Myopie türkçesi Myopie nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kornea üzerine gelen ışınların, retinanın ön tarafında odak oluşturması sonucu bulbus okülünün yatay ekseninin uzamasıyla kornea ve lens dış bükeyliğinde artış görülmesi sonucu gözün uzağı görememesi.
- Miyop.
Myopie ingilizcede ne demek, Myopie nerede nasıl kullanılır?
Myopia : Miyopi. Uzağı iyi görememe. Uzağı iyi göremeyen kimse. Miyop. Miyopluk. Uzakgörmezlik.
Myopias : Uzakgörmezlik. Miyopi. Miyopluk. Miyop. Uzağı iyi göremeyen kimse.
Myopic : Uzakgörmez. Uzağı göremeyen. Miyop.
Myopically : Miyopluk ile. Yakını göremeyerek (oftalmoloji).
Myopathic : Miyopatik. Miyopati ile ilgili. Kas hastalığı ile ilgili (patoloji).
Fibrotic myopathie : Özellikle binek ve engel atlayan atların ani durmaları sırasında arka ayakların karın altına doğru kaymalarında musculus semimembranosus ve musculus semitendinosus liflerinin aşırı gerilip kopmaları sonrasında adı geçen kaslar arasında yapışmalar hatta kireçlenmeler oluşturan bozukluk. Fibrotik miyopati.
Myopes : Miyop. Miyop kimse. Uzakgörmez.
Myopericarditis : Miyoperikardit. Miyokart ve perikartın yangısı. Miyoperikarditis.
Capture myopathy : Kaptür miyopati. Yakalanma miyopatisi. Yabani hayvanlar ve kanatlılarda korku, aşırı gayret ve çabalamayı izleyen ve ölümle sonuçlanan kaslardaki akut patolojik değişimlerle birlikte klinik olarak solunum güçlüğü, halsizlik, hipertermi ve kollapsla belirginleşen hastalık tablosu, kaptür miyopati.
Myope : Miyop kimse. Uzağı iyi göremeyen kimse. Miyop. Uzakgörmez. Uzak bir cisimden göze gelen ışınların ağ tabakaya ulaşamadan imge meydana getirerek bulanık görmeye sebep olan göz hastalığı. miyop.
İngilizce Myopie Türkçe anlamı, Myopie eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Myopie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Short sighted : Sağgörüsüz. İleriyi göremeyen. Kısa görüş mesafesine sahip. Mesafe üzerinde görüş açısından sınırlı.
Shortsighted : Sağgörüsüz. Basiretsiz. Uzakgörmez. Öngörüsü olmayan. Uzağı göremeyen. İleriyi göremeyen.
Sequence : İçgidim. Düzen. Sıralamak. Sekans. Bir soru çizinliğinde, soruların ve soru bağlamlarının sıra düzeni. Gidiş. Ardaşlık. Sıralama. Ard arda geliş. Öğeleri, doğal sayılara göre düzenlemek. doğal sayılara dayalı olarak değişik düzenleme yordamları tanımlanabilir; böylece sıralama kavramı, örn. abecesel ya da zamandizinsel ölçütlere göre düzenlemelere de uzatılabilir, bk. ayıklamak.
Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.
Utterer : Konuşan kimse. Kalpazan. Piyasaya süren kimse (sahte şey).
Telefilm : Sınalgı filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyonda gösterilmek üzere özel olarak hazırlanmış film; televizyon özellikleri taşıyan film. televizyon yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilmiş film. (bunun için electronicam, vidicam, vb. yöntemler kullanılır). Televizyon filmi.
Scene : Heyecan. Dekor. Bir ya da daha çok çekim içinde gerçekleştirilen, aynı kişileri aynı bezem içinde gösteren, çekim ile ayrım arasında yer alan film parçası (bazen çekim yerine de kullanılır). tv. bir televizyon oyununun, aynı kişileri aynı bezem içinde veren bölümü. sinema/tv. dış dünyanın film ya da televizyon oyununda yer alan herhangi bir görünüşü. işliğin, düzlüğün, üzerinde bezem kurulmuş, çalışma yapılan bölümü. Rezalet. Dolaylı ya da uzancalı yordamlarda kullanılan görünülü sınarlarda tutumsal bir içeriği olan görsel anlatım. Manzara. Patırtı. Mizansen. Görünçlük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Myopes : Uzakgörmez. Miyop kimse.
Skin flick : Porno film.
Myopia : Miyopi. Miyopluk. Uzakgörmezlik. Uzağı iyi görememe. Uzağı iyi göremeyen kimse.
Myopie synonyms : cinema verite, verbaliser, moving picture show, musical theater, shoot 'em up, final cut, 3 d, infotainment, verbalizer, picture show, short subject, 3d, motion picture show, coming attraction, collage film, speaker, motion picture, talkie, documentary, docudrama, credit, abdomen, abattoir, production, pic, abdominal fat necrosis, shot, shortsighted person, home movie, short sightedly, subtitle, credits, slow motion.
Myopie zıt anlamlı kelimeler, Myopie kelime anlamı
Farsighted : İlerigörüşlü. İleri görüşlü. Hipermetrop. Yakını göremeyen. Uzağı iyi gören. Ön görüşlü. Öngörüşlü. İleriyi görür. İleriyi gören. Sağduyulu.
Hyperopia : Yakını iyi görememe rahatsızlığı. Uzak objeleri yakındakilerden daha iyi görebilme yetisi. Yakıngörmezlik. Hiperopya. Hipermetropi. Hiperopi.

Bu kısımda Myopie kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Myopie ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Myopie anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Myopie ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.