical motive, rational motive, psychic energy, irrational motive.

Motivic zıt anlamlı kelimeler, Motivic kelime anlamı

Noncausative : Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer). Sebep teşkil etmeyen. Nedensel olmayan. Etki üretmeyen.

Immobility : Hareketsizlik. Sabitlik. Devinimsizlik. Kımıldamazlık.