Musses türkçesi Musses nedir

Musses ingilizcede ne demek, Musses nerede nasıl kullanılır?

Mussed : Kavga. Bozmak. Karmakarışık etmek. Boğuşma. Buruşturmak. Dağınıklık. Karışıklık. Örselemek. Karıştırmak. Kargaşa.

Mussel : Midye. Asalak yaşama uymuşları bulunmakla birlikte, hekimlik yönünden yalnız arakonakçı türleri dolayısıyle ve çok seyrek olarak anılan bir bölüm yassı solungaçlıların ortak adı. Yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından, kabuğu eşit parçalı, ön tarafı sivri ve uzun, art tarafı yuvarlak üçgen biçiminde olan, bütün denizlerde yaşayan bir yumuşakça cinsi.

Mussel oyster shell : Midye-istiridye kabukları. Midye ve istiridye kabuklarının öğütülmesiyle elde edilen, yapısında % 98-99 oranında kalsiyum karbonat bulunan, en az % 35 kalsiyum içermesi gereken doğal yem, istiridye kabukları.

Mussel poisoning : Midye ağılanması. Midye zehirlenmesi. Midye kamçılısıyle beşli midyeleri yiyenlerde görülen öldürücü ağılanma.

Mussels : Midye.

Thin shelled mussel : İnce kabuklu midye.

Mussily : Düzensiz bir şekilde. Darmadağın bir halde. Dağınık bir şekilde (resmi olmayan). Karışık bir şekilde.

 

River mussel : Irmak midyesi. Yumuşakçalar (mollusca) dalının, yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından, kabuk parçaları uzunca ve kalın çeperli olan bir cins.

Mussier : Karman çorman. Buruş buruş. Karmakarışık.

Swam mussel : Göl midyesi. Yumuşakçalar (mollusca) dalının, yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından kabuğu ince ve bağlantısı dişsiz türleri olan bir cins.

İngilizce Musses Türkçe anlamı, Musses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Musses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Altercations : Atışma. Ağız kavgası. Tartışma. Anlaşmazlık. Münakaşa.

Following : Takip eden. Ertesi. Takip etme. Sonra gelen. Sonraki. Sonrasında. Yandaş grubu. Belirtilen. Maiyet. İzleyen.

Ensnarls : Çapraşık bir hal almak. Dolaştırmak. Güçleştirmek. Karmakarışık hale getirmek. Dolaşmak.

Disorganizes : Altüst etmek. Düzenini bozmak.

Churn : (sıvı) köpürtmek. Çalkalanmak. Çalkalamak. Yayık yaymak. Tereyağı yapmak. Köpürtmek. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Yayıkta tereyağı yapmak.

Affraying : Arbede. Gürültü. Dövüş. Dalaş.

Crinkle : Kıvırmak. Hışırdatmak. Katlamak. Kırıştırmak. Hışırdamak. Buruşmak. Kırışık. Büzüşmek.

Babels : Babil.

Temporalty : Kilisenin dünyevi mülkleri. Dünyevi varlıklar. Rahip sınıfından olmayanlar. Papaz dışındaki halk. Laikler.

Addling : Bozulmak. Kafa karıştırmak. Kokmak (yum.). Şaşırtmak. Cılk. Çürük. Kokmak. Bozulmak (yum.). Çürümek.

Musses synonyms : cockled, amalgamated, rumple, mass, followers, bouleversement, grouping, brouhahas, scuffles, rumples, affect, admix, frays, crumple, abash, addle, affects, dishevels, adulterates, grappling, clutters, callaloo, corrugating, amalgamate, disheveling, chaoses, disorganizing, cock up, addlement, ruck, bungles, addles, contort.

 

Musses zıt anlamlı kelimeler, Musses kelime anlamı

Winnings : Kazanılan para. Kazanç (para olarak). Kazanç. Kumarda kazanılan para.

Clergy : Rahipler sınıfı. Ruhban. Rahip. Papazlar. Rahipler. Rahip sınıfı. Ruhban sınıfı.