Nagging türkçesi Nagging nedir

  • Rahatsız edici.
  • Can sıkıcı.
  • [#dırdır Dırdırcı].
  • Vırıltı.
  • Bıkıp usanmadan eleştiren.
  • Dırdır.
  • Ardı arkası kesilmeyen.
  • Durmadan hatırlatan.
  • Kusur bulma.
  • Dırdır eden.
  • Başının etini yiyen kimse ile ilgili.
  • Azarlama.

Nagging ile ilgili cümleler

English: Mike is always nagging his father to buy him a car.
Turkish: Mike ona bir araba alması için her zaman babasını rahatsız ediyor.

English: You're always nagging me.
Turkish: Her zaman başımın etini yiyorsun.

English: Ali has gotten used to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alıştı.

English: Ali has grown accustomed to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.

English: Ali is always nagging me.
Turkish: Ali her zaman başımın etini yiyor.

Nagging ingilizcede ne demek, Nagging nerede nasıl kullanılır?

Nagging doubt : Rahatsız edici şüphe. Sürekli birinin aklında olan tereddüt. Ortadan kalkmayan şüphe.

Naggingly : Sürekli rahatsızlık vererek. Başının etini yiyerek. Can sıkıcı bir şekilde. Dırdırcı bir şekilde.

Snagging : Tökezleme. Engellemek. Çıkıntı alma. Tökezlemek. Takmak. Takılma. Nehir dibini köklerden temizlemek. Parça döküm taşlama. Takılmak.

Snaggier : Budaklı. Dibi ağaç kökleri ile dolu (nehir).

Snaggiest : Budaklı. Dibi ağaç kökleri ile dolu (nehir).

 

Nagged : Vırlamak. Durmadan azarlamak. Dırıltı etmek. Kafa ütülemek. Başının etini yemek. Kusur bulup durmak. Dırdır etmek. Vır vır etmek. Daima kusur bulmak. Söylenip durmak.

Nonaggression : Saldırmazlık. Saldırının olmaması.

Nagged him : Onu rahatsız etti. Onun canını sıktı. Ona zahmet verdi. Ona musallat oldu.

Naggy : Huysuz. Rahatsız olmuş. Asabi. Alıngan.

Naggers : Dırdırcı. Dırdırcı kadın. Dırdır eden kimse.

İngilizce Nagging Türkçe anlamı, Nagging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nagging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crabbiest : Huysuz. Aksi. Gıcık. Sinir. Darmadağın. Karman çorman.

Crabby : Karman çorman. Huysuz. Gıcık. Sinir. Aksi. Darmadağın.

Moan : İnilti. Sızlanmak. İnildemek. Zırıldamak. İnlemek. Sızlanma. Figan. İnleme. Hkr.ağlamak.

Earfuls : Azar. Paylama. Şaşırtıcı cevap.

Yammerer : Şikayet eden. Zırlayan. Çığlık atan. Feryat eden. Bağıran. Sızlayan.

Displeasing : Hoşa gitmeyen. Gücendirme. Gücendiren. Kızdıran. Nahoş.

Disruptive : Kargaşaya yol açan. Yıkıcı. Bölücü. Aksatan. Parçalayıcı. Karışıklığa sebebiyet veren. Birliği bozan. Bozucu. İşleri aksatan.

Yammering : İnlemek. Ağlamak.

Exasperating : Çileden çıkaran. Öfkelendiren. Kızdırma.

Aggravating : Sinirlendirici. Cezayı arttırıcı. Ciddileştirici. Şiddetlendirici. Çileden çıkarıcı. Ağırlaştırıcı. Kötüleştirici. Kötüleştirme.

Nagging synonyms : bawl out, galling, criticism, going over, bellyache, reflexions, boring, disconcerting, incessant, bellyaches, crabbier, bellyacher, whiner, berating, depressives, grumblings, finding fault with, clacker, embarrassing, reflection, fraught, whiners, earful, carping, bawling out, attainture, chiding, grouser, chatterer, fraughts, ill natured, bothersome, grumbled.

 

Nagging zıt anlamlı kelimeler, Nagging kelime anlamı

Good natured : Yumuşak. Babacan. Yardımsever. İyi huylu. Hoşgörülü.

Nagging ingilizce tanımı, definition of Nagging

Nagging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a nagging toothache. Persistently annoying. Fault-finding. Teasing.