Music box türkçesi Music box nedir

Music box ile ilgili cümleler

English: My aunt asked me to buy her a music box from Italy.
Turkish: Halam benim ona İtalya'dan bir müzik kutusu almamı istedi.

English: Much to my delight, Mary brought me a music box from Boston as a gift.
Turkish: Benim için büyük zevk, Mary bana Boston'dan bir hediye olarak bir müzik kutusu getirdi.

Music box ingilizcede ne demek, Music box nerede nasıl kullanılır?

Music : Nağme. Hava. Makam. Orkestra. Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders. Müzik. Ahenk. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı uyaksız, ölçülü ölçüsüz, düzenli düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzeni, bk. müzikbilim, halk müziği, krş. halk koşuğu, halk oyunu.

 

Box : Saplama kutusu. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Özel bölme. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Kasa. Loca. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kutu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı.

Music broadcast : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Müzik izlencesi. Televizyonun müziğe ayrılmış olan, müzik yayınını kapsayan izlencesi.

Music cues : Müzik çizelgesi. Bir tiyatro oyununda müziğin verileceği ve alınacağı yerleri gösteren çizelge.

Music director : Bir filmin müzikle ilgili tüm çalışmalarını yöneten kimse. Müzik yönetmeni. Müzik görevlisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Music drama : Müzikli dram. Lirik oyun. Baştan sona ya da bir kesimi müzikli olan oyun.

İngilizce Music box Türkçe anlamı, Music box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Music box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jukeboxes : Paralı müzik kutusu. Parayla çalışan otomatik pikap. Para ile plak çalan otomatik pikap. Otomatik gramofon. Otomatik plakçalar.

Juke box : Aygıt dizilme kutusu. Optik disk kutusu. Madeni para koyarak ve düğmeye basarak çalınabilen kayıtlar koleksiyonu içeren makine.

 

Nickelodeon : Eskiden para ile çalınan otomatik pikap. Ucuz tiyatro. Eskiden beş sente film seyredilen sinema.

Record machine : Otomatik plakçalar. Paralı müzik kutusu.

Hurdy gurdy : Laterna sandığı.

Hand organ : Kollu laterna. (sokaklarda çalınan) mekanik kollu müzik kutusu. Elle çevrilerek çalınan çalgı.

Street organ : (sokaklarda çalınan) mekanik kollu müzik kutusu.

Jukebox : Parayla çalışan otomatik pikap. Pulla çalışan otomatik pikap. Otomatik plakçalar. Otomatik gramofon. Para ile plak çalan otomatik pikap. Paralı müzik kutusu.

Barrel organ : (sokaklarda çalınan) mekanik kollu müzik kutusu. Org.

Music box synonyms : vielle, nickelodeons.